•  
  •  
Son Dakika
21 Şubat 2018 Çarşamba

SP Bahçelievler Yerel Basın ve Muhtarla Kahvaltıda Buluştu

30 Aralık 2017 Cumartesi, 07:08

Saadet Partisi Bahçelievler ilçe Başkanlığı, Muhtarlar ve Yerel Basın mensupları ile Kahvaltı da buluştu.
Gündeme dair başlıklar dışında, 2017 Yılının değerlendirilmesi ve Kudüs konusunun işlendiği toplantıya 8 Mahalle muhtarı ve Bölgede Yerel Gazetecilik yapan 15 Yerel Basın mensubu katıldı. Selamlama konuşmasından sonra söz alan İlçe Başkanı Yaşar Avcı’ gündemle ilişkin meselelerle ilgili açıklamalarında şunları söyledi:
Yerel Basınımızın kıymetli mensupları, çalışanları, Yerel yönetimin en önemli kademelerinden, devletle millet arasında önemli bir vazifeyi ifa eden kıymetli mahalle muhtarlarımız SP Bahçelievler İlçe Başkanlığımızın düzenlemiş olduğu Basın Mensupları ve muhtarlarla kahvaltı programımıza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
Böyle bir günde, yerel basınımızla ve yerel yönetimin en önemli kademelerinden birisi olan mahalle muhtarlarımızla bir araya gelmek, Bahçelievler’imizin, İstanbul’umuzun, Ülkemizin önemli konularını dünyada yaşanan hadisleri değerlendirmek bu konularla ilgili partimizin görüş ve düşüncelerini sizlerle paylaşmak istedik.
Yine Bahçelievler’imizin yerel sorunlarını en iyi gören, tahlil eden ve bu sorunları en yakında,en derinden hisseden yerel basınımızın ve mahalle muhtarlarımızın dertleri ile dertlenmek hemhal olmak gayesi ile bir araya gelmiş bulunmaktayız.
Öncelikle bizleri kırmayıp davetimize icabet eden tüm katılımcılara Partim, yönetim kurulum ve şahsım adına teşekkür ederim.
6. Olağan kongremizi gerçekleştirdik. Kongre sonrası besmeleyi çekip kolları sıvadık ve hemen teşkilatımızın eksiklerini, mevcut durum analizini yaptık. Kısa, orta ve uzun vadede hedeflerimizi önümüze koyduk, eylem planlarımızı oluşturduk. Yönetim Kurulumuzu, yönetim şemamızı, alt görevleri belirledik, tanımladık. Devamında Gençlik Kolları ve Kadın Kollarımızın Mahalle teşkilatlarımızın modele uygun aktif çalışır hale gelmesi için adımlar attık. Koymuş olduğumuz hedeflere kararlı bir şekilde adım, adım ilerliyoruz.
Acısı ile tatlısı ile geçirdiğimiz 2017 yılının da şu geldiğimiz son günlerinde bizlerden neler götürdüğünü ve halkımızın özellikle Anadolu insanımızın nasıl gaflet içinde kendini salıverdiğine dikkat çekmek istiyorum.
Batı özentisi ile yürüyen hayatlar, AVM çılgınlığının yanı sıra, tamamen küresel güçlerin insafına terk edilen esnafın borçla döner duruma geldi.
Sokakların ve okul önlerinin uyuşturucu bataklığı haline gelmesi uyuşturucu baronlarına karşı beklenen adımların atılamayışını gördük.
Devletin borcunun 600 milyar liranın üstüne çıkması ve bunun yansımalarını gördük.
Bizim en sağlam kalemiz olan ailenin çatırdamaya başladığını ve boşanma oranlarında patlamalar olduğunu gördük.
Milletimizin milli ve manevi değerlerinden uzaklaştırılma çalışmalarının hızla arttığını ve ahlaki erozyonu gördük.
Halkın sağlığını tehlikeye atan tüccarlara engel olunamamasını ve Gıda terörü ve bu konudaki eksikliklerden dolayı kanserin her türünün artık grip, nezle gibi yaygın hale geldiğini gördük.
Türkiye’nin dış politikada edilgen bir hale getirilmesi gibi başlıca ülke sorunlarına yönelik hiçbir sağlıklı çözüm ortaya ne yazık ki konmadı. Buna karşın ‘taraf olmayan bertaraf olur, ya bendensin ya ondan’ siyasetiyle kutuplaşma hanelerin içine kadar sokuldu. Hanelerde baba oğluyla, karı kocasıyla bu kutuplaşma sonucu çatışmaya girdi. Kutuplaşmanın toplumu nasıl bir hale getirdiğini gördük.
Dış politikada irtifa kaybeden, sözü dinlenmeyen bir ülke haline gelen Türkiye’nin, Suriye, Irak, Filistin’de yaşanan vahim olaylarda etkin rol oynayamadı. Türkiye buralarda adeta emir eri gibi batılı güçlerin istekleri doğrultusunda pozisyon alan bir konuma gelmiştir.
İfade ettiğimiz hususlarda görüldüğü üzere ülkemiz sanayi, kalkınma, refah, sanat, tarih, estetik, irfan, tarım ve kültür eksenli bir gündem ne yazık ki yaşamadı.
