•  
  •  
Son Dakika
19 Şubat 2018 Pazartesi

İOSB Sanayi Site Başkanları İstişare Toplantılarına Start Verdi

03 Ocak 2018 Çarşamba, 21:00

Türkiye”nin en büyük organize sanayi bölgesi olan İkitelli Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığının Olağan Genel Kuruluna Sayılı günler kaldı. 7 Şubat 2018 tarihinde yapılacak olan Olağan Genel Kurulla ilgili bölge adına alınması gereken tarihi kararların görüşülüp istişare edildiği seri toplantılar devam ediyor.

Yapılacak Yeni Olağan Genel Kurulda Bölgenin uzun süredir tartıştığı Öz Yönetime geçme kararı alması bekleniyor. 7 Şubatta yapılacak olağan genel kurulda Başkanlık için Nihat Tunalı ile Mahmut Aydın”nın Listesi Yarışacak.

İkitelli Osb Başkanlığı için Adaylığını açıklayan Aydın Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Aydın Bölge Başkanlarına verdiği Yemekli Toplantıya katılan Bölge Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkanları görüş,düşünce ve bekentilerini dile getirirlerken son derece önemi konuları masaya yatırdılar.

Bedrettin Dalan Bulvarı Güzergahı üzerinde bölgenin güzide mekanlarından biri olan Kömür Et Lokantasında yapılan Tanışma ve İstişare toplantısına katılan başkanlar beklenti ve görüşlerini dile getirdiler. İkitelli Osb Müteşebbis Heyet Başkan Vekili Şaban Gülbahar Başkanlığı”nda yapılan toplantıya Bölgeden 20 sanayi sitesi başkanı ve delege katıldı.

15 TEMMUZ BİR FETÖ HAREKETİNDEN ZİYADE; BİR NATO,BİR CIA,BİR PENTAGON HAREKETİYDİ

Toplantının yapılış amacıyla ilgili davetlilere bilgi veren mevcut İkitelli Organize Sanayi Bölge Müteşebbis Heyeti Başkan Vekili Şaban Gülbahar şu ifadeler ile konuşmasına başladı:

“Malumunuz bölgemizde Osb Seçimleri yapılacak ve İkitelli Osb Başkanlığına adaylığını açıklamış ve bu vesileyle de bu toplantıya bütün bölge sanayi site yönetim kurulu başkanlarını davet etmiş Mahmut Aydın beye tercih ve teveccühünden dolayı kendisine huzurlarınızda teşekkür ediyor aldığı bu son derece önemli karar doğrultusunda da kendilerini huzurlarınızda bir kez daha tebrik ediyorum.

Tabi ki malum ikitelli kolay bir yer değil.30 bine yakın iş yeri 300 bine yakın çalışan var ve ülkenin ne kadar ekonomik sıkıntılar içerisinde olduğu ortada. Bizim burada yapmamız gereken şey, burada ki sanayiciye yapabildiğimizin en üst seviyesinde yardımcı olmak, sosyal faaliyetler içerisinde bulunmak, bölgede onların morallerini üstün tutmak. Çükü Türkiye”nin önümüzde ki şu birkaç sene içerisinde çok büyük sıkıntılara şahit olacağıyla ilgili hepimizde oluşan ortak kanatimiz var. Önemli olan bu gelecek zamanın büyük bir sabırla büyük bir tevekkülle, Ülkemize ve milletimize yakışır bir şekilde her türlü sabır ve gayreti göstermek süretiyle karşılamak. 2018-2019 ve 2020 adına ülkemizde çok büyük sıkıntıların olacağı hususunda ciddi emareler var. Malumunuz Türkiye çok büyük bir felaketin köşesinden döndü. 15 Temmuzla alakalı söylüyorum. Bu hareket bir Feto hareketinden ziyade bir Nato hareketiydi.Bir Cia, bir Pentagon hareketiydi. Türkiye”yi tamamen bir iç savaşa sokma hususunda çok büyük bir operasyon ile Türkiye karşı karşıya kaldı. Ama sağ duyu ve milletin basireti bu işi bu kalkışmayı bastırmaya yetti. İnşallah böyle bir şey bir daha tekerrür etmez diyor ve bu şekilde sözümü İskobir Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Akgün beye veriyorum.”

İkitelli Organize Sanayi Bögesinin Tarihiyle İlgili Bölgenin Yaşayan Canlı Tarihi olan İkitelli Sanayi Siteleri Üst Birliği İskobir  ve Eskoop Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkan Yusuf Akgün, sözlerine geçtiğimiz hafta Akgün ailesi olarak yaşadıkları acıyı paylaşan camiaya teşekkürlerini sunarak başladı. Yusuf Akgün  Merhum Ağabeyi Tahir Akgün”nün vefatı ve cenaze töreniyle ilgili duygularını dile getirirken şu ifadelere yer verdi:

“Değerli arkadaşlar, evvela geçen hafta ağabeyimin vefatıyla alalakı bize göstermiş olduğunuz yakın dostluğa hepinize çok teşekkür ediyorum. Cenazeye katılanlara ve katılmayan her kese huzurunuzda tekrar teşekkür ediyorum. Hakikaten çok zordu. Derlerya “ Acıyı çeken bilir”. Arkadaşlar böyle de bir sıkıntı yaşadık. Şuna bir kez daha inandık ve iman ettik ki yaşayan her canlı ölümü tadacaktır. Onda asla bir tereddüt yok. Bu şekilde böyle bir gün geçirdikten sonra arkadan bir de giribe yakalandık. Onu atlatmaya çalışıyorum. 10 binden fazla insan ile tokalaştık, elini sıktık, sarıldık, dolaştık. Sağlık olsun. İnşallah bu da geçer. Böyle bir günü geçirdik, geride bıraktık.”

Yapılan yemekli toplantıda İkitelli ve böge adına alınması gereken kararlarla ilgili konuşmasına başlayan İskobir ve Eskoop Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Akgün şunlar söyledi:

İKİTELİ BENİM ÖZELİMDİR

“İkitelli Organize Sanayi Bölgesi benim özelimdir. Saçlarımı burada ağarttım, gençliğimi burada geçirdim. Buranın hep en iyi şekilde ilerlemesini düşledik, düşündük. Ben burasının hep en iyi şekilde yürütülmesinden gurur duyarım, zevk duyarım. Ama burada ki yönetimde yaşanan sıkıntılar da bölgeye fayda getirmediği gibi beni de üzer. Burada bazı üzüldüğümüz zamanlar olmuştur.Tabi ki,demokrasilerde en güzel şey yönetimlerin seçimle gelip, seçimle gitmesidir. Burada da o demokratik mekanizmamız şükür çalışıyor. Vakti zamanı geldiği zamanda burada 37 sanayi sitesi vardır. Müstakil Parsellerimiz vardır. Bu delegasyon ile buranın yönetimi vakti zamanı geldiği zaman değişiyor. İyi hizmet yapanları, iyi hizmet üretenleri alkışlıyoruz ve hizmetini iyi yapamayanlar da bilindiği gibi gidiyor. Önümüzde 7 Şubatta yapılacak genel kurulda yeni yönetim belirlenecek. Görünürde iki tane aday var. Tabi ki bakacağız bu yeni adaylar ne yapacaklar. Listeler ne olacak, nasıl bir liste yapacaklar nasıl bir yönetim tarzı düşünüyorlar. Bunları göreceğiz. Bizlerde düşüncelerimizi fikirlerimizi bu genel kuruldan 5-10 gün evvel net olarak açıklayacağız.

BİZ BURADA ÇOK ZOR VE ÇETİN GÜNLER YAŞADIK

Mahmut Aydın Bey benim için çok önemli biridir. Elbette ki hepiniz de benim için çok önemlisiniz. Mahmut Aydın bey ile bizim dostluğumuz babasından ve amcasından gelir. Rahmetli babasını ve amcasını her zaman rahmetle anar, Allahtan onlara gani gani rahmet dilerim. Mehmet Aydın Bey ile biz burada çok zor günleri göüp, yaşadık. Çok büyük sıkıntılar çektik. Ama o zaman hep beraber yürümekten de asla geri durmadık. O bana sürekli yürü yürü aşacağız derdi. Hakikaten de Allahın yar ve yardımcılığı ile da aştık. Geldik bu günlere. Şimdi bakalım ne oluyor. Ben bu bölgedeki yaşanan gelimeleri şöyle izliyorum. Burada ki bilinen birliğimizin de başkanıyım. Bölgenin iyi yönetilmesi bölgemizin iyi bir organize sanayi bölgesi yönetimine sahip olmasını hep arzu etmişimdir. Halen daha da bunu arzu etmekteyim. Burada bir Sanayi Kooperatifi Kurularak ikinci üçüncü organize sanayi bölgelerinin Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi adı altında toplanarak, bölgede ki müteşebbislerin ortak olarak 1163 sayılı kooperatifler kanununa göre ortak olmak süretiyle artık küçük sanayiden çıkıp orta sanayiye yani gidilen dükkanlar en az 1000 metre kare olması lazım. En küçük dükkanların minumum 1000 metre kare olması lazım. Bu dilatasyon şeklinde de 1000-2000-3000 metrekare diye böyle bu şekilde yapılmalı. İkitellinin bu şekilde büyütülmesi lazım. İkitellinin her şeyi yapıldı bitti bu hale gelindi. Ama hala pazarlama da yeterli düzeyde değiliz. Tam kapasite ile çalışmıyoruz. Tam kapasiteyle çalışarak, ürünlerimizi dünya piyasalarına satabilmek için ne yapılabilir düşüncesi etrafında buluşamıyoruz. Bana göre en önemli böyle bir yapılanmayla ilgili 1996 senesinde İskobir bünyesinde bir şirket kurduk. Eğer o gün bu şirkete 100”er lira verilseydi, bu gün burası çok farklı olurdu, çok daha farklı yönetişim anlayışı gelişirdi, bu gün dünya pazarlarına mal satışları çok daha farklı boyutlarda olurdu. Dünya pazarlarına daha etkili şekilde girilirdi. Sanayide de girdi olarak kullanılan çeşitli kalem girdiler ve sanayilerde kullanılan teknolojiler dünyadan içeriye toplu halde ithal edilebilirdi. Daha ekonomik temin tedarik sistemi oluşturulurdu.Yani adamın 50 ton 100 ton aldığı hammedeyi böyle bir yapılaşma ile 5 bin-10 bin ton şeklinde alma imkanına kavuşulurdu.Bu durum ona göre de bir pazarlık sistemi oluştururdu. Bu şekilde daha uygun mal temin edinilebilirdi ve müteşebbisine de bunu o toptan fiyattan dağıtabilirdi. Ne olduysa, nasıl olduysa biz bunu başaramadık. Bu benim halen daha içimde kalan bir üktedir. Bu durumu bölge adına hala bir eksiklik olarak görüyorum.Hala sürekli hatırıma gelen ve bence de bölge için eksikliğini hissettiğim en önemli olaylardan birisidir bu mesele. Ama olmadı. Demek ki biz kolektif çalışmayı yeterince bilmiyor ve anlamıyoruz ve bu şekilde çalışma anlayışından hala daha çok geriyiz.

Dünya da bu gibi yapılaşmaların örneklerine bakılabilir. Mesala Audi, Wolkswagen ve Porsche 3-4 şirketin birleşmesinden meydana gelmiş ve dünyanın devi. Hatta dünyanın birinci sırada otomobil üreten fabrikası olmuştur. Biz 1996 yılında birlikte bir şeyler yapmak istedik. Böyle bir şirketi istediğimiz  zaman açma imkanımız ve şansımız hala var.”

İkitelli Organize Sanayi Bölgesinin menfaatleri doğrultusunda alınması gereken hayati kararların bulunduğuna dikkat çeken Başkan Yusuf Akgün, konuşmasında şunları söyledi:

İKİTELLİNİN ÖZ YÖNETİME GEÇMESİ ŞARTTIR

“Benim şahsi düşüncem görüşüm şudur: Bölgenin çıkarları açısından, bölgenin menfaatleri açısından Organize sanayi bölgesinin  genel kurula geçmesi elzemdir. Biz buna hep Öz Yönetim Diyorduk ve Öz Yönetim değince birileri hep kızıyorlardı. Biz öyle alışmışız. Buna hadi Bizde Genel kurul diyelim dedik. Biz Öz Yönetim derken de bu bölgeyi tamamen bu bölgenin katılımcıları tarafından yönetilen bir organize sanayi bölgesi olmasını istiyoruz. Bu yönetişim anlayışının ve şeklinin bu bölgeye sayılamayacak kadar fayda sağlayacaktır. Bunu yaşadığım bir meseleyle anlatayım. Eski bir arkadaşım olan ve Sanayi Bakanlığı”nda üst düzey yönetici olan bu zat ile sohbet ederken ona dedim ki ya sizler artık ikitelliyi boşladınız ve artık buraya gelmiyorsunuz dedim. İkitelliyi boşadınız daha gelmiyorsunuz. Bana dedi ki, Yusuf abi zamanın varsa otur da konuşalım. Oturdum. Konuşmasında bakın ne dedi: İkitellide İstanbul valimiz görev yapıyor. İstanbul valiliği önemli bir makamdır. Hal böyle olunca İstanbul Valisinin görev yaptığı bir yere gelip, Sanayi Bakanlığı Üst Düzey Temsilcisi ve Bakanlık adına orada bir şeylere karışmayı pek arzu etmiyoruz, etmeyiz dedi. Yani bugünkü hal ve durum bu. Sizler Öz Yönetime geçmiyorsunuz  ve İstanbul Valiliği de kanun yönetmelik gereği orada görev yapıyor. Haliyle bizlerde bir İstanbul Valiliğinin görev yaptığı bir yerde gelip sanayi bakanlığı adına orada görünmeyi ve orada bir şeylere karışmayı pek arzu etmiyoruz dedi.Bu çok önemli arkadaşlar. Elbette ki hepimiz bu vatanın evlatlarıyız ve kurumlarımızı ve kurumlarımızdaki makamlara bağlıyız saygılıyız. Biz diyoruz ki İstanbul Valimiz, İstanbul”un zaten valisi ve İstanbulluların valisi. Biz ise burada bir sanayi bölgesiyiz. İstanbul valiliğinin burada başkanlık vasfı olmamalıdır diyoruz. İstanbul valiliğinin burada başkanlık vasfı olmadığı taktir de bizlerin bölge adına ilgili bakanlık üst düzey temsilcileri ile ilişkilerimiz o denli daha yoğun olacaktır. İstanbul bir memleket, elbette çok büyük ve önemli sorunlar var. Bizim sorunlarımıza yetemeyen zaman ayıramayan biriyle de bu bölge için ne yapılabilir ki arkadaşlar. Yani mevcut şartlar altında da İstanbul Valiliği”nin bizlere yapacak çok fazla şeyi de yok.Yani burasıyla alakalı bir şeyler yapma yetkisiyle donatılmamıştır. Bu sohbet üzerine de bizim mutlaka ve mutlaka öz yönetime geçmemizi önererek, o zaman bakın bakalım biz sizlerin yanınızda oluyor muyuz, olmuyor muyuz dedi.”

ORGANİZE SANAYİ BÖLGELER KANUNU İKİTELLİDE HAZIRLANDI

“Değerli arkadaşlar 4562 sayılı organize sanayi bölgeleri kanunu bu İkitelli de 1998 hazırlanmıştır. Burası 1989 dan 2002 senesine kadar fonlar yönetmeliği ile geldi. Daha sonra 4562 sayılı kanun devreye girdi ve bu kanuna intibak edildi. Geçmişi aktifiyle pasifiyle buna devredildi. Ve bu şekilde yönetildi. Burası Öz Yönetime geçmediği için de İkitelli OSB yönetimine devletten gelen 7 kişi yönetici var. Bu 7 kişi buraya gelip yönetim kurullarında da bir kelime dahi konuşmazlar. Ayrıca bir fikirde beyan etmezler. Onlar sadece gelirler otururlar, dinlerler kalkarlar giderler. Yani burada burası için bizler gibi elini taşın altına koymazlar, koyamazlar.Bu bölgede şu anda hali hazırda ve burada bulunan sanayi başkanlarının hepsi de ikitelli organize sanayi bölgesini yönetebilecek kapasiteye geldiler.

Bun da benim asla bir kuşkum yoktur. Bu net. Bunda da hiçbir hilafım yoktur. O nedenle de biz burayı mutlaka ve mutlaka Öz Yönetime Geçirmeliyiz diyoruz arkadaşlar. Ben bunu açık açık söylüyor ve savunuyorum. Geçen sene de bu konuda 7-8 rey de kalmıştık.Bu konuda ben bu genel kurulda da burasının öz yönetime geçmesiyle alakalı elimi kaldıracağım. Benim ve benim gibi düşünenlere göre de ikitellinin çıkarları ve menfaatleri öz yönetime geçmekten geçmektedir. İkitellinin menfaatlerinin hayata geçememesinin en önemli sebeplerinden biri budur. İnsanların tabiatında olan bir konu var ve iyi bir şey olduğu zaman ben yaptım olur. Burada bazı yöneticilerde hep bunu söyler. Yani kötü şeyler olduğunda da Vali böyle istedi, vali böyle dedi oluyor. Yani burası için bu gibi şeyler hoş şeyler değil arkadaşlar. Ayrıca hepimiz kemale erdik. O nedenle ikitelliyi bundan böyle bir meclisle yönetmeye talip olmanızı temenni ve tavsiye ederim. Bir meclis derken de buna İkitellide ki tüm katılımcıların katıldığı meclisten söz ediyorum. Burada ki sanayi site başkanları ve özel parseller. Bu meclis her zaman buradadır. Ayda bir mi olur, iki ayda bir mi olur, bölgenin genel sorunlarını alır masaya koyar, bu meclislerin tavsiye kararı şeklinde aldıkları da en kısa zaman içinde yönetim kurulu tarafından uygulanır. Ben geçmişte burasıyla ilgili de fonlar yönetmeliği döneminde hep öyle yaptım.Bunun aksini hiç kimse iddia edemez ve söyleyemez. Eskiler bunu çok iyi bilir. İhsan Alper abi bilir. Ali bey bilir. Nuri bey bilir. Yani müteşebbis toplantılarından bir hafta evvel müteşebbis heyetinin gündemini getirir koyardım ortaya aha budur derdim. Alın kararları inceleyin aldığınız kararlarınızı buraya verin derdik. Verilen kararları sizlere getireceğiz derdik. Ve aksini hiçbir zaman getirmedik. Sevgili kardeşlerim İkitellinin en önemli konusu bir an evvel burasının öz yönetime geçmesidir.

Öz yönetimin burada hepimize sayılamayacak kadar faydaları vardır. Biz ve bölge buna hazırız da.Arkadaşlar bunu şöyle düşünün.Burasını ikitelli ilçesi düşünün. Biz ikitelli ilçe belediyesiyiz. Ana kent belediyesi de Sanayi Bakanlığı.Aramızda başka makam olmayacak arkadaşlar. Ayrıca bizim İlçe Belediyelerinden daha çok yetkili olduğumuz bir şey var ki onu da paylaşmak istiyorum. Biz binlik 5 binlik plan yapma hakkına sahibiz. Çok önemli yetkilerimiz var. Ama biz o yetkileri kullanacak o yönetim erkimizi de biz buradan seçmeliyiz. Bizim başka seçeneğimiz yoktur. İkitellinin önemli sorunlarından birkaç tanesi daha var. Bunlardan biri de organize sanayi bölgesinin sınırlarında ufak girdi çıktılar vardır. Burasıyla alakalı bir sınır düzeltilmesi yapılacak. Organize Sanayi Bölgesinin Sınırları 02.08.1985 senesinde çizilmiştir ve 5 binlik plan yapılmıştır. 10.08.1985 senesinde de binlik planları yapılmıştır. Bu sınırları çizilidir. Ancak, bazı taşmalar, girmeler çıkmalar var. Onlar, yeniden düzenlenecek ki o durum dere nedeniyle Haseyad”da daha da çoktur. Depo ardiyeciler”de biraz vardır. Birde tek katlı sanayi sitelerinde işte 12 metre sorunu vardır. Bir yerlerde 25-30 kat binalar yapılıyor onlara uçak vurmuyor, ama bizim burada bir katlı binaya gelip sanki uçak vuruyor. Bu nasıl bir iştir bunu da anlamak mümkün değil. Bu metre sınırının burada yukarı kaldırılmasını belli mesafeye kaldırılması için gerekli müracaatları yaptık. Bu müracaatlar doğrultusunda bunun takip edilerek, sonuçlandırılması da önemli görevler arasındadır diye düşünüyorum.

İkincisi de son mevzuyu soylüyorum ve bu mevzu son derece önemlidir. Bunu lütfen bütün kooperatif başkanlarımız can kulağıyla dinlesinler. Şimdi kooperatif başkanı bazı arkadaşlar diyor ki ben kooperatif yönetimini lağvediyor ve Site Yönetimine geçiyorum. Bakın uyarıyorum arkadaşlar. Bu çok yanlış bir tercihtir ve çok çok yanlış bir yoldur. Bunu böyle düşünen arkadaşlarımızın bu düşüncelerini bir daha gözden geçirmelerini önemle rica ediyorum. Bakın arkadaşlar 1163 sayılı kooperatifler kanunu çok özel bir kanundur ve ülke genelinde binlerce kooperatifin adeta anayasasıdır. Genel kanunların da önündedir ve önce gelir. Zaten İkitellinin üzerinde bir çok oyunlar oynanıyor. Biz bu milleti kooperatifleri lağveder bu kooperatifler kanunu zırhından da bunları esirgersek, burada ki üyelerin, hak sahiplerinin, vebali ağır olur. Bu şuna döner: Saldım Bayıra Allah Onu kayıra olur arkadaşlar. Ayrıca buralarda her türlü oyun oynamak isteyen aktörlerin elleri güçlenir. Şimdi biz hatta bir adım daha ileri gidelim. Burası yapılırken, bizlere ait olan yerlerden yollardan mahreç verdik. Bazı yol diye ayrılan yerleri ve bazı yeşil alanları terk ettik. Bizim bunları yeniden kooperatiflerimize kazandırmamız lazım. Bu gibi haklarımızın bizlere iadelerinin bedelsiz sağlanmasına yönelik çalışmaları mutlaka yapılması lazım. Bu da çok önemli. Bu gibi yerlerimizin bizlere geri bedelsiz olarak tahsis edilmesi lazım. Bunların mutlaka ve mutlaka kooperatiflere bedelsiz olarak geri sağlanmalı ve bunlar da kooperatiflerin özel mülkiyetleri sıfatında olması lazım. Burada hala bir üstbirlik var. Osb ve Osb kanunları var. Kooperatiflerimiz var. Burada tek eksiklik bizim güç birliğimizin olmamasıdır.Biz burada güç birliği yaptığımız zaman ikitelli hakkında her şey gelecek adına çok daha güzel olacaktır.Biz burada güç birliği yapmazsak burası için çıkarılan dedikodular zamanla tek tek gerçekleşmeye cüret edilir hale gelir. Şunu anlatmak istiyorum ki,biz burada yapacağımız güç birliği ile ikitellinin haklarını gelecek adına çok daha iyi muhafaza etmemiz mümkün hale gelir. Değerli başkan arkadaşlarım bu konunlar bizim için ve geleceğimiz için son derece önemli konulardır. Bunlar ikitellinin son derece önemli konularıdır. İşte buraya seçilecek ve belirlenecek yeni yönetimlerin de bu konuları burası adına dikkate alması elzemdir ve önemle hatırlatmak istiyorum.“

Yusuf Akgün, İkitellinin varoluş sebeplerinin dışına çıkmaması gerektiğinin uyarısını yaparak yaptığı açıklamalarına devam ederken şunları söyledi:

1163 SAYILI YASA BÖLGENİN ZIRHIDIR

“Yapı Kooperatifi işletme kooperatifinden her zaman çok daha imkanlı ve çok daha güçlü olduğu tartışılamaz bir gerçektir. Ben de işletme kooperatifine geçerek aynı hataya düştüm. Ben çevirdim şimdi bin defa pişman oldum. Bu hataya sizler düşmeyin. Bakın sanayi siteleri yapı oldukları için güçlü kooperatiflerdir. Yapısal ve yetkisel bakımdan da güçlülerdir. İkitelli Tahsis Edilirken burası Kucuk Sanayi Sınırlı Sorumlu kooperatif adlarına tahsis edilmiştir. 1163 sayılı kooperatifler kanunu ile de burası bu zırhın içindedir. Burası bu amaç dışında asla başka bir şey için kullanılamaz. Yapı kooperatiflerinin böyle bir zırhı vardır arkadaşlar. Bu zırhtan çıkılması, burasının ve buralarda üye olanların asla menfaatlerine sonuçlar getirmez. Diyelim ki burasıyla alakalı bir proje plan geliştirildi. Mesela burasını alalım konuta çevirelim denirse, burada yapı kooperatifleri olduğu sürece bu asla olmaz. Ama bu değişirse ve burası için de başka şeyler gelişirse kooperatif yasasına göre de burası geçmişe yani ilk mülkiyet sahiplerine nev i olarak dönülür ve sizlerde bizlerde hepimiz buradan çıkar gideriz, yani gönderiliriz. Arkadaşlar, burası kooperatifler olarak kurulmuştur ve 1163 sayılı kanun bütün bu hakların koruyucusu,güvencesidir, anayasasıdır ve adeta zırhıdır. Siz bu haklardan çıkarsanız şayet buralarda nev”i değişliğine uğrar ve buralar ilk mülkiyet sahiplerine döner,bizlerde buradan çeker gideriz. Burasının burada bulunmasıyla alakalı ana kanunlarından dışarı asla çıkmamalıyız. Bu konuda emsal teşkil etmekten de uzak durmalıyız. Bu kandırmacalara da asla kanmamalıyız. Ben bunu savunuyor, söylüyor ve bunu dikkate almanızı ısrarla öneriyorum.

Bu düşünceler ile yapılacak yeni genel kurulun İkitelli Organize Sanayi bölgesine ve burada faaliyet gösteren işletme sahiplerine hayırlı olmasını, memleketimize ve milletimize hayırlı olmasını, istihdamın artırılmasını, ihracatın artırılmasını, diliyor, saygılarımı sunuyor, beni dinlediğiniz için teşekkür ediyorum.”

İKİNCİ KEZ ADAY OLMAYACAĞIM

İkitelli Osb Başkanlığı için Adaylığını açıklayan ve Bölge Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkanlarına ve Bölge Delegelerini Yemekli Toplantıyla Ağırlayan Mahmut Aydın, İkitelli Osb Başkanlığıyla adaylığıyla ve seçilmesi halinde bölgeye yönelik hizmet anlayışıyla ilgili düşünce projeleriyle ilgili yeni bir kitapçık hazırlığının yapıldığını ve çok kısa süre içinde bütün ilgililere ulaştırılacağını söyledi. Mahmut Aydın baskıya hazırlattığı kitapçık notlarından satır başlıklarından alıntı yaparak yaptığı konuşmasında şunları söyledi:

“Öncelikle bu davetime icabet gösterip katıdığınız için hepinize bir kez daha teşekkür ederim. Bu yazdıklarımdan burada şimdi az bir şey okuyacağım. Sonra bunu kitapçık haline getirerek sizlerin bilgilerine sunacağım. İnşallah ayrıca önümüzde ki haftadan itibaren de hipinizi tek tek ziyaret ederek çayınızı kahvenizi içerek, İkitilli”nin çözüm bekleyen sorunlarını birlikte konuşacağız.

Tabiki sorarsınız ki neden bu yönetime talip oldun? İstanbul İkitelli bölgesi özellikle günümüzde katma değeriyle üretimleriyle yer ve interland konumuyla alternatifsiz ve eşsiz bir konumdadır. Burada kiralar ve mülk fiyatları İstanbul”un en lüks semtleriyle yarışmakta. Yönetimsel anlamda mevcut durumda ki ayrışmalar, basına yansıyan olumsuzluklar ve bakanlık teftiş kurulu raporları vs. Bu gibi konular İkitelli Organize Sanayi Bölgesi”nin imajına zarar vermiştir ve hala vermektedir. Bu nedenle Türkiye”nin en büyük Organize Sanayi Bölgesi İkitelli nin var olan sorunlarını kamu otoritesiyle iyi ilişkiler içerisinde toparlayıcı ortak aklı kullanan istişareye dayalı ve çözüm odaklı bir yönetim modeli ile teveccüh ve tercihleriniz ile yönetmeye talip olmak istedim ve talibim.

Yönetim anlayışım, bütün katılımcıların yönetim kurulu başkanı ve üyesi olması konusunda yetkinliğiolduğu ve bu makamlarda olmayı hak ettiklerini düşünmekteyim. Bu bakımdan hep aynı insanların burada bu yönetime talip olmaları ve bu makamları uzun süre işgal etmelerini de ayrıca doğru bulmamaktayım. Aday olarak sizlere ilk taahhüdüm şudur ki, seçilmem durumunda kanunun ön gördüğü süre bittiğinde ikinci defa aday olmayacağım.

İkinci taahhüdüm ise seçilmem durumunda tüm katılımcılar ile istişare mekanizmalarını kullanarak, düzenli periyodlar içinde toplantılar yapıp, çeşitli konularda görüş ve talepleri ve bunun gibi konuları katılımcı ve yönetim kurulu anlayışı içinde yapacağım.

Burada vurgulamak istediğim diğer bir konu İkitelli organize sanayi bölgesine yönetici olarak ayıracağım vakit konusudur. Talip olduğum ve üstlenilmek istenen bu görevin sorumlulukların gayet farkındayım. Ancak iş yaşamımda ve profesyonel iş hayatımda sorunları çözmek ve sonuçlara ulaşmak için paylaşmanın görev dağılımının, zaman yönetiminin ve çözüm odaklı bir yönetim anlayışının ne kadar önemli olduğunun tecrübe ve her türlü birikimlerine ve donanımlarına sahibim.  Hiçbir katılımcımız  kendisinin her hangi bir sorunuyla ilgili benimle veya yönetimimizle görüşmede bulunmak için en ufak bir sıkıntı asla yaşanmayacaktır.

FATİH SANAYİ SİTESİNİN DUVARLARINI KALDIRACAĞIM

Şunun da sözünü veriyor ve ifade etmek istiyorum: Bölgemizde gönüllü sanayi sitelerinin katılımıyla duvarlarının kaldırılması konusu hayata geçirilecektir. Sanayi sitelerinin duvarlarının kaldırılması projesidir. Ve bu tamamen gönüllülük ve mevzuatlar çerçevesinde olacaktır ve ben bu konuda da ilk gönüllü olan benim. Burada ifade ediyorum. Fatih Sanayi Sitesinin duvarlarını kaldıracağım. Bu çalışmanın bölge için son derece ekonomik menfaatler sağlayacağına inanıyorum. Ancak bu çalışmanın burada merkezi bir güvenlik sisteminin kurulmasıyla da mümkün olacağını düşünmekteyim. Bu konuda bölgede özellikle teknik ve alt yapı olanak ve kabiliyetleriyle donatılmış bir güvenlik sistemi kurulması, ardından gönüllü olan kooperatifler ile bu projenin gerçekleştirilmesini planlamaktayım.

Bu proje ile bölgede trafik oldukça rahatlayacak, siteler arası giriş çıkışların iş akışının oldukça rahatlayacağını düşünmekteyim. Ayrıca içlerde kalan iş yeri ve dükan gibi yerlerinde değerleri artacaktır.

En önemlisi de kavgasız gürültüsüz, huzurlu müreffeh bir ikitelli için desteğinizi beklemekteyim. Teşekkür ederim.”

İOSB SANAYİ SİTE BAŞKANLARI GÖRÜŞLERİNİ AÇIKLADILAR

Davete katılan Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkanlarınıda görüş ve düşünceleriyle ilgili konuşma yapmalarını öneren Şaban Gülbahar bu konuşmaların medatörlüğünü yaparak, konuşmak isteyen başkanlara söz verirken başkanların kendilerini tanıtarak görüş ve düşüncelerini açıklamalarını önerdi ve kabul edildi.

Yemeğe katılan Galvanoteknik Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Karadağ Şunları Söyledi:

“Değerli Arkadaşlar Hepinize iyi akşamlar diliyorum. Aşağı yukarı 30 yıldır ikitellinin çorak arazi olduğu o günlerinden bu günlere gelinmesi ve gelişmesinde ki her safhasında her aşamasında birikmiş bir beğin arşivine sahibim.

Bir yasaların getirmiş olduğu zorunluluk var. Görev anlayışı var. Bir de insanın karakterinin, vijdanının aklının ve makamına halkın ve hakkın getirdiği bir görev ve hizmet anlayışı var. Ne mutlu ki bu ikisini birleştirip de topluma hizmet edebilen arkadaşların yapmış oldukları hizmeti çevresine sunabilmesidir.

Yasaların getirmiş olduğu süreçler tamamlanmış, ikitelli bu günkü haline gelmiştir. Tarihçesini Yusuf Akgün bey anlattı. Bu gün burasının genel kurullu bir sisteme geçmenin hepimiz için çok daha faydalı çok daha önemli olduğuna bende katılıyorum ve öyle olmasını da arzu ediyorum. Benimde Rey”im bu doğrultudadır. Sebebi ve gerekçesi de şudur. Müteşebbis teşekküllü yönetimlerde genel kurul yaptıktan seçimi ihmal ettikten sonra katılımcılar olarak veya delegeler olarak diyeyim bu yönde hiçbir tasarruf hakkımız yok. Soru sorma hakkınız da yok. Bütün yetkileri o 15 kişilik müteşebbis teşekküle devretmiş oluyorsunuz. Bu heyette bir şekilde görev alan arkadaşlar işte resmi kurumlardan gelen 7 tane üye var. Biz kendi aramızdan yani bizden olduğunu bilip düşündüğümüz 8 tane üye var. Müteşebbis Teşekkül icra organı değil. Müteşebbis teşekkül icra organını kendi içinden seçiyor. Seçtiği 5 kişi ve onlar da yönetim kurulunu oluşturuyor ve icrayı onlar yapıyorlar. Bunların başında da yasa ve mevzuat gereği de vali bey var. Bizimkinin en azından vali bey var. Geriye kalıyor 4 arkadaşımız. Bu 4 arkadaşımız kendi içinde fikir birliği oluşturamaz ise bir çekişme çıkıyor. Bu çıkan kendi aralarında ki çekişmeden kaynaklı da beklenen hizmetler üretilemiyor. Veya orada ki arkadaşlarımız diyelim ki beni veya benim gibi aramızdan birkaç arkadaşı da sevemeye biliyor. Dolayısıyla da o arkadaşlara veya o arkadaşları temsil ettiği sanayi sitelerine gitmesi gereken hizmetler de bunlara bağlı olarak aksıyor. Bu arkadaşlarımız bilerek veya bilmeyerek kah akılları yetebildiği kadar kah bilgileri ve yeterlilikleri doğrultusunda zaman zaman hatalar da yapıyorlar. Bazen bunu kasti de yapıyorlar, bu da olmuştur. Olduğuna da inanıyorum ve bunun hesabını sormaya bizim yetkimiz ve ehliyetimiz yok. Mevcut yasa bunu böyle getiriyor. Ama genel kurullu bir sistem olursa, biz her zaman her saat her daim her şekilde seçtiğimiz ve görevini ihmal eden veya gereken hizmeti veremeyen o seçtiğimiz yönetim kurulundan hesap sorabiliriz. Bu yönetim kurulunda görev alan arkadaşlar yanlış yaparlarsa hatta ve hatta kasıtlı davranış sergilerlerse de bunları dava etme hakkımızı da kullanabiliriz. Ama müteşebbis teşekkül olunca böyle bir hakkımız da yok. Dolayısıyla İkitelli de her sanayi gelişimini ikmal etmiş olduğuna göre hepsi iskanını almış ferdileşmiş olduğuna göre bundan sonra ki aşama yapılaşma aşaması değil, işletme aşaması atak yapma aşaması geliştirme aşamasıdır. Dolayısıyla burada yeni fikirlere yeni katkılara yeni çok farklı projelere ihtiyacımız var. Bunu da ancak ve ancak hep birlikte karar verme yapılaşması içinde bir yapılaşma içinde olabilirsek, kendi içimizden bu konuda etkin ve ehliyetli olduklarına inandığımız arkadaşlarımızı bir fiil hesap sorulur şekilde bir bilinç tercihi ile hizmet verilmesi gereken o makama veya o göreve getirirsek işte o zaman ikitelli yi kurtarmış ve geleceğe çok daha güvenli olarak bir ikitelli yi geleceğe taşımış oluruz.

Aksi taktirde ikitelli devletçilik zihniyetiyle veya memuriyet zihniyetiyle yönetmeye devam eder. Ufak tefek başarılar elbette olacaktır. Ama bunlar ikitelliyi beslemeye ve geliştirmeye yetmeyecektir. Günümüz ikitellisinin çok daha ciddi başarılara imza atmaya ihtiyacı var. Bakın burada her birimiz burada ki sanayi sitelerinin yönetim kurulu başkanlarıyız. Görevimiz sadece temsil değil. İş yapalım yapmayalım. Ticaretin içinde olalım veya olmayalım. Ama sitemizde ticari ve sınai faaliyet gösteren ve bizlerden hizmet bekleyenler bizi bir önder olarak lider olarak görüyorlar. Dolayısıyla onlara karşı bizlerin mutlak suretle bir vizyonumuzun olması gerekiyor.Bizler bu vizyonu günün koşullarına ve olanaklarına göre de geliştirmek zorundayız. Ahbap çavuş ilişkileri bir yana. Eğer bir sanayi sitemizin yasalara göre veya gelişen koşullara göre eğer bir problemi varsa biz burada bu problem Galvanonun problemi olarak görmeyeceğiz, galvanonun problemi demeyeceğiz. Bu problem ikitellinin problemi diye diyeceğiz ve hep birlikte bu ve benzeri problemlerin üzerine hep birlikte gittiğimiz zaman biz İkitelli için beklenen başarıyı yakalamış oluruz. Burada birlikte varız, birlikte var olduk, bundan sonra da birlikte var olacağımıza göre, bizi ilgilendiren burasıyla ilgili bütün meseleleri de birlikte çözeceğiz. Burada ki yeşil alanların kullanılması diye bir meseleden söz etti birlik başkanımız. Bu yeşil alanların kullanılması yolların ihtas edilmesi ikitelliye yeni projelerin kazandırılması ancak ve ancak burada bizlerin özgür irademizle yönetim şeklini oluşturursak bunlar mümkün olabilir. Ve hep birlikte olursak ve tek ipe sarılırsak, bunların hepsi birlikte olabilir. Bundan sonra burada ayrıgayrılıkta olma zamanı değil, asıl şimdi birlikte olma zamanıdır.

Bakınız değerli arkadaşlarım.Bizim İkitelliye verebileceklerimiz artık kısıtlıdır. Yaş itibariyle kısıtlıdır, güç itibariyle kısıtlıdır. Bilgi itibariyle kısıtlıdır. Arkadan bir kuşak geliyor. Bu kuşağın ikitelliyi alıp götürmesi gerekiyor. Ha biz nasıl olsa bitirdik ettik deyip boş boş oturmaya asla hakkımız yok. Birbirimizi motive etmek, birbirimize enerji vermek zorundayız. O sinerjiyi yakalamak zorundayız. Mahmut Aydın bey kardeşimiz büyük bir sanayici birkaç fabrikanın sahipliğini yapıyor, efendim yanında binlerce insan çalıştırıyor, binlerce insanın ekmek yemesini temin ediyor, sebep ve vesile oluyor. Allah razı olsun. Ama sadece sanayici olduğu için değil, aynı zamanda Mahmut bey bölgemizin potansiyel olarak en büyük sanayi sitesi olan Haseyad”nda Yönetim Kurulu Başkanlığını yapıyor. Bünyesinde yanlış hatırlamıyorsam 57 adet fabrika var. Böyle bir gücün birliğin temsilciliğini ve önderliğini yapıyor. Yani biz Mahmut beye gel sen bizim organize sanayi bölge başkanlığını bir dönem yürüt dediğimiz zaman onu biz sanayici olarak değil, bizim gibi bir kooperatif başkanı olarak bunu ondan rica ettik.

Bunun özellikle altını çizmek istiyorum. Kendisini yıllardır tanıyoruz. Kendi iş dalında başarılı. İlişkileri fevkalede iyi. Kendisi dürüst ve çalışkan bir arkadaşımız. Bu arkadaşımızın etrafında kenetlenirsek, bakın Mahmut Aydın bey geçen toplantı da hatırlarsınız. Bizlerin huzurunda Nihat Tunalı beye ne dedi. Hatırladığım kadariyle şöyle: Nihat bey sizde adaysınız ben de adayım. Ama ben sizi abi olarak biliyorum. Bizim çocuklarımız ve torunlarımız burada birlikte çalışacaklar. Dolayısıyla biz, bizlere yakışan hizmet yarışıyla yarışalım, kavgayla değil. Biz bu kadar olgun bir düşünceyi takdir etmek lazım ve ben şahsen takdir ettim. Ve bu anlayış ile İkitelli de yönetime talip olunursa bu anlayışı ikitelliye hakim kılarsak, inanın ki aramızda hiçbir kısır çekişme olmaz. İnanın ki aramızda dargınlık ve kırgınlık olmaz. Aynı anlayış ve yaklaşımla Mahmut Aydın bey her başkanı tek tek telefonla arayıp, davet etti. Davetinde dedi ki, ben bir tanışma hasbıhal yemeği veriyorum. Hepinizi bu yemekte görmek istiyorum. Hepinizin bu yemeğe icabet etmenizi bekliyor, bu yönde temennilerimi iletiyorum. Düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bakın yaptığımız tespitlere gör şu anda 17 tane arkadaşımız aramızda yoklar.Bunların içlerinden üç dördünü ciddi mazereti olabilir de olmayabilir de. Ama izlediğiniz gibi buraya katılmadılar. Katılmamanın ötesinde de bana değil ama içimizden bir takım arkadaşlarımıza da biz çok güçlüyüz sakın o toplantıya katılmayın, onlara güç vermeyin diyecek kadar da ileriye gidilmiştir. Artık buna nasıl bir tanım nasıl bir ad koyacağımı da açıkçası bulamıyorum. Ne olursa olsun bu tavırı sergilemek çok hoş olmayıp ve çok nahoş bir şey olduğu ortadadır. Böyle yaklaşan ve yapan arkadaşların bölgemize ve bizlere verebilecekleri hiçbir şey olamaz, yoktur. Bu haliyle de burada ve bu gurupta olan arkadaşların da ikitelli ye verebilecekleri bir şey olamaz, yoktur. Biz birlikte ve ortak gücümüzle hareket edersek ikitelli ye verebileceğimizi buluruz, bulmalıyız ve mutlaka bulalım. Ne olur kişisel yargılarımızı bir yana bırakalım. İkitelli için el ele verelim. İkitelli için bir takım fedekarlıklara katlanalım. Ve görev alan arkadaşlara da destek olalım ki bu taşı yerinden oynatalım. İkitelliye gelecek bir zarar hepimize gelir. İkitellinin ciddi sorunları var. İkitelli kuşatılmış vaziyette. İkitelli şu anda İstanbul”un en pahalı bölgesi. Konut olarak en pahalı bölgesi. Üretim alanı olarak en pahalı bölgesi ve İstanbul a da en yakın bölgesi. Yani İstanbul da bir benzerini böyle bir ikitelli ne kurmak mümkün, ne yapmak mümkün, ne de elden çıkarsa bir daha yakalamak mümkün. Onun için Midyata pirince gitmeden evdeki bulgurun kıymetini iyi bilmemiz gerekiyor.  Ben hepinize son sözüm olarak, buranın mutlak surette genel kurullu sisteme geçmesi için hepimiz birlikte gayret edelim, mücadele edelim. Ve nedenlerini de ortaya koyalım. Ve burada görev alacak arkadaşların da her yönüyle temiz olmasına özellikle çok dikkat edelim. Hakkında şaibe olmuş, aslı var,veya yok, o tartışmaya girmek istemiyorum. Ama sicillerinde bir takım dedikodular, endişeler, şüpheler olan arkadaşların, şu anda burada yoklar, gıyaplarında konuşmak istemiyorum. Ama kendilerinden rica ediyorum. Hırslarından arınsınlar, İkitellinin yönetiminden biraz uzak dursunlar. Kendileri ile birlikte bölgeyi ve bizleri de şaibeli göstermeye çalışma eylemlerinden kaçınsınlar. Geçmişlerinde sıkıntı olmayan, pırıl,pırıl sicilleri olan tertemiz olan arkadaşlarımız lütfen ikitelliye bir dönem hizmet etsinler, bu fırsatı verelim. Hepinize teşekkür ediyorum.”

Tormak Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Karaduman Şunları Söyledi:

“Ben buraya katılan ve bu daveti yapanlara teşekkür ederek sözlerime başlamak istiyorum. Adaylığını açıklayan Mahmut Aydın abiye başarılar diliyorum. Ben yönetim kurulunuzu merak ediyorum. Buradaki fikirlerin daha netleşmesi açısından. Önceki toplantıda bahsedildi. Ancak kanımca artık zaman çok kısa.Bizim de oluşumları bilmemiz daha sağlıklı genel kurul açısından isabetli olur diye düşünüyorum. Kararlarımız netleşir, ayrıca varsa liste ile ilgili bir eleştirilerimiz içinde zaman kalmış olur diye düşünüyorum. Ben tekrar teşekkür ediyorum. Hem bu günkü yemeğiniz için hem de çıktığınız yolda başarılar diliyorum. Kolay gelsin.”

Metal İş Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Alper Şunları söyledi:

BİZ İDARE EDEMEYECEK KADAR ACİZ DEĞİLİZ

“Adaylık açıklamanızla ilgili sizlere hayırlara vesile olmasını, yapılacak seçimin bölgemize hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Başkanlığınız içinde bölgemize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Nasıl bir heyet oluşmasıyla çıkılması halinde zannediyorum ki karar ve tavırlar daha da netleşecek diye düşünüyorum.

Yusuf Akgün başkana da katılıyorum. Burada hep konuşuyoruz ancak bir türlü hayata geçiremiyoruz. Bende genel kurullu sistemden yanayım. Bugüne kadar hep bir bahane sürüldü ileriye. İnşallah bu kez bahane bulunmaz ve bu isteğimizde gerçekleşmiş olur. İşte hep valinin imzası ve etkisiyle burası daha da vizyon sahibidir, işte vali bey sorunlarımızla ilgili gereken yerlere daha kolay ulaşmamıza vesile oluyor gibi sözler ve görüşler ifade ediliyor. İstanbul”u yönetmek ise başlıbaşına bir büyük konu. İstanbul valili hepimizin de valisi. Ama bizim bu gün bir valinin arkasına sığınacak durumumuz Allaha şükür yok bildiğim kadarı ile. Valinin olması bölge için hala dezavantajdır. Çünkü yönetimde ki arkadaşlarımız da bu sıkıntıyı hep çektiler hala da çekiyorlar. Bu durum devam ettikce de yeni arkadaşlarımızda aynı sıkıntıları bir şekilde yaşayacaklardır. Burada çözüm bekleyen onlarca sorun ve sıkıntı var. Yasal hak sıkıntıları yaşanıyor. Şu da var ki, burada vali varlığından kaynaklı müfettiş raporları adliyeye intikal ettirilemedi, ettirilemiyor. Bildiğim kadarı ile bu sorun ve bu durum bölgemizin başında adeta demoklesin kılıcı gibi duruyor.

Belirttiğim konular neden çalıştırılamıyor? Çünkü valiler yargılanamıyor.Hal böyle olunca da burasının yargı yolu açılamıyor. Halbu ki burada vali başkanlıklı bir yönetim olmasaydı o suçlardan suçlanan arkadaşlarımız yargılanırlardı ve adalet tecelli etmiş olurdu. Şimdi de İbra edilirlerse de bu şekilde zaten aklanmış olacaklar, değilse de ve iddi edildiği gibi bir suç varsa da cezasını çekecekler. Yani bu bakımdan da valili bir yönetim burada ciddi handikaptır. Hepimiz yıllardır bu sanayi sitelerinin başkanları olarak,büyük küçük bu siteleri yöneten kişileriz. Ayrıca bizler burayı idare edemeyecek kadar da aciz değiliz. Yani bizim burayı yönetecek kadromuzu da çıkarırız. Bu birikim bizim içimizde fazlasıyla var. Dolayısıyla ben altını çizerek söylüyorum. Bizim bir hocamızın dediği gibi inandığım bir meselenin altını 7 kere çizerim. Bende dediğim gibi genel kurullu sistemin yanındayım ve arkasındayım. Onu burada açık açık söylemek istiyorum. Bu arada sizin başkanlığınızı hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. İnşallah olumlu musbet şekilde sonuçlanır. İkitelli içinde hayırlı ve güzel hizmetlerinizi bu vesileyle de görürüz diye düşünüyorum. Bütün arkadaşlarıma saygılar sunuyorum. Sağ olun var olun.”

Toplantıya Katılan Başakşehir Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı Salim Balekoğlu yaptığı kısa konuşmasında,”Davetiniz için teşekkür ediyorum. Adaylığınızın ikitelli adına hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyorum. Programınızı gördükten sonra da tercihimizde daha net karar verebiliriz diye düşünüyorum. Buraya katılan tüm başkanlara saygılar sunuyorum”dedi

BÖLGENİN BİR AN ÖNCE ÖZ YÖNETİME GEÇMESİ ŞARTTIR

Çevre Sanayi Sitesi Yönetim kurulu Başkanı Yusuf Tokdemir, “Önce bu nazik davetiniz için teşekkür ederim. Allah ziyade etsin. Muvaffakiyetler dilerim. Ben burada diğer arkadaşlarım gibi Ali Karadağ gibi, Yusuf Akgün gibi ve İhsan Alper gibi bölgemizin genel kurula geçmenin doğru bir karar olacağı kanaatindeyim.

Geçtiğimiz dönemde de bu doğrultuda oy verdim. Bunun için teferruatıyla ayrıntılarıyla beraber Ali Karadağ bey anlattı. Ben somut bir şekilde burada bir konuyu ve çok önemli bulduğum bir ayrıntıyı da dikkatinize sunmak istiyorum. 7 Şubatta gittiğimiz zaman gündemimizin birinci maddesi müteşebbisin devam edip etmeyeceği olacaktır. Son değişen yasaya göre bu budur. Bu ne demektir, neyi oylayacağız? Yani müteşebbis heyetin devam etmesine mi karar vereceğiz, etmemesine mi karar vereceğiz? Gündem gereği karar verdiğimiz taktirde 8 tane arkadaş seçeceğiz orada ve 4 yıl orada toplanmamak kaydıyla her hangi bir yapılan icraatın hesabını soramamak kaydıyla bir yönetimi yeniden seçmiş olacağız yine bu böyle olacak. Bakın açık ve net konuşalım. Seçeceğimiz arkadaşlar bugün iyidirler, yada biz çok iyi biliyorduk, yanıldık, ya da olur ya huyları değişti. Yani bu Mahmut Aydın bey olur, başka birisi olur, veya ben olurum, veya siz olursunuz, veya siz seçilemezseniz diğer seçilen arkadaşlar seçilir, onlar olur vs. Biliyorsunuz ki seçimin garantisi de yoktur. Sandıktan ne çıkacağı belli değil. Yani şunu açık ve net şekilde belirtmek istiyorum: 4 yıl seçilen yönetimin yapmış olduğu her hangi bir icraatları konusunda sadece hasbıhal etmekten öte herhangi bir işlem yapamıyorsunuz. Son yasa bunu bu şekle dönüştürdü. Ancak biz ola ki bu genel kurulla beraber yönetim kuruluna geçme kararı aldığımız an her yıl ilk altı ay içerisinde yaptıkları faaliyetleri sorgular olacağız. Yönetimde olanlar gelecekler faaliyetlerini okuyacaklar, müzakere edilecek,  tartışılacak, yapılan yanlış faaliyetlerinden dolayı gerekirse ibra edilmeyecekler ve dolayısıyla yönetimden düşecekler. Mevcut duruma göre ise düşmek diye bir şey söz konusu değil. Çünkü her kararı kendi içlerinde alıyorlar. Buraya biz ise 8 tane arkadaşımızı biz gönderiyoruz. 7 tane arkadaşımız da kamu kurumundan geliyor. Yani bu 15 kişi her şeyi kendi içlerinde hallediyorlar. Oylayacağımız veya oylayamayacağımız en önemli nokta bana göre Müteşebbis Teşekkülün Devam edip etmemesiyle alakalı gündem maddesi olmalıdır. Bu bana göre seçimden de çok daha önemi bir konudur. Yanı seçimde farz edelim ki yanlış kişiyi seçtik. Ya da seçilen yanlış çıktı. Ama biz eğer genel kurula gitmiş isek biz onu tutar düzeltiriz. Yanlışlar yapıyorsa onu tutar düzeltiriz. Evet bunlar son kanun gereği çok dikkat etmemiz gereken çok önemli meseledir. Çıkan son kanun 4 yıllığına böyle emrediyor. Öbürü de her yıl.  Siz mesela bu sene bir faaliyet raporu hazırladınız 2018 yılının bütçesini müteşebbis heyetten geçtiniz. İşte aynı o bütçeyi şurada ki hazirun gibi yani mutakip senenin altı ayına kadar bir mali kongre, mali genel kurul yapmak zorundasınız aynı bizim kooperatiflerimiz de yapılan gibi. Mali genel kurulda da seçtiğimiz arkadaş veya başkan diyecek ki, bu sene içinde şu şu faaliyetleri yaptık. Şu harcamaları yaptık bilançomuzun değerleri bunlardır,şunlardır, bunu verdik, şunu yaptık, bunu aldık gibi. Kalkacağım bende hayır bunu şunu yapmadınız kardeşim diyerek ve gerekçeleriyle konuşacağım, anlatacağım veya yaptıkları doğru çalışmalardan dolayı teşekkür edeceğim ve oylayacağız. Veya insanlara zulmettiniz, şurada haksızlık yaptınız, burada haksızlık yaptınız, şurada yanlış yaptınız, burada imarı yanlış değerlendirdiniz diyebileceğim ve eleştireceğim. Veya hakikatten güzel şeyler yaptınız sizi taktir ediyor,sizlere teşekkür ediyorum diyeceğim. Başarılarınızın devamını diliyorum diyeceğim gibi. Sonunda da nihayeti faaliyetlerinden dolayı ibraları oylanacak. İşte bu anlattıklarım hepsi sadece ve sadece Genel Kurullu yönetimde geçerli. Ama müteşebbis Teşekkül de ibraları sadece o 15 kişi kendi içerisinde ibra ediyorlar. Bu genel kurulda bunu önemle dikkate almamız lazım diye düşünüyorum.  Buranın bir an önce Genel Kurullu yönetime geçirilmesi şart diyorum. Belki yanlışlar hatalar eksikler olacaktır. Ama bir daha ki genel kurulda bunları düzeltme şansımız her zaman bizim elimizde olacaktır. Yani bir daha ki seçimde ya da seçeceklerimiz ile de düzeltiriz. Yani bu meselenin sürekli konuşulmaktan ödeye geçmesi için bir yerden başlamak lazım diyor, teşekkür ediyorum.”

Toplantıya katılan Esenler Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Kılıçarslan, görüş ve düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi:

“Ben öncelikle Mahmut Aydın abiye bu nazik daveti için çok teşekkür ederim. Bana göre beyefendinin bir artısı bizzat kendisinin aramış olmasıdır ve bu durum beni çok duygulandırdı. Ayrıca bu anlayışı için kendilerine bir kez daha teşekkür ederim. Burada beklentilerimizle ilişkin söylenmesi gerekenlerin bir çoğunu burada ki büyüklerimiz, daha önce söz alan diğer başkan arkadaşlarımız dile getirdiler ve duygularımıza, düşüncelerimize tercüman oldular. Hepsine katılmakla beraber bu davete katılan başkan arkadaşlarıma da ayrıca teşekkür ediyorum. Mahmut Aydın abimi çıktığı bu yolda Allah utandırmasın, bölgemize, ülkemize ve milletimize hayırlara vesile olsun diyorum.”

Mustakil Parsellerden Artan Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Artan tanıtım, görüş ve düşüncelerini açıklayan konuşmasında şunları söyledi:

“Burada benimle birlikte müstakil parsallerden zannedersem bir arkadaşım daha var. Mahmut Aydın beye çok teşekkür ediyorum. Bildiğimiz kadarıyla bu davete bu bölgenin kaderiyle ilgili oy ve rey sahibi olan 37 sanayi sitesi 11 de Müstakil Parseller adına temsilci bulunuyor. Bu arkadaşlarımızında bana göre son derece önemli bu tolantıya davet edilmişler.

Ancak davet edilmelerine rağmen buraya katılma erdemi ve cesareti gösteremeyen ikitelli bölgesinde sanayi sitesi başkanlığı yapan arkadaşlarımın bu tutumlarını açıkçası yadırgıyor ve bu konuda ifade edilecek sözler alakalı ciddi sıkıntı yaşyorum. Bu bölge bir başkanlık seçimi yaşayacak. Bu kadar ciddi bir mesele karşısında bu bölge adına yapılan toplantı daveti de bir erdem ve insani hakdır, yapılan davete katılmakta bir erdem meselesi ve insani haktır. Burası ikitelli. Aday olursun, olmazsın, adaya olana oyunu verirsin vermezsin bunlar çok farklı konu. Ama bizim hepimiz bu bölgede olduğumuz da bir gerçek.Görüşün düşencen farklı olabilir. Ama hepimiz bir şekilde burada yaşıyoruz ve bizi birbirimize bağlayan ciddi bağlar var. Bu nedenle de yapılan bu gibi toplantı davetlerine hep birlikte katılmayan veya katılmak istemeyen bir ikitelli anlayışı ile özlemini çekip mücadelesini verdiğimiz, ya da arzuladığımız bir ikitelli ile neyi nasıl başarabiliriz diye de düşünmekten kendimi alamıyorum. Ayrıca yıllarını ve ömrünü sanayicilige, iş adamlığına vermiş bir Mahmut Aydın beye karşı bu tavır yapılmamalıydı diye düşünüyor ve bunu ifade etmek istiyorum. Farklılıklar elbette olacaktır, bu farklılık ebette burada da olacaktır. Ama bu bir siyasi parti meselesi değil, hepimizin yaşam kaynağı ekonomi ve üretim meselesidir.Yani burada farklılıklar olabilir ama bu bölge adına konuşulan fikir ve düşüncelerin paylaşıldığı ortam da diğer aday ve o adayı destekleyen başkanlar da bulunmalıydı diye düşünüyorum. Gelebilirlerdi, dinleyebilirlerdi. Hatta burada da bir takım görüşleri eleştirip fikirlerini ortaya koyabilirlerdi. Burada hala aşılmadığı ve aşmamız gereken meselelerin olduğunu anlatan bu durumu bir şekilde hep birlikte aşmamız lazım. Ben buraya katılmaları gerektiği halde özelikle katılmayan başkan arkadaşarın tutumarını yadırgadığımı ifade ederek, buraya katılan ve bu daveti veren,bu davete icabet eden bütün başkanlara çok teşekkür ediyorum.”

Mutfakçılar Sanayi Sitesinin Yönetim Kurulu Başkanı Recep Özer, “ Bende gündem olarak ikitelli osb başkan adayımız Mahmut Aydın beyin adaylığı hayırlara vesile olsun diyor, bizleri böyle bir akşam saatinde böyle bir aile toplantısında buluşturmasına, ağırlamasına, hatta bizzat davet edip, çağırmış olmasına ve bu yemeğe davetinden dolayı kendilerine çok teşekkür ediyorum” diyerek şunları söyledi:

“Mahmut bey ben konuşamıyorum. Onun için notlarımı kağıttan okuduğunu söyledi ama bunun ben kinaye olduğunu düşünüyorum. Bu bölgeye aday ve kendisi bir sanayici 3 bin çalışanı olan bir iş adamı ve yönetici.Böyle bir birikimin ikitelli yönetimi ve ikitelli için çok başarılı ve faydalı olacağına inanıyorum.Benim anlayışıma göre önemli olan bir inanç ve o inananç ile duruştur. Biliyorsunuz biz namaz kılarken Fatiha süresinde inyakenabutu ve inyakenestayin deriz.Bunun Türkçesi şu:”Ancak sana inanır, ancak senden yardım dileriz” demiş oluruz. Yani insanın meyli makamaysa makam olur, meyli paraysa para olur,başka şey ise başka şeylere meyli de olur, çok daha farklı meyiller de olur. Ama onlar olur veya olmaz.Ama bana göre bir insanın, bir kişinin mutlaka bir duruşu olması lazım. Biz 2016 yılında ki o duruşu aynen koruyoruz. Nedir o duruş. İkitelli organize sanayi bölgesi iyi yönetilmediği gibi yöneticiler hakkında rapor vardır ve bu rapor bana göre de asla sıradan bir olay değil. Bu raporu burada yönetici olan arkadaşların karşısında olan karşı bir gurupta hazırlamadı. Bu raporu ilgili bakanlığın bir müfettişi hazırladı. Bu müfettişler ki asla sıradan insanlar değiller. Sayıları çok azdır ve iyi yetişmiş vatandaşlarımızdır. Neticede raporu hazırladıkları gibi bir de gitti suç duyurusunda bulundu. Ve o rapor neticesinde şimdiye kadar herhangi bir savcılıkta takipsizlik kararı verilmedi. Ama aynı zamanda dava da açılmadı. Bu durum neticede hala bu şekilde duruyor. Şimdi o rapordaki içeriklerde yer alan veri ve bilgiler bizim duruşumuzu bağlar. Bu raporun içeriğini bakan biliyor, genel müdür biliyor, vali biliyor, büyükşehir belediye başkanı biliyor,başakşehir belediye başkanı biliyor,bizler biliyoruz…Bizler burada sanayi sitesi başkanlarıyız ve ben aynı zamanda siyaset ile de ilgileniyorum.

Böyle bir raporun muhatabı olan yönetici insan ve isimleri desteklemek o şaibelerle ortaklığı çağrıştıracağı gibi bana göre böyle bir durum aynı zamanda bu duruş 8 köşeli olur. Şimdi olmazsa bile bir şekilde netice de sorgulanırız. Neticede burayı yönetmek isteyen insanların hem envanter çalışması yaparak her sanayi sitesinin varsa sorunlarını aşabilme imkanları varsa bunları çözerek aidiyet bağlarını oluşturması lazım. Aynı zamanda mevzuat çerçevesinde burada ki organizeyi yöneterek yönetici arkadaşlara da her hangi bir isnat oluşturmaması lazım. Bundan dolayı hem şahsına güvendiğimiz hem de liyakatına güvendiğimiz arkadaşlarımızın bu bölgede iş başına gelmesi lazım. Bu bölgemiz adına ve bizim için elzemdir. Çünkü biz buradayız ve burası için bir aidiyet bağı oluşturmak zorundayız.Burada sivil insiyatif olarak, sivil toplum örgütü olarak, bir güç olarak, kurumların karşısında kendimizi kabul ettirebilelim. Yoksa bizede onlar da işte onlarla birlikte ve işte bunlarında halleri gibi bakar ve bunu da derler. Ya da şu raporda bahsedilen kişiler diye dikkate alındığı zaman aynı zamanda suçlu olanın veya suçlu olanların organizasyonları da sorunsuz ve kolay olur mantığı ve bakışı gündeme gelir ve bu noktada bizi temsil eden makamlara aynı kişileri getirdiğimiz zaman o makamlar da hepimizi temsil ettiği için aynı çerçevede, aynı konumda, aynı karede oluruz, aynı karede görülürüz. Bizim bunlara da ayrıca dikkat etmemiz lazım. Yoksa bizim insanlara bir garaz ve kastimiz asla yoktur.Hepsi bizim kardeşimiz ağabeyimiz. Ama dava açılır neticede o dava doğrultusunda sorgulanır, yargılanır aklanırsa tekrar yönetime gelirler.O zaman bizimde gönlümüz rahatlar.

Onun için Mahmut Aydın başkanın böyle bir zor dönemde İkitelli osb ye aday olmasını, insiyatif almasını son derece önemsiyor ve yanında  duruyorum. Recep Özer olarak şunu söylüyorum: Bizim öteden beri bir duruşumuz var.Başkan biz senin yanındayız dedik mi yanındayızdız. Şunu da belirtmek istiyorum ki senin yanındayız demekle, senin listende olmak gibi bir kaygıyla da hareket etmiyoruz. Ama İhtiyaç görülürse,ihtiyaç  varsa bizi çağırırsınız. İhtiyacınız yoksa da biz duruşumuzu belirttikten sonra da o duruşumuz devam edecektir. Biz söylediğiysek ve neyi söylediysek de odur.Sözlerimizi ve duruşumuzu da sonuna kadar gösteririz. Biz destekleyeceğiz diyorsak, destekleyeceğiz deriz, diyoruz ve biz o duruşumuza devam ederiz.

Müsadelerinizle ben biraz daha ileri gitmek istiyorum. Belki biraz hayal olacak ama birlikteliği sağlama adına yararlı olacağına inanıyorum. Bu benim de hayalimdir. Yani sistem şöyle olursa daha iyi olacağını, başkanların da daha güçlü olacağını düşünüyorum. Başkan ve liste oylanmadan önce bana göre başkanlar oylanırsa ki tabiî ki bunu 48 üyenin de kabul etmesi lazım. Yani sandıktan çıkan hangi aday olursa olsun, seçime katılan bütün delegelerin seçilenin yanında olduğuna dair ikinci bir oylama yapılması lazım. Yani seçileni kabullenmek lazım. Bu duruş İkitelli”nin birlikteliği adına sergileyeceği duruşla alakalıdır. Böyle bir duruş bana göre son derece ciddi bir mesaj olacaktır. Ve çıkan kişi listesini yaparken daha yetkili olur, daha güçlü olur ve bütün sorumlulukta kendisinde olur. Bu benim bir hayalim bunu da burada bir bilgi olarak paylaşmak ve bir dipnot olarak bilgilerinize sunuyorum. Ben öteden beri dediğim gibi ve savunduğum gibi yani bu Genel Kurullu Sisteme geçelim olayını özel bir gündemle bir T cetveli altında ele alıp masaya yatıralım.Ben bir Mali Muşavir olduğum için T cetvellerini ayrıca çok severim. Bizde bu mesele için T cetveli anlayışı ile oturalım bu meseleyi artısı ve eksisi ile bu durumu açık yüreklilikle tartışalım. Şunu da belirtmek istiyorum. Bende Öz Yönetim”den, Genel Kurullu bir yönetim seçiminden yanayım. Ama bu burada ki tüm başkanların özgür iradesiyle netleşmelidir diye düşünüyrum. Bunun için ayrıca çok kısa sürede zamanı uzun olan bir gündem belirlenmesi lazım. Sırf bununla ilgili olsun ve artısını eksisini enine boyuna tartışalım diye düşünüyorum. Beni çağırdığınız için tekrar teşekkürlerimi iletiyor, katılan arkadaşlarıma saygılarımı sunuyorum.”

Aymakoop Sanayi Sitesi Yönetim kurulu Başkanı Murat Göl”de katıldığı toplantı yemeğinde görüşlerini şu sözlerle dile getirdi:

“Aymakoop Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkanıyım ve aynı zamanda işletmeci ve yönetici bir başkanım.Öncelikle adaylığını açıklamış olan Mahmut Aydın başkanımıza teşekkür ediyorum. Birincisi bizi bu akşam için bizi bir araya topladığı için, diğeri de böyle bir görev için aday olduğu için. Gerçekten de sizin bahsettiğiniz gibi bu bölgeye aday olmak sıradan bir şey değil. Ciddi anlamda zaman ayıracaksınız, ailenizden işinizden dostlarınızdan uzak kalacaksınız…Dolayısıyla son derece önemli bir konu. Benimde geçmişte yaptığım başkanlı dönemim vardı. 2000-2007 yılları arasında ve o dönemde Osb de de görev yaptım. Kurumsalaşmayla alakalı çalışmalarımız da oldu. Sonra tekrar 2015 te başkan olduğum dönemde Osb”nin kurumsallıktan çok uzaklaştığını gördüm. 2014-2015 gibi ve  aşağıda ki kadro aşağı yukarı hep aynı kadro. Farklı yönetim tarafından yönetilmiş, sonra gelen yönetimdeki arkadaşlarla da aynı. Başkanlıta bir işiniz olduğunda da kurumsallıktan ne kadar uzaklaştığını hemen farkedersiniz. Anlayış şu: Siz Yok değin ve bizi önerin gibi..Hangi birime gidersiniz gidinn hep aynı şey. Bu konuyu bir başkanla konuşun belki o he der hizmet anlayışıyla yönetilen bir Osb yönetim sistemi ve anlayışıyla karşılaşıyoruz. Beni bu durum son derece üzdü ve üzüyor. Tabiri cayizse aşağıda yatırıp, yukarıda kaldırır gibi bir anlayış. Tabi bu son derece yanlış. Ben bunu o zamanda ifade etmiştim. Hal böyle olunca bir takım şeylerle de karşılaşılıyor ve bende karşılaştım. Yani bunun adına yokuş mu dersiniz, şantaj mı dersiniz, adını sizde yaşayın ve koyun. Bana göre kurumsallığa yakışmayan şeyler. Daha farklı tarzlarla da karşılaştım. Bu ayrı bir konu. Şimdi burada Mahmut Aydın başkanın davet etmesi, aynı zamanda her kesi davet etmesi aynı zamanda bu bölgede ayrım yapmadan, guruplaşma yapmadan, o benim dostum du, o rakibimdi, o muhalifti ayrımları yapmadan gereken bir yaklaşımla yani her kesi kucaklayan bir davet olması da bana göre çok güzel. Katılan katıldı. Katılmayanlar da var ve bu da ortada. Hala kutuplaşma ve guruplaşma anlayışı içinde. Bu ne demek. Bunu iyi anlamamız lazım. Yani bizler yönetime geldiğimizde sizler benim dostum değilsiniz. Yani bu işin yarını da var şeklinde aba altından sopa gösterir tavırlara devam edilmesi demek ki bu da bölgemiz adına asla tasvip edilecek, asla hoş görülecek bir durum değildir. Bu davete katılmayan ve guruplaşma eğiliminde olanların tekrar göreve geldiklerinde nası bir tavır gösterecekleri de kendini okutuyor. Bana yapılan bir uygulama gibi.. Benim otoparkıma hemen bir mühürleme geldi. Yani şu katılmama tavrının da mesajı hala bir uyarı ve ikaz gibi. Yani bu işin yarını da var gibi…Yarın da bunlara devam edilecek. Böyle bir tavırın sergilenmesi açıkçası hiç hoş bir tavır ve tarz değildir. Bu bölgeye bunlar asla fayda getirmez.Ama şu unutulmamalıdır ki bizler burada demokratik koşullar altında bizlere verilen üye oyları tarafından seçilmiş kişileriz. Ve bize verilen bizleri seçenler ahpap çavuş, tanıdık, bildik destekleri ile bu oylarla bu görev bizlere verilmiş değil. Bu oylarla bizlere bu görev eşit hizmet bekleme adına verilmiştir. Ve bize bu görev için verilen o oyların bir ağır vebalını taşıyanlarız. O oylar verilirken de her kese aynı mesafede duran hakları eşit kullanan herkesin sorununa kendi sorunuymuş gibi yaklaşacak beklentisiyle bizlere bu görevler verilmiştir. Burada bulunan başkan arkadaşlarımızın hapsine de bu görev aynı şekilde verilmiştir. Yani bizler sorumlu olduğumuz sanayi sitelerini aynı düşüncelerle ve sorumluluklarla yöneten başkanlarız. Kaldı ki bir sorunun çözümünde de kendi menfaatlerini de toplum menfaatleriyle karıştırmayacak ve toplum menfaatlerinin de altında tutarak hareket edecek hizmet anlayışına sahip, herkesin hakkını koruyan ve her kese eşit şekilde bakan bir başkanlar olmamız lazım ve ben en azından kendime de öyle bakıyor ve öyle olduğumu düşünüyorum.

Hayatım boyunca hep insanları izlemişimdir. Ve o izlenimler, tavırlar, tarzlar, duruşlar da gelecekte onların kredileri olmuştur.Kredilerinin kıymetinin farkında olmayanlarda elbette var. İşte bana 4-5 sene önce yapılan o yanlışlar o kredileri tüketmiştir. Dolayısıyla yapılacak seçimde diğer tarafa oy verme gibi düşüncem artık kalmamıştır. Bunu belki diğer başkanlarım şöyle görebilirler:Benim işlerim nasıl olsa halloluyor. Ama ben meselelere asla böyle bakmıyorum. Benim işim hallolsa bile örneğin Mahmut Aydın beyin işi hallolmasa bile o başkan benim için kredisini yine kaybeder. Çünkü benim işimi halletmesi demek ile toplumun işini halletmiş olmuyor. Bu davranışları, bu tutumları, eşitlik ilkesine aykırı olduğu için bu tavrı sergileyen arkadaşları tasvip etmiyor ve doğru da bulmuyorum. Ayrıca Mahmut Aydın beyin sanayici olması da bana göre bir çok artılarını oluşturuyor. Bizim gibi sanayicilerin hepsi ülke ekonomisine katma değer üretiyor ve insan çalıştırıyor ve o insanları yönetiyor. Bu vasfı ile o bireylerin hak ve hukuklarına eşit bakışa sahip olması gerekiyor ki bu da benim için çok önemli. Çalışanları bir aile olarak görebildiği için de her kesi aileden görme vasfını taşıyor. Mahmut Aydın beyin sanayici olması benim için bir çok artıyı beraberinde taşıyor. Bu nedenle de Mahmut Aydın beyin aynı anlayışla bölge meselelerine bakacağına, aile anlayışıyla bölgeye yaklaşacağına inanıyorum. Bu düşüncelerle bende Mahmut Aydın başkanın arkasındayım diyorum ve inşallah bölgemiz için bu dönem çok güzel bir dönem olacak diye temenni ediyorum. Recep başkanın da dediği gibi yönetimde görev alıp almamak asla mevzu bahis değil. Burada önemli olan verdiği sözde durmak,arkasında durmak, yanında olmak ve alo denildiği zaman ulaşılır olmaktır.Dolayısıyla ben burada kendilerine hem bu daveti yaptığı için hem de başkan adayı olduğu için bir kez daha teşekkür ediyorum.”

Sefaköy Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Tunç toplantının ev sahipliğini yapan başkan adayı Mahmut Aydın”a düzenlediği toplantıya ve verdiği yemeğe özel davetinden dolayı teşekkür ederek başladı. Başkan Hakan Tunç,konuşulan konulara ilgili ve konuşmacı başkanların sözleriyle alakalı aldığı notlar üzerinden yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Sefaköy İşletme Kooperatifi Yönetim Kurulu adına buradayım.İki dönemdir Sefaköy İşletme Kooperatifi Yöneti Kurulu Başkanlık Görevini yapıyorum. Aynı zamanda ticaret ile uğraşan iş adamıyım. Öcelikle Mahmut Aydın abimize bizi böyle bir güzel akşamda  ve güzel bir ortamda ağırladığı için kendilerine teşekkür ediyorum. Sağolsun. Aynı zamanda hemşerimmiş ve yeni tanıştık. Mahmut Aydın abi yaptığı açıklamalarında 5 tane madde sıraladı işte ikinci defa aday olmayacağını söyledi. Bu güzel. Bütün kararları istişare yaparak alacağını söyledi. Bu da Güzel çok güzel. Vakit konusunda vaktinin olmadığını ve yönetime seçildiğinde yönetimdekilerine görev vererek paylaşım yapacağını söyledi. Bu da çok güzel. Mobeseler konusu da güzel…Ayrıca diğer başkanlar ile görüşme sorunu yaşanmayacağını ve her zaman ulaşılabilir olunacağını söyledi gerçekten de bunların hepsi çok güzel . Bu açıklananlarla ilgili çalışmalarda umarım başarılı olursunuz. Mahmut Aydın Başkanımın dediği her şeye katılıyorum. Yanlız konuşmasında Ali Karadağ başkanım bir şey söyledi ve o konu benim dikkatimi çekti. O konuda bir şey söylemek istiyorum. Şimdi burada Ali Karadağ başkanım ve bir arkadaşımız daha birbiriyle örtüşen konularda dikkatimi çeken ifadeler kullandılar. Galiba Artan Tekstil Mehmet bey söyledi. Dendi ki birileri başkanları aramış katılmayın denmiş, diğeri de yanlış anlamadıysam burada ki sanayi başkanları böyle bir toplantıya birlikte katılma cesareti gösterememiş gibi…Yanlış anlamamış isem ben bu konuda sözlerim kesilmeden bir şeyler konuşmak istiyorum. Biz burada 38 tane başkanlarız. 11 tane müstakil parsel var toplam 49 yönetici üye ve başkan delegeleriz.

Bu gibi konuşmaları dinlerken de benim kafamda bir soru işareti oluşuyor. Yani diyorum ki Allah Allah beni mi aramıyorlar veya arıyamıyorlar. Yoksa gerçekten bahsi edilen şekilde birileri birilerini gerçekten de arıyor mu? Burada bu kadar başkan varız. Burada şu anda 20 kişi varız. Şimdi burada aramızda kendisi aranıpta bu toplantıya katılma denilen bir arkadaşımız var mı?. Ben aranmadım bunu da rahat rahat söylüyorum. Ya da sadece Ali abimizi mi aramışlar?.Bunu da ben bilmem, söylediğine göre kendisi söylesin. Bakın ben burada yapılan konuşmaları dinledim, hiçbir konuşmanın arasına girmedim. Lütfen sözümü bitireyim ondan sonra da söz hakkı doğan ve eleştiren başkanlarım konuşsunlar. Ben burada bana göre ve bögemiz adına son derece önemli bir konu üzerinde görüşlerimi söylemek istiyorum ve sözlerimle ilgili de yapılacak açıklamalarla tatmin olmak istiyorum. Tekrar ediyorum ki ben aranmadım.Bunu söyleyen Ali abim de araya girerek söylediğine göre kendisi de aranmamış!…Peki o zaman burada şu anda anlatıldığı gibi bizzat bu şekilde aranan arkadaşımız varsa bunu burada açık açık söylesin hepimiz de bilelim.Bana göre bölgenin geleceği ve bekası için bu konuda gerçekten net olmamız lazım. Ben bunun altını çizerken ne dedi kodu yapılsın şekilde söylüyorum ne de burada birilerini savunmak için söylüyorum. Lütfen sözlerim kesilmesin ve bunu farklı algılamayın ve lütfen benim anlatmak istediğimi anlayın. Şimdi burada bu şekilde aranma diye uyarılan veya ikaz edilen bir arkadaşımız var mı yok mu? Bütün mesele bu ve böyle bir arkadaşımız varsa söylesin.Bu bu kadar basit.

Beni Mahmut Aydın abi bu davet için aradığında ben kendisine dedim ki katılacağım. Ve işte katıldım,buradayım. Katılan başkan arkadaşlarımla birlikte burada programlarını dinledik. Özellikle ben burada Mahmut Aydın abimizin daha çok konuşmasını isterdim. Sağ olsun Yusuf Akgün başkanımız bir çok konuda bilgilerimizi tazeledi. Ali Karadağa abi de bu bilgileri tazeledi. Ben İstiyorum ki hemşerimiz konuşsun, neyi nasıl yapacak, farklı olması geren neler olacak? Bakın sayın başkan arkadaşlarım benim asla bir art niyetim yok. Yani Ali Karadağ abimiz diyor ki birileri birilerini arıyor diyor. Ben de şu anda buraya katılan başkanlar olarak açık yüreklilik ile soruyorum. Bunda şaşıracak, abes görülecek bir şeyin olduğunu da düşünmüyorum. Bakın arkadaşlar hala sözlerim kesiliyor, lütfen kesmeyin…Burada böyle bir konu yaşanıyor ise arayanda burada başkan, aranan da.Hangi arkadaşımız arandıysa bunu açık açık söylesin ve bizlerde olup bitenleri bilelim. Peki beni bu şekilde kimse niye aramıyor. Ben bunu burada da söylerim. Kaldı ki bu şekilde şayet aranmış olsam da arayan o kişiye gereken cevabı veririm. Bu gibi durumda olan arkadaşlar da hiç mi yürek yok, yoksa başka durumlar mı var? Bunu bilmek istiyorum. Hala bu konuda sözlerim kesiliyor, hala beni anlatmak istediğim doğrultuda anlamak istemiyorsunuz. O zaman sözlerimi bitiriyorum arkadaşlar. Ama bunu burada ki arkadaşlarımız açık yüreklilikle ifade etmeliler diye de özellikle öneriyor, en azından ben böyle düşünüyorum.

Hala sözlerim kesiliyor ve hala anlatmak istediğim doğrultuda meseleye bakılmadığını izliyorum şu anda gerçekten bu duruma şaşırıyorum.Sözlerimi bitirirken, biz burada bir aileysek ki, aileyiz. Ama böyle bir ailelik anlayışına katılmıyorum. Şu anda da bu aile olma anlayışı ile buradayız. Mahmut Aydın abi zaten adaylığını açıklamış, bunu burada da konuşuyoruz. Ama Mahmut Aydın abiden fazla Mahmut Aydın ağabeyciler var, bunu da anlamıyorum. Ben Hakan Tunç olarak, şunu içtenlikle söylüyorum. Mahmut Aydın abinin temiz bir sayfa ile bu meseleye adım attığına adımın Hakan Tunç gibi doğru ve yerinde bir karar olduğuna inanıyorum. Ama bu yolda birlikte yürüyeceklerini, birlikte adım atacaklarını çok hassa terazide tartarak belirlemesini öneriyorum. Ama başkandır, kendi ekibini kendi seçer. Bu şahsının hakkı ve tasarrufudur. Hakan Tunç olarak Mahmut Aydın beyden bu konuda da çok dikkatli davranmasını özellikle rica ediyorum.Bir başka şey de Mahmut Aydın abinin listesi ve ekibi belli değil deniyor ama piyasada dolaşan isimler var ve kanımca da ekip belli. Hala sözlerim kesiliyor, hala benim anlatmak istediğim iyi niyetimi ve bölge adına iyi düşüncelerimi anlamak istemiyorsunuz. Sözlerimi bitiriyor, yapılan davete, bu nezih ortamda verilen yemeğe katılan başkanlara beni dinledikleri için teşekkür ediyorum.”

Keresteciler Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı ve bölgenin duayen isimlerinden olan aynı zamanda bölgeyi İstanbul Ticaret Odası”nda temsil eden Celal Yıldırım, Hakan Tunç”un cevap aradığı soru