Mehmet Mutlu:”Masko Adına Bir Çok Çalışmanın Startını Verdik”

29 Nisan 2019 Pazartesi, 22:11

Masko Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mutlu, Türkiye Esnaf Gazetesi”nin yaptığı röportajda son derece önemli açıklamalarda bulundu.

Bir yıllık görev süresinin ardından  Olağan Mali Kurula hazırlanan Mehmet Mutlu kendi değimi ile “Büyük Hesap Günü”ne her yönüyle çok büyük hazırlıklar yaparak katıldıklarını anlattı. Masko için bir çok alanda yeni yeni çalışmalar ile ilgili start verildiğini ifade eden Masko Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mutlu kendisine yöneltilen soruları şu açıklamalar ile yanıtladı:

-Sayın Mutlu, tarafınıza yönelteceğim sorulara geçmeden önce yoğun çalışmalarınızdan tarafımıza ayırdığınız bu çok değerli zamanınız için sözlerime teşekkür ederek başlamak istiyorum.Yapılan Kurulda belli konularla ilgili anlatmak istedikleriniz Genel Kurul atmosferi gereği tam olarak hedefine ulaştı mı? Başkan Mutlu sözü kesintiye uğratılmadan dinlenildiğinde Masko ile ilgili neleri ne şekilde anlatmak isterdi?

-Masko Yönetim Kurulu olarak bende sizlerin bölgemizle, Masko ile ilgili duyarlı ve hassas bir gazetecilik anlayışı ile bizlere ayırdığınız zamanınız için bende teşekkür ederek, sorularınızı yanıtlamaya çalışacağım.

Öncelikle bizi çok iyi biliyor ve takip ediyorsunuz.Bu mali genel kurulumuzda bizim ilk genel kurulumuzdu. Çünkü yaklaşık 1 yıldır Masko yönetimindeyiz. Çalışmalarımızı, hedeflerimizi, yapılması gerekenleri sunup anlatmamız için bizim için büyük bir hesap günüydü. Gerçekten Masko”nun şu son dönemlerde omuzlarının üzerinde büyük bir yük ve kambur olan o malum meseleyi getirdik, gündeme koyduk.Bu konunun orada enine boyuna tartışılıp her iki taraf içinde en makul düzeyde sonuçlanmasını istediğimiz bir konuyu üyelerimiz ile paylaşmak istedik.Bu konuda da üyelerimizin bir sağlıklı karar vermesini bekledik.

Ben her zaman büyüklerimden şunu gördüm ve öğrendim. Yöneticilik ve idarecilik risk almayı gerektirir.Risk alınırken de alınan riskin yönetilip yönlendirilmesi idarecilik adına son derece önem arzeder. Yöneticilik ve İdarecilik dinleyip, öğrendikten sonra da her zaman inandığını, en doğru bildiğini yapma kararını verebilmektir. Diğer yandan da iş ve işlemlerle ilgili kendine şu soruyu sormaktır: “Bu konu, bu iş senin olsa veya bu konuda sen olsan ne yapardın” diye soruya en doğru cevabı verebilmektir.  Böyle düşünüldüğünde yastığa başını koyduğun zaman da “bu iş benim şahsi meselem olsaydı ben ne yapardım” diye sorgulamak ve bu yönde de en doğru düşünme bilinciyle hareket edilmelidir diye inanıyorum. Biz bu seviyelere bu inanç,bu tecrübe ve bu terbiye ile geldik. Dediğim gibi bizler ailemizden ve büyüklerimizden aldığımız terbiye ve feyiz budur. Kanımca da her yönetici ve idarecinin de bu şekilde hareket etmesi gerekir diye düşünüyorum. Ortada çok önemli bir sorun var ve çözüm bekliyor. Biz Masko olarak bu konuyu günlerce düşündük. Arkadaşlarımızla beraber enine boyuna düşündük, tartıştık, olması gereken doğrultuda belli planlara ulaştık ve kendi içimizde de bu şekilde bir çözüm olsun diye de bu konuyu enine boyuna o kurulda açık açık tartışmak istedik.

Sizlerinde yakından bildiğiniz gibi bizim Masko olarak Mall Of Torunlar ile haklarımızla ilgili problem haline gelen ve çözüm bekleyen bir meselemiz var. Bu mesele uzunca bir süredir de devam etmekte. Biz bunu yönetime gelir gelmez ikili ilişkiler ile aynı masa etrafında oturarak belli bir noktaya kadar getirmeyi başardık.Bu mesele yaklaşık 5-6 yıldan beri Masko”nun ciddi bir problemiydi. Sizlerinde takip ettiğiniz gibi daha önceki genel kurullarda da gündeme gelmiş konuydu. O zamanlarda bu meseleyi bir Masko üyesi olarak dinliyordum. Ancak orada bana ve diğer üyelere de iyi anlatılamadığı için ya da böyle düşündüğümüz için, bana göre de doğru bilgilendirme yapılamadığı için genel kurul atmosferi içinde anlatılmaya çalışıldığı için üyeler tarafından da pek anlaşılamıyor ve onayda görmüyordu. Biz Masko yönetimine gelmeden önce bu konuyu çok düşündük, geldikten sonra da bu meseleyi nasıl çözebiliriz diye sürekli ekibimizle birlikte düşünmeye ve çözüm üretmeye çalıştık. Bunun için de bu durumla alakalı çok doğru karar vermek ve taşın altına da elimizi koyalım mı koymayalım mı, işte muhataplar ile mahkemeye gidelim mi gitmeyelim mi? Malum ki ülkemizde mahkeme süreci kaç yıl sürer gibi belirsizlikler de var. Bu duruma köklü bir çözüm üretilmediği taktirde de bu mesele bizim yönetimimiz değil belki de bizden sonra da yönetime gelen arkadaşlar bile bu işin sonucunu göremeyebilirler gibi belirsizlikler barındıran bir meselemizdi.Bu durum uzun yıllar devam etmiş, daha da uzun yıllar uğraşılacak bir süreçti. Biz Masko olarak bu süreçler paralelinde kaybettiklerimize ve kazanımlarımıza baktık ve şunu sorduk: Ne kazanmışız, ne kaybetmişiz? Karşımıza son derece büyük kayıpların yaşandığına dair veriler çıktı.

Biz de bu meselenin iğneden ipliğe bir hesabını kitabını yaptık ve Masko”nun burada ciddi bir zarara uğradığını gördük ve bunun mutlaka çözülmesi yönünde de ekibimiz ile hem fikir olarak bu yönde de elimizi taşın altına koyarak bu durumu o mali genel kurulda gündeme getirdik. Kanımca bu meseleyle ilgili bilgileri üyelerimize  en doğru şekilde anlattık. Biz Masko Yönetimi olarak kurul öncesinde de konuyla alakalı bir dizi istişareler yaptık. İlk etapta öncelikle 40 üyemizi toplandık, daha sonra 50 üyemizi daha topladık. Bu durumu tüm açıklığı ile anlattık. Bu şekilde bir çok çalışma yaptık. Ayrıca bu durum ile alakalı Aziz Torun”u buraya davet ettik. Bu buluşma ile yapılan toplantıda kendileri de mevcut durumu kendileri açısından anlattı.

Bu istişarelerin ardından Torunlar Masko”da olan yerlerimize giderek orada canlı şekilde görüp şahit olduk. Masko”nun haklarını orada Masko yönetimi olarak görüp inceledikten sonra giden heyet ve yönetim kurulu ekibi olarak haklarımız ile ikna olduk ve bu seferde buradan üyelerimizi alarak oradaki yerlerimizi onlara da gösterdik, onların fikir ve düşüncelerini aldık. Bu sürecin ardından da bu mesele ile oluşan fikirleri paylaşmak için meselenin detaylarını sözü edilen o kurulumuza getirdik.

Biz orada da doğru bildiklerimizi ve oluşan intibaları anlattık. Masko”nun önünü açmak için ve burada yapılması beklenen projeler için de ciddi kaynaga ihtiyacımız vardı. Buradan alacağımız 7.5 milyon liraya da çok güzel bir Avm projemiz vardı ve bu projede Masko”nun önünü açacak bir projeydi ki işte o projemizi de geçirdik. Bütün bunlar tüm masko adına hayırlı uğurlu olsun diyoruz. Temenni ediyor ve bekliyoruz ki inşallah bundan sonra ki süreç Masko için çok daha güzel ve hızlı,olumlu ve verimli bir süreç olarak ilerleyecektir diye düşünüyorum.

MASKO VE MEHMET MUTLU OLARAK BİZ ALLAHTAN BAŞKA HİÇ KİMSEDEN KORKMAYIZ

-Yapılan o genel kurulda Torunlar ile bir şekilde uzlaşma zemini aranmasına ve Mehkemeleşme sürecinden kaçınılmaması gerektiğini savunan bir üye sizlere tepki gösterirken “Torunlardan Korkuyor Musunuz Başkan, niye anlaşma zemini arıyorsunuz?”şeklinde bir yüklenmede bulundu. Orada sizin anlatmak istediklerinize rağmen böyle bir çıkış niçin yapıldı. Anlamayan ve anlamak istemeyenlere yönelik ne söylemek istersiniz?

-Biraz önce bahsettiğim konu ve konularla ilgili bahsettiğim gibi orada da bu konuda ki görüşlerimi dile getirmiştim. Biz Masko olarak ve ben Mehmet Mutlu olarak Allahın izniyle Allahtan başka hiç kimseden de korkmayız. Ayrıca Masko olarak da bizler korkulara dayandırılacak meselelere de girmeyiz. Şunu bir kez daha tekrar ediyorum. Biz şimdiye kadar Allahtan başka hiç kimseden korkmadık, şimdiden sonra da korkmayız.

MALL OF MASKO MESELESİ HER İKİ TARAFIDA YORDU YORMAYA DEVAM EDİYOR

Benim orada anlatmak istediğim asıl mesele şuydu. Masko olarak yaşadığımız bu süreç hem onları hem bizleri çok yordu, halende yormaya devam ediyor. Ne var ki bizim toplumsal olarak çok farklı düşünceler içine girme özelliklerimiz var. Kanımca da birileri acaba o projeyi o şekle çevirerek acaba kendisi için ne kazanmak istiyor diye de düşünenler olabiliyor. Başka farklı düşünenler de olabiliyor. Ama ben Mehmet Mutlu olarak bir ticaret erbabı ve yönetici olarak ben hayatımda hep şuna baktım ve o şekilde hareket ettim. Ben başkasının ne kazanıp kazanmadığını ne hesap ettim, ne de böyle bir şey düşündüm. Ben bir yönetici olarak benim ne kazandığım, ne kazanmam gerekir diye meselelere baktım,bu şekilde de bakmaya devam ediyorum. Beni başkasının kazancı hiç alakadar etmez. Önemli olan ben ne kazandım veya kazanacağım. Ben burada Masko adına biz burada ne kaybettik, ne kazandık şeklinde baktık, bu şekilde bakılmasını istedik. Böyle bir doğru bakış ile de burada bizlerin kaybettiklerimizin ciddi rakamlar olduğunu gördük. Bu güne kadar yaşadığımız kayıplarımızı gördük. Bundan sonra da kaybetmemeliyiz diye karar verdik. Masko”nun Torunlar ile sürtüşme ile inatlaşma ile kayıplarını açık ve net olarak gördük.

Bu süreç içinde kayıp olunan meblağların çok büyük olduğunu gördük. Bu durum ile aşağı yukarı 19-20 milyon tele gibi hiç basit olmayan meblağların kaybolduğunu ve zarar hanemize yazıldığını gördük.

Anılan muhatap ile yaşanılan mahkemeleşmemizde sonuç olumsuz olsaydı da biz bu konuyla ilgili Masko”nun haklarını sonuna kadar savunmaya devam edecektik. Üyelerimiz de bu konuda sağ duyulu düşündüler. Hepimiz ticaret yapıyoruz, elbette ki ticarette de sorunlar yaşıyoruz. Bizde zaman zaman müşterilerimiz ile sorunlar yaşıyoruz. Ancak her zaman da çözüm odaklı hareket etmek durumunda kalıyoruz. Biz de her zaman çözüm üretip bu konunun uzlaşma ile çözümünden yanayız. Biz bu konuyu çözme adına elimizden gelen mücadelemizi tüm gayretlerimiz ile verdik,vermeye devam ediyoruz. Masko yönetimi olarak bizler vijdanen de mantıken de hiçbir yanlış iş ve işlem yapmadık,yaptığımızı da düşünmüyorum. Tabiî ki bu durumun olumlu sonuçları ilerleyen yıllarda bütün üyelerimiz tarafından hep birlikte görülüp şahit olunacaktır diye düşünüyorum. Onun için biz mahkeme sürecinde biz burada baş edemeyiz, kazanamayız, ya da bunlar ile bizler mücadele edemeyiz gibi asla düşünmedik, düşünmüyoruz da. Biz Masko yönetimi olarak bu mesele değil Masko adına hangi mesele olursa olsun her türlü mücadelemizi de yönetim olarak veya yönetici biri olarak veririz. Bu konuda asla hiç kimsenin en küçük bir şüphesi ve kuşkusu dahi olmasın. Ama biz orada şunu vurgulamak istedik. Bu mesele ile ilgili bir anlaşma zemini oluşursa hem bizlerin tarafından hem onların tarafından daha fazla zararların çekileceği bir süreç yaşanmasın düşüncesinde birleşilsin istedik. Çünkü bu gibi davalarda en basit bir dava bile üç beş sene sürüyor.

Bizim de bu gibi davalarla ilgili oldukça tecrübelerimiz var. Böyle bir davanın da çok uzun süreceğini ve böyle bir sürecin bu günkü ekonomik koşullarda ve yarınlar için yapılacak çalışmaların engellenmesiyle de bu durumun bizlere ilerisi adına çok ciddi zararlar vereceğini düşünmekteyiz.Bunun için bizler şöyle bir anlaşma zemini oluştu bizde bunu üyelerimize getirdik. Bunu orada gayet şeffaf ve açık olarak anlattık. Daha öncesinde de anlattık. Genel kurulda da anlattık. Onlarda bu konuda sağ duyulu davrandılar ve bizlere güvenip destek oldular bunun içinde hepsine Masko yönetimi adına çok teşekkür ediyorum.

Şunun özellikle altını çizerek belirtmek istiyorum. Bu konuyla ilgili hiçbir Masko üyesinin asla bir şuphesi ve kuşkusu olmasın ki biz Masko yönetimi olarak burada hiçbir üyenin bir telesine dahi zarar ve zeval gelecek hiçbir iş ve işlem yapmadık, yapmıyoruz,yapmayacağız. Çünkü bizlerinde burada ciddi yatırımları, ciddi ticaret hacimleri olan yönetim kurulu üyeleriyiz. Ben ve arkadaşlarımda benim gibi meselelere bakmaktadırlar. Burada kaybedilecek bir kuruşun bizim cebimizden çıktığının farkındayız, burada ki kazanımların bizlerin cebine kazanç olarak döndüğünün de farkında olanlardanız. Masko”da şu anda bu anlayış ile buluşan bir yönetim kurulu var. Biz burada asla şahsi meselelerimizle meselelere bakmadık, bakmıyoruz.Hepimizin bakış açısında hedefinde Masko”nun çıkarları vardır. Biz bu yönetim olarak hepimiz Masko”dan hayatımızı kazanan ve sürdüren bir ekibiz. Burada ciddi işlerimiz ve yatırımlarımız var. Hepimizde Masko”nun geleceğini düşenerek hareket etmekteyiz.

Bizler de Masko”nun geleceğe taşınmasıyla ilgili hareket etmekteyiz. Masko”nun önünü açacak, Masko”yu daha da geliştirecek projeleri hayata geçirmek için hareket ediyoruz.Masko için bu projeleri hayata geçirmek içinde ciddi boyutlarda kaynaklara ihtiyacı var.Bizler bu paraları çarçur edelim diye almak istemiyoruz. Bu paralar ile Masko”nun geleceği ile ilgili hangi projeleri hangi imkanlar ile daha verimli hale getiririz diye düşünüyor bu yönde de onu kaynak olarak kullanmak istiyoruz. Burada ciddi projelerimiz var. İnşallah oradan aldığımız paranın katbekat fazlasını burada ki üyelerimize geri döndüreceğiz.Bunu da bütün üyelerimiz görecektir inşallah.