Kentsel dönüşüm, Trafik, Otopark, Eğlence yerleri, kafeler, birahaneler, Uyuşturucu yaygınlığı ve özellikle gençlerin bulaştığı bonzai tehlikesinden dünyalarını karartan gençlerimizin halleri bizleri ziyadesiyle sadece üzmüş oldu. Ümmet ve Millet için dertlenmekten öte geçemedik.
2017 Yılında umutlar karamsarlığa, beklentiler hayal kırıklığına dönüştü, ama biz gelecekten umutluyuz. Umudumuzu hiçbir zaman inancımız gereği yitirmedik.
İnşallah 2018 yılı Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünyanın kurulmasına yönelik adımların atıldığı bir yıl olur diye ümit ediyoruz.
Tüm bu konuların yanı sıra özellikle ifade etmek istediğimiz bir konumuz daha var.
KUDÜS KONUSU
Bu konumuz kıyamete kadar sürecek olan KUDÜS Davamızdır
Kudüs bir İslam şehridir ve kimsenin tereddüdü olmasın ki, İslam şehri olmaya da devam edecektir.
Şunu herkes bilmeli ki Kudüs bizim ilk kıblemizdir. Müslümanlar yönünden makbul kabul edilen üçüncü şehirdir.
Geçen hafta İslam İşbirliği Teşkilatı’nın aldığı Doğu Kudüs kararını Saadet Partisi olarak asla tasvip etmiyoruz. Bu teşkilat adı altında toplanan bütün Müslüman liderlere buradan sesleniyoruz, “ Ülkenizde bulunan İsrail elçilerinizi kovun, aldığınız karardan hemen dönün ve Kudüs’ün tamamını hemen Filistin’in başkenti ilan edin”
Dünyada küresel korsanlığa soyunan bir ülkenin başkanı, kendi ülkesinden yaklaşık 10.000 km uzaklıkta bulunan kadim bir şehrin yani Kudüs’ün statüsü hakkında bir karar vermiştir. Bu kararın kabul edilebilir bir yanı olmadığı gibi kesinlikle yok hükmünde sayılması gerektiğini de özellikle söylemek isteriz.
Kudüs’ün statüsünün ne olduğuna tek başına karar vermeye çalışmak, tarih bilmezlik, cehalet ve ihanet emareleri taşımaktadır.
Bu karar, hukuksuzluk ve devlet eli ile korsanlık yapmak demektir.
Biz biliyoruz ki; dünyanın herhangi bir köşesinde bir gözyaşı varsa arkasında ABD ve Siyonist işbirliği vardır.
Rahmetli Liderimiz Prof. Dr. Necmeddin ERBAKAN hocamızın zamanında dediği gibi “ Fiili icraata geçmek gerekir. İsrail laftan anlamaz. İsrail ancak güçten anlar.”
Selahattin Eyyubi’nin emaneti Kutsal Topraklar bir kendini bilmezin doyumsuzluğuna terk edilemez.
Onun için ‘Kudüs bizim onurumuzdur, Kudüs bizim namusumuzdur, izzetimizdir dersek de kesinlikle abartmış olmayız.
Kudüs bir İslam şehridir ve kimsenin tereddüdü olmasın, bir İslam şehri olmaya da devam edecektir diyerek sözlerimi tamamlıyorum dedi.
Açıklama sonrasında ki bölümde Yerel Basın mensuplarının soruları programda yer aldı.
Yerel Basın mensubunun Saadet Partisinin Chp ile bir üçgen içinde bulunması durumumu sorusuna cevaben cevap veren Başkan Avcı ;
Öncelikle böyle bir sorunun sorulmasından dolayı çok teşekkür ediyorum. Ben Kayseri – Develi’liyim memleketime gidiyorum ama Ankara’dan geçmem gerekiyor. Ankara’da beni gören insanlar ise burada göründün sen Ankara’lısın diyorlar. Mesele bu kadar basit ve net dir.
O süreçde o toplantıda bulunan Basın mensubu arkadaşların özellikle planlanması gereken gibi hareket ettikleri için konu maalesef bugünlere kadar geliyor. Chp’li de Ak Partili de bizim kardeşlerimizdir. Biz Milli Görüşcüyüz ve çizgimiz den de şimdiye kadar hiç taviz vermediğimiz gibi bundan sonra da vermeyiz.
Duruma göre cevapları değişen yada dün farklı bugün farklı olan bir yapımız yoktur. Gündeme ve Milletimizin onca yararına haberler yapmak varken yönlendirme ile kutuplaşma haberleri Devletimizi ve ülkemizi geriye götürmekten başka hiçbir fayda getirmez dedi.
Katılımlarından dolayı Muhtarlara ve özellikle Yerel Basın mensuplarına teşekkürde bulunan Yaşar AVCI, Katılımınız bizleri ziyadesiyle memnun etmiştir saygılarımızı sunuyorum. Başka programlarda görüşmek üzere Hepinizi Allah’a emanet ediyorum diyerek sözlerini tamamladı.

Haber: Saadet Partisi Bahçelievler Basın Merkezi-Turkiye Esnaf Gazetesi

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz