MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir’den Ekonomi Gündemine Dair Kritik Analiz! Faiz İndirimi Bambaşka Komplikasyonlar Yaratır!
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Burhan Özdemir, CNBC-e canlı yayınında Şafak Tükle’nin konuğu olarak ülke ve dünya ekonomisine dair çok kritik değerlendirmelerde bulundu.

MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir’den Ekonomi Gündemine Dair Kritik Analiz! Faiz İndirimi Bambaşka Komplikasyonlar Yaratır!
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Burhan Özdemir, CNBC-e canlı yayınında Şafak Tükle’nin konuğu olarak ülke ve dünya ekonomisine dair çok kritik değerlendirmelerde bulundu.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Burhan Özdemir,
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Burhan Özdemir, CNBC-e canlı yayınında Şafak Tükle’nin konuğu olarak ülke ve dünya ekonomisine dair çok kritik değerlendirmelerde bulundu. Merkez Bankası’nın faiz kararından sektörlerdeki daralmaya, atıl kapasite sorunundan küresel jeopolitik risklerin enerji ithalatına etkilerine kadar pek çok konuyu ele alan Özdemir; kontrolsüz faiz indirimlerinin yeni komplikasyonlar doğurabileceğine dikkat çekerek, çözümün plansız yatırımlarda değil üretim teknolojilerinin dönüşümünde olduğunu belirtti.
MERKEZ BANKASI FAİZ BEKLENTİSİ: “EYLÜLE BIRAKIYOR OLMAMIZ İYİ OLACAK”
Merkez Bankası’nın açıklayacağı faiz kararı öncesinde piyasa beklentilerini paylaşan MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir, politika faizinin sabit tutulması gerektiğini savundu. Jeopolitik gerilimlerin beklentileri etkilediğini vurgulayan Özdemir, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Politika faizinin sabit kalacağını düşünüyorum. Belki gecelik repo ihalelerini bir haftalığa çekip fonlama maliyetini yüzde 40’tan yüzde 37’ye indirebilirler; orada bir marj alanı mevcut. Savaşın yeniden alevlenmesiyle birlikte faiz indirimi beklentileri sönümlendi. Ağustosta zaten toplantı yok. Ağustos ayını izleyerek kararı eylüle bırakıyor olmamız piyasa açısından iyi olacaktır.”
“ATIL KAPASİTE DEVLET ELİYLE TEDARİK ZİNCİRİNE DAHİL EDİLMELİ”
Son 6 aylık dönemde bilgi ve iletişim sektörü haricindeki hemen her alanda daralma yaşandığına dikkati çeken Özdemir, sanayideki düşük kapasite kullanım oranlarına parmak bastı. Kapasite kullanımının yüzde 50’nin altına düştüğü birçok sektör bulunduğunu ifade eden Özdemir, sorunun sadece finansman erişimiyle açıklanamayacağını belirterek şu çözüm yolunu önerdi:
“Son 6 aydır atıl kapasite konusu üzerine yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Ülkenin toplam kapasite ihtiyacına yanıt veremeyen tesislerin sınırlandırılmasına yönelik özel bir mekanizma geliştirilmeli. Mevcuttaki atıl kapasite, farklı sektörler altında devlet eliyle tedarik zincirine dahil edilmelidir. İnşaat alanında da son 3 çeyrekte doğrusal trendin oldukça üzerinde seyreden süreç, artık burnunu aşağı çeviren bir evreye girdi. Bu tabloyu sırf faiz düşürerek aşmak mümkün değildir.”
“FAİZ İNDİRİMİNİN BAMBAŞKA KOMPLİKASYONLARI OLACAKTIR”
Sanayicinin finansman maliyetleri ve devlet tarafından sağlanan mevcut destek paketlerine ilişkin soruları da yanıtlayan Burhan Özdemir, kontrolsüz bir faiz indiriminin ekonomi üzerinde yan etkiler yaratabileceği uyarısında bulundu:
“Devletin elindeki mevcut paketler belli oranda atıl kapasitesi olan sanayicilerin tüm ihtiyaçlarını karşılamıyor olabilir. Ancak burada asıl önemli olan, üretim teknolojilerinde dönüşümü sağlayacak firmaların desteklenmesidir. Bunun dışında ekstra bir genel destek beklemiyorum. ‘Kredi maliyetleri yüksek, faizleri hemen indirelim’ düşüncesinin bambaşka komplikasyonları olur. Eğer düşük finansman maliyeti bize plansız yeni atıl kapasiteler oluşturacak yatırımlar getirecekse, faizlerin bu seviyede kalması açıkçası ülke ekonomisi için daha doğrudur.”
ABD-İRAN GERİLİMİ VE JEOPOLİTİK RİSKLER: “ENERJİ İTHALATINDA ETKİ LİMİTLİ KALDI”
Dünya gündemindeki jeopolitik risklerin Türkiye ekonomisine yansımalarını da kıyaslamalı verilerle açıklayan Özdemir, ABD-İran geriliminin etkilerinin Rusya-Ukrayna Savaşı’na kıyasla daha sınırlı kaldığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Savaş ortamındaki belirsizlik büyük bir risk faktörüdür. Ancak mevcut durumu Rusya-Ukrayna Savaşı ile kıyasladığımızda bu süreçten görece daha az etkilendiğimizi söyleyebiliriz. İlk 3 aylık verileri incelediğimizde; Rusya-Ukrayna Savaşı dönemindeki enerji ithalatımız 19 milyar dolar seviyesindeyken, bu son savaş döneminde 14 milyar dolarda kaldı. Enerji ithalatında 5 milyar dolar daha az açık verdik. O döneme kıyasla daha iyi durumdayız ve cari açık yönetilebilir seviyededir. Cari açığın önemli bir kısmı enerji maliyetlerinden kaynaklandığı için bu savaşın finansal etkisi göreceli olarak daha limitli kalmıştır.”
HABER:TURKİYE ESNAF GAZETESİ/İSTHABERLER