BİZİM HEDEFİMİZ MASKO”NUN KİRA GELİRİNİ 2 MİLYON TELEYE ÇIKARMAKATIR

Şunu genel kurulda da söyledim. Sizlerde duymuşsunuzdur. Bizim yönetimimizin hedefi Masko”nun aylık kira gelirinin 2 milyon teleye ulaştırmaktır. Hedefimizde böyle bir Masko var. Bu yönetim olarak da bunu da Allahın izniyle başaracağımızı düşünüyoruz. Etrafımızda ki bir çok kooperatife baktığımız zaman görüyoruz ki inşaatlarını, yapılarını tamamladılar. Masko bu bölgedeki kooperatiflerin 5 sene önce hepsinin önündeydi. Adeta bölgenin de Amiral Gemisiydi. Ama bu gün bakıyoruz ki hala iki tane yerimizi ve bunlar ile ilgili projelerimizi bir türlü hayata geçiremedik. Eski idare binamız hala orada atıl vaziyette duruyor. Orada bizim 28 bin metrekarelik inşaat alanımız var. Daha orayı kullanmadık. Oysa ki burayı en verimli en hızlı şekilde kullanacak sitelerden bir tanesi Masko”ydu ama kendi içimizde ki kısır kavgalardan dolayı biz bunu bir türlü beceremedik, başaramadık. Ama artık üyelerimiz biraz daha sağ duyulu ve biraz daha mantıklı düşündüklerinde bu işlerin bu noktaya getirilmesi gerektiğine kanaat getirdiler ve bu yönde de bildiğiniz gibi Masko”nun yetkisini bizlere verdiler.

-Sayın Mutlu Masko yönetiminde bir yıllık gibi kısa bir süreç oldu ama yola çıkarken yaptığınız çalışma plan ve projeleriniz neydi, bunların ne kadarı gerçekleştirildi, ne kadarı gerçekleştirilemedi?

ÇOK CİDDİ SIKINTILI DÖNEME DENK GELDİK

-Biz Masko yönetimine talip olurken bu durumun neden ve sonuçları vardı.Bunun içinde bizim zaten net bir yol haritamız vardı. Bizler bu yol haritamızı,yol haritamızda ki güzergahımız ile ilgili her türlü çalışma plan ve projelerimizi olan bütün mecralarla ve iletişim araçları ile deklare ettik. Bu kısa ve talihsiz süreç içinde önümüze koyduğumuz plan ve projelerimizi her şeye rağmen yüzde 90”nını yaptık. Hatta daha fazlasını da yaptık. Ayrıca deklare etmediğimiz bir çok şeyi de yaptık. Bu bir yılda yapmamız gereken bir çok projemizi yerine getirdik. Genç ve dinamik ekibimiz ile çok hızlı ve kararlı çalıştık. Çok büyük emek ve efor sarfettik. Yalnız bizim bu sürecimizde en büyük şansızlığımız bizlerin yönetim olarak göreve geldiğimizden sonra dünya da ve ülkemizde de çok ciddi sıkıntılı bir sürece denk geldik. Bunlar Masko”nun hatta ülkemizin dışında gelişen olumsuzluklardı. Hepimizin yakından bildiği şahit olduğu döviz hareketleri, ticaret hacimlerine ve ekonomiye yansımaları şeklinde bir olumsuz süreç ile karşılaştık. Bu süreci hep birlikte yaşadık. Şunu da özellikle belirtmemde fayda var. Masko diğer kooperatifler gibi üretime ve sanayiye dayalı bir yer değil. Masko olarak burası adeta açık Avm mantığı ile çalışan bir konumu var. Burasının dışarıdan reklamların yapılması, burasına dışarıdaki genel tüketicileri buraya ne kadar fazla şekilde çekebilirizin yol ve yöntemleri üzerine çalıştık, bu doğrultuda hala daha çok ciddi şekilde çalışıyoruz. Buraya ne kadar dışarıdan ve yurt dışından müşteri çekersek burasının sirkilasyonu ve ticaret hacmide o kadar artar. Çünkü burası adeta açık Avm gibidir.Masko Mobilya Kenti adıyla da bu nedenle anılmaktadır.

Yöneticinin ve çözüm merkezlerinin hiçbir bahanesi olmaz, olamaz, olmamalıdır. Bu olumsuz süreç derken de bunu bahane olarak görülmesini istemiyorum. Çünkü biz bunu bile bahane gösterme lüksüne sahip değiliz. Biz buraya çözüm üretmek için geldik. Bunun için de bizlerin asla bir bahanesi olamaz. Ama Ülkemizin ve dünyanın karşıkarşıya geldiği ekonomik meseleleri ve bunların bizlere nasıl yansıdığıyla alakalı da bilinmesi gerekenlerin olduğunu düşünüyorum. Bende bu süreci bunun için vurgulamak istedim.

Sizlerinde bildiğiniz gibi biz 18 Nisan 2018 de göreve geldik ve aynı günün akşamı da hem ekonomik hem siyasi bir süreç başladı. Masko”nun elinde olmayan tamamen dış gelişmelerden söz etmek istiyorum. Hem ekonomik hem de bir siyasi süreç başladı ki bu gibi süreçler kırılgan ve hassas olan mobilya sektörünü dolayısıyla da Masko”yu yakından etkileyen bir süreçtiler. Bizler buralarda neticede lüks tüketim malı pazarlıyoruz. Mobilya tüketimi de hiç kolay değiştirilecek bir ihtiyaç değil bakıldığında Hele bazı zamanlar ise adeta ihtiyaç olmaktan bile çıkabiliyor bazı zamanlarda. İşte böyle bir kırılganlık geliştiğinde de insanlar değiştirmek istediği mobilyayı değiştirmeyi erteleyebiliyor. Ayrıca bizim sektörümüz ekonomik imkan ve varlığın da iyi olmasıyla yakından alakalıdır. Yani koşullara göre ihtiyaçlıktan çıkabiliyor, olan ile alınması gereken ertelenebiliyor. Biz sektör olarak çok kırılgan bir sektörü temsil ediyoruz.İşte bizi yakından etkileyen hem ekonomik hem de siyasi bir kriz dönemine denk geldik. İşte tam rotaya girdik, reklamlara girdik, hızlandık, her şeye hızlı bir şekilde başladık. Tam gaz giderken de bu sefer sebebi belli olmayan bir dolar ve döviz dalgalanması gibi bir sıkıntılı sürece girdik. Bildiğiniz gibi dolar 3.2 den bir anda 7”lere kadar çıktı. Bir anda bütün ortalık karıştı ve biz o noktada ciddi sıkıntılar yaşadık. Hem maliyetler açından hem dış ticaret açısından, hem iç müşteriler ve bağlantılar açısından oldukça önemli sorunlar yaşadık. Üretici olanda, tüketici olanda her kesimin kafaları ciddi manada karıştığı bir süreç gelişti. Ama biz o sürecide atlattık. Biz bunu atlattık bitti derken ardından yerel seçimler geldi. Bütün bunlar bizim kırılgan olan sektörümüzü doğrudan etkileyen etmenler olmaya devam etti. Bütün bunlar bizleri ciddi manada etkiledi ama biz yapmak istediklerimizle alakalı asla bunları bahane olarak ortaya sürmedik,çalışmalarımız açsından asla bunları bir bahane olarak göstermedik. Biz çözüm odaklı sonuçlar almaya yönelik daha çok zaman ve emek vermeye başladık. Madem yöneticiyiz bizim bahane üretme gibi bir lüksümüz olamaz dedik. Bizler madem burada yöneticiliği tercih ettik. Bizler bu yönde yapacaklarımıza iş ve işlemlerimize bakacağız, bakıyoruz, diyerek önümüze bakmaya devam ettik. Bizim amacımız Masko”muzu hak ettiği noktalara taşımak ve bu yönde de çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor.

BİRLİK VE BERABERLİK İÇİNDE OLMALIYIZ ÇÜNKÜ CİDDİ RAKİPLERİMİZ VAR

-Masko ile alakalı hemen bugünden yarına beklenilen hedeflenen düzeye yöneleceğiniz ve hayata geçmesi gereken Masko”nun önünün açılacağı en önemli üç hamle ve projeden söz eder misiniz?…

-Elbette. Öncelikle burası için en önemli anlayış şu olmalıdır.Madem buradayız, burada birlikte biz olmalıyız.Burada birlikte isek, bütün meselelerimize de birlikte asgari müşterekler ile bakmalıyız. Bizler bu anlayış ile de burayı en açık ve en şeffaf şekilde yönetiyoruz. Hemen hemen her konuda her kesin fikrini görüşünü düşüncesini alarak hareket ediyoruz. Katılımcı ve istişareler yapıyoruz. Elbette ki iş ve işlem yapan her kesin karşılaşacağı gibi hatalarda olacaktır. Biz oluşacak hataların hayati ve çok önemli hatalar olmaması için yoğun çaba gösteriyoruz. Bildiğiniz gibi Masko yönetiminde genç ve dinamik bir ekip ile çalışmalarımızı yapıyoruz. Bizler hızlı karar alıp, hızlı uyguluyoruz. Bu çalışma mantığının kavranılması için bizlere destek olunması gerekiyor. Bunun için yanımızda durulması lazım. İnsan bir işle ilgili övgü aldıkça daha büyük bir şevk ile çalışır. Biz bunu hak ettiğimizi düşünüyoruz. Genciz, enerjik insanlarız, ve kendi işlerimizde de başarılı yöneticileriz. Hızlı düşünüp hızlı karar alan insanlarız. Elbette ki eleştirilerde olacak, olmalıdır. Ama bu eleştiriler mutlaka ve mutlaka belli bir çıtada ve belli bir seviyede kalmalıdır. Bizler genciz ama her türlü yüz yüze eleştiriye de açığız. Bunun içinde bizlerin burada birinci ve ana kiriterimiz olmazsa olmazımız burada birlik ve bütünlük içinde olmamızdır diye düşünüyoruz. Masko için mutlaka birlik olmamız lazım. Çünkü sektör açısından da çok hızlı bir süreç ve gelişmeler yaşanıyor. Masko”lular şunu unutmamalıdır ki çok ciddi manada rakiplerimiz çoğaldı. Artık bu sektörde çok ciddi gelişmeler ve yapılanmalar başladı. İstanbul içinde de bu alanı etkileyecek belli noktalar ve çarşılar açıldı. Biz Masko olarak bunlar ile de ciddi bir rekabet içinde olmamız lazım. Bunun için bizler burada kendi içimizde kısır kavgalara girmektense burada olmanın şuuru ve bilinci ile kolkola girip Masko için neler yapmalıyızı konuşmamız ve bu yönde birlikte hareket etmemiz lazım. Bizim burada birinci amacımız mutlaka bu olmalı diye düşünüyorum.

MASKO”NUN 3 YIL SONRA Kİ VİZYONU ÇOK FARKLI OLACAK

İkinci amacımız da bizim burada ki biraz öncede anlattığım mesele yani Mall off meselesini çözdük mü projelerimizi hayata geçireceğimiz kaynak sağlanmış olacaktır. Bu yönde de bu kaynağı çok verimli şekilde değerlendirip, Masko”nun geleceğe gidecek yolunu ve önünü açmış olacağız. Bu konuda Masko üyelerinin bizlere destek olması lazım. Ben inanıyorum ki Masko”nun üç yıl sonra ki vizyonu çok daha farklı olacak.

MASKO OLARAK 84 ÜLKEYE MOBİLYA SATIYORUZ

Masko”muz bugün burada dünya çapında bilinen bir yer. Dünyanın bir çok ülkesinden buraya gelip burada mobilya alıp ülkesinde mağazasına, evine götüren müşterilerimiz var. Masko olarak artık biz Türkiye sınırlarını çoktandır aştık.Ülke dışında ve dünya çapında 84 ülkeye çok ciddi miktarda ihracat yapar bir konuma geldik. Biz bu alanda da çok büyük hedefler ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. Tek beklentimiz bizlere üyelerimizin tam destek vermelidir. Üyelerimiz bu yönde bizlerin yanında durdukları sürece de bizler Masko için daha büyük şevkle canla başla çalışmalarımıza devam edeceğiz. İnşallah bundan sonra da bir olumsuzluk yaşamayız. Yapılan mali genel kurulda üyelerimizin yüzde 95”e yakın kısmından da o desteği aldık. İzlediğiniz gibi gündem maddeleri uyarınca alınan kararların hemen hepsi oy birliği ile geçti. Sadece bir madde sıkıntı yaşandı. O da malum mesele ile ilgili oylamada 220 oya 20 oy ile itiraz edildi. O meselede zaten 5-6 senedir çözülemeyen bir meseleydi. Bu meseleyi de çok iyi bir şekilde aştığımızı düşünüyoruz. Bunun içinde bu hassasiyeti gösteren tüm Masko üyelerine bir kez daha teşekkür ediyorum.

-Masko”nun reklam ve tanıtımı çalışmalarıyla ilgili neler söylemek istersiniz?

AVRUPA TV KANALLARI İLE CİDDİ BAĞLANTILAR KURDUK

-Masko”nun olmazsa olmazlarından biri de reklam ve tanıtım çalışmalarıdır.Bu alanla ilgili belli periyotlarda reklam ve tanıtım çalışmalarımız devam ediyor. Bizim sektörümüzün çok önemli ve hassas dönemleri var. Bu önemli dönemlerden biri hemen okullar kapanmadan ki Mart,Nisan ve Mayıs sürecidir. Bir diğeri de yaz tatili bitiminde ki Eylül, Ekim ve Kasım gibi yaz tatili biten zamanda en verimli süreçtir. Bizim içinde reklam ve tanıtım kampanyamız açısından önem verdiğimiz süreçler bunlardır. Bu dönemleri de asla kaçırmıyor ve takip ediyoruz. Ancak biz şu anda İnternet sitemiz üzerinde yoğunlaşmış durumdayız. İnternet sitemizi, sosyal medyayı, dijital medyayı çok daha fazla ve en iyi şekilde kullanmaya çalışıyoruz.  Bu dönem içinde biraz da ülkemizin içinde bulunduğu dış kaynaklı sıkıntılardan dolayı biraz rotamızı değiştirdik. Masko olarak son dönemde özellikle Avrupa kanalları ile ciddi reklam anlaşmaları yaptık. İnşallah bir Mayıs itibariyle de bunlar başlıyor. Anılan çalışma yönünde 11 bin 500 adet reklam anlaşması yaptık. Şov Türk, Euro Türk, Euro Star gibi kanallar ile reklam anlaşmaları yaptık. Bugün bakıldığı zaman Euro”nun 7 teleye gelmesi Türkiye pazarı bir Avrupalı için bakıldığı zaman bu durum ile de Türkiye pazarı çok ciddi bir avantaj haline gelmiş görülüyor. Bu reklam faaliyetlerimiz ile de orada ki tüketicileri hem ülkemize hem de Masko”muza çekmeyi düşünüyoruz. Bu düşünce doğrultusunda bizde oraları hedef alacak çok ciddi reklam kampanyamızı hazırladık. Allahın izniyle bunun çok büyük olumlu sonuçları olacaktır.

ÖZBEKİSTAN PAZARINI PİLOT BÖLGE İLAN ETTİK

Geçen hafta da Özbekistan”da çok güzel ve büyük bir fuarımız oldu. Masko olrak oraya çok ciddi temsiliyet ile katıldık. Anılan o fuara Masko olarak adımıza yakışan ihtişam ile orada bulunduk. Katıldığımız o fuarda 5 bin adet Masko Kataloğumuz ile Masko logolu çanta dağıttık. Özbekistan Taşkent”tin her yerinde bunlar insanların ellerinde gezdi. O fuarında Masko”muza çok iyi bir dönüş yapacağını düşünüyoruz. Özbekistan bizim için çok ciddi bir pazar olan ülkedir. Bilindiği gibi biz Azerbaycan”a yıllarca çok ciddi miktarlarda ihracat yaptık. Özbekistan ile de Türkiye”nin yaşadığı siyasi yakınlaşmaya da bizlerde katılmış olduk ve o büyük pazarı da bizim avantajımıza yönelik çevirmeyi düşündük. Özbekistan pazarını pilot bölge ilan ettik. Fas ülkesinde bir fuar düşüncemiz var. Almanya Köln”de bir fuara katılma düşüncemiz var. Bu çalışmalar ile bu süreçte yurt dışına biraz daha ağırlık vereceğiz. Bu şekilde yurt içinde bu sıkıntılar geçinceye kadar da bu dış avantajları değerlendirmeyi düşünüyoruz. Bu sıkıntıların en kısa sürede biteceğini umut ediyoruz. Beklediğimiz bu dış dönüşümlerin bu sıkıntılı süreçte sektörümüze belli faydalar getireceğini umut ediyoruz ve bu yönde en kısa sürede belli sonuçların alınacağını bekliyoruz. Özetle yurt dışı ile Masko”muzu ve ticaret hacmimizi dinamik tutmaya çalışıyoruz.

-Masko cazibesini artırma ve müşteri memnuniyetiyle alakalı ne gibi çalışmalarınız var.Bu yönde birkaç örnek verebilir misiniz?

-Masko”muzun en büyük artısı burada park problemi olmamasıdır. İnsanlar buraya geldiklerinde en rahat bir şekilde gezip dolaşabiliyorlar.Alış-verişlerini yapabiliyorlar. Bunlara paralel Masko için tabiî ki kafamızda başka bazı çalışmalarımızda var ve olacak. Bütün bunların hepsi de Masko adına yaraşan ve yakışan şekilde yapılıyor. Bütün bunların yapılması da ciddi bütçeler gerektiriyor ve hepside bu bütçeler ile oluyor.Masko birinci adanın duvar arkasında çok ciddi bir reklam çalışmamız oldu. Oradan bakıldığında orası bile Masko”yu anlatıyor.

-Sayın Mutlu birazda İkitelli Organize Sanayi Bölgesi ile ilgili görüş ve düşüncelerinizi almak istiyorum. Çünkü sizin Masko Yönetim Kurulu Başkanlığınız ile de İkitelli Osb Yönetim Kurulu Üyeliğiniz süreci de gelişti. Masko tarihinde Recep Güneykaya”dan sonra İkitelli Osb yönetiminde bulanan biri olarak bu yönde neler söylemek istersiniz?

-Bu konuda açıkçası bizim İkitelli Osb yönetim kurulu üyeliği tamamen kısmet işi oldu.Ben Masko Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilmeden üç ay önce İkitelli Osb başkanlığı için bir seçim yapılmıştı. Üç yıllığına da orada ki yeni yönetim kurulu seçilmişti. Ama ondan sonra orada bir azil süreci gelişti. Tekrardan bir yıl sonra bir seçim maddesi konuldu. Tabi ki biz Masko”ya gelir gelmez burası için yaptığımız hızlı çıkışlar çalışmalar, İkitelli Osb yapılanmasının da dikkatini çekti. Kanımca bu durum Mahmut Mustafa Aydın Başkanın da dikkatini çekti zannediyorum. Mahmut Mustafa Aydın bey İkitelli Osb”ye tekrar aday olacağını açıkladı.Sağ olsun bizi de yanında görmek istediğini bize deklare etti. Bizde bölge yapılanması adına düşündük taşındık Mahmut Mustafa Aydın Başkanın yanında olma noktasında kararımızı verdik. Bu şekilde yıllar sonra Masko yönetimi olarak İkitelli Osb başkanlığında yönetim kurulu üyeliği ile temsil edilmeyi hak kazandık. Masko adına böyle bir şans da yıllar sonra bana nasip oldu. İnşallah orada da güzel bir birliktelik oldu bu durumda devam edeceketir diye düşünüyorum. Orada yıllardan beri süregelen bir sürtüşme ve çekişme vardı ve yeni bir oluşum ile yeni bir sürece girildi. Elbette ki rekabet ve küçük çekişmeler olmalı bu da güzeldir. Bu durum daha iyi hizmet ve çalışmalar açısından iktidarları kamçılar. Sadece dozu kaçmamalı, bölgemize zeval getiren türden gelişmeler olmamalı diye düşünüyorum. Son durum ile Bölgemizde güzel birliktelik oluştu. İnşallah oluşan bu süreç üç yıl devam eder. Dolayısıyla biz de elimizden geldiğince İkitelli Osb”ye başarılı ve kaliteli hizmetler üretmeye devam ederiz.

Masko yönetim kurulu Başkanı olarak Masko ve Bölge adına orada da elimizden geleni yapıyoruz. Sağ olsunlar, İkitelli Osb yönetiminde bir çok konuda tecrübeli başkanlarımız var. Orada yıllar önce başkan vekilliği yapmış olan Nuri Konak başkanım var ki Osb hizmetleri adına çok büyük tecrübelere sahip. Ayrıca Ali Karadağ başkanımız var. Tabi ki onların o tecrübelerinden de yararlanarak inşallah elimizden geleni de orada yapacağız.

Benim yönetici olarak her zaman düşüncem şu. Ben her zaman risk alırım. Bu inançla da orada her zaman arkadaş ve ağabeylerimize şunu söylüyorum. Sanayicinin önünü açmak için alınması gereken kararları hızlı bir şekilde almak ve bunları hızlı bir şekilde uygulamak olduğunu söylüyor, savunuyor ve öneriyorum. Bu görüş ve düşüncelerimi de orada ki her katıldığım toplantılarımızda sürekli beyan ediyorum. Faydalı bir iş için küçükte olsa bir risk alınacaksa detaylara fazla takılmadan sanayicinin önünü açma adına bu işler hemen yapılmalıdır diye düşünüyorum. Ben hiçbir kimsenin işine set çekilmesini istemedim, istemem. İşler ve kararlar hızlı başlasın ve devam etsin isterim. Orada da bu inanç ve mantaliteyle elimden geleni yapmaya çalışıyorum. İnşallah İkitelli Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığına da faydalı oluruz diye düşünüyorum.

İKİTELLİ OSB KREŞ VE DÜĞÜN SALONUNA KAVUŞUYOR

-İkitelli Osb Başkanlığı”nda bölge menfaatlerine yönelik ve sanayicinin önünün açılması noktasında acil çözüm üretilmesi olarak gördüğünüz gereken çalışmalar neler olmalıdır?

-Sizinde yılların tecrübesiyle bildiğiniz gibi orası son derece önemli bir merkez. Böyle bir bölgenin adına yakışan böyle bir merkezde neler olmalıdır başlığıyla bakıldığında yapılacak bir dizi iş ve işlemler var. Şu anda izim orada gördüğümüz ve giderilmesi noktasında hem fikir olduğumuz acilen bir kreş ve bir de balo veya düğün salonu projeleri var. Bu konuda anılan çalışmalar ile ilgili yerler belirlendi.

Hızlı bir şekilde bunlarla ilgili çalışmalar başladı. Orada da şeffaflığı ön planda tuttuk açıkçası. İşte orada bir elektrik ihalemiz oldu ve bunu kapalı zarf usulü yaptık.Bu ihaleyi yaparken de bütün başkanlarımızı davet ettik. Onların huzurunda her şey şeffaf olmak kaydı ile bu ihale yapıldı. Bir güvenlik ihalemiz oldu onu da orada aynı şekilde yaptık. Bu kurumu sürekli olarak şeffaf ve saydam şekilde yönetirsek bana göre de burada hiçbir sıkıntı olmaz,geçmişte yaşanılan bildik o sıkıntılar yaşanmaz diye düşünüyorum. Şu anda güzel de bir birliktelik var. Herkesin işini hızlı bir şekilde çözmeye çalışıyoruz. Tabiî ki orada kafamızda olan projelerimiz var. Bu gün orada İnternet sitesiyle alakalı bir çalışma var. Bu konuda önüme bir rapor geldi. Rapor hazırlattırdık. Oraları da inşallah hızlı bir şekilde yapılması gerekenleri yapacağız, çözüm bekleyen problemleri hızlı bir şekilde çözeceğiz. İkitelli Osb nin menfaatleri doğrultusunda gereken her şeyi en hızlı şekilde yapılıyor. Bölgede faaliyet gösteren sanayicimize faydalı ve katkı sağlayacak projelerimiz var ve bunları arka arkaya hayata geçirme gayreti içindeyiz.

Örneğin oraya bir kreş gerekli miydi? Bana göre de gerekliydi.Çünkü bu bölgede 300 bin çalışandan söz ediyoruz. Bu durum göz önüne alındığında bu proje son derece önemli bir projedir. Burası için çok büyük bir eksikliktir. Böyle bir eksikliğin ve ihtiyacın elbette çözülmesi gerekiyor. Çocuklar için güzel bir kreş, bir ana okulu gibi bölge için elzem ihtiyaç olarak gördüğümüz projelerimiz var ve hayata geçirilmeleri noktasında yönetim olarak fikir birlikteliği içinde bu ihtiyaçları çözülmeye çalışılıyor. İfade ettiğim gibi anılan bu çalışmalarla ilgili yerlerde belirlendi, tespit edildi, projeler çiziliyor şu anda inşallah bunlarda en kısa sürede hayata geçirilecek.

-Sayın Mutlu uzun yıllardan sonra Masko Yönetim Kurulu Başkanı olarak İkitelli Osb de Masko”yu temsil eden bir başkan olarak orada da yönetim kurulu üyesi olarak bir göreve getirildiniz. Bu durumun Masko üyelerine ne gibi yansımaları oluyor bu yöndeki olumlu gelişmelerle ilgili Masko üyelerinden tarafınıza ne gibi dönüşüm veya yansıma oluyor. Fark ettiğiniz yansımalarla ilgili neler söylersiniz?

-Masko Yönetim Kurulu Başkanı olarak İkitelli Osb yönetiminde yer almamız elbette ki Masko ve Üyelerimiz için gurur kaynağı. Bizim yıllar sonra oraya girmemizle alakalı da sağ olsunlar bizleri bu doğrultuda ciddi manada desteklediler ve desteklerini verdiler. İkitelli Osb yönetiminde bulunmamız elbette ki Masko ve üyeleri için son derece güzel bir durum. Masko”yu orada temsil etmemiz elbette ki çok güzel bir gelişme. Rabbim bize orayı en iyi şekilde temsil etmeyi, hak yemeden, hak yedirmeden orada bizleri temsil etmeyi nasip eder ve bunun devamını getirir inşallah.Masko adına orada bulunmakla Masko üyeleri adına orada onların da gurur kaynağı olmaya devam ediyoruz. Bu konuda da üyelerimiz duydukları memnuniyetlerini dile getiriyor ve tebriklerini her fırsatta tarafıma iletiyorlar.

-Soramadığım, sorulmasını istediğiniz veya değinmek istediğiniz son sözlerinizi alabilir miyim?

-İnşallah ülkemizin içinden geçtiği olumsuz atmosfer düzelir. Önümüzde ki 2019 yılı çok daha güzel yılların bir başlangıcı olur. Ülkemizin ekonomisi ve siyasi istikrarı devam eder, ülkemizde ki üreten ve sanayicinin önünü net gördüğü yeni bir sürece girilir. İnşallah artık önü açılmış bir ülke yolunda hızla ilerleyeceğimiz dönemin startı verilir. İnşallah 2019 yılı ülkemiz için verimli ve bereketli bir yıl olur. Bereketli bir ayada giriyoruz. İnşallah bu vesileler ile bütün piyasalar bekledikleri hareketlenmeye kavuşur, inşallah tüm sektörlerin ve bizim de işlerimiz hareketli ve bereketli olur. Bu vesileyle buradan bütün üyelerimizin, bölgemizin ve tüm vatandaşlarımızın ramazanı şerifini tebrik ediyorum. Bereketli,verimli ve bol kazançlı bir ay olmasını temenni ediyorum.

Haber Röportaj:Turkiye Esnaf Gazetesi

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bakırköy günlük kiralık | Haber Teması Tasarım ve Programlama: Touch Desing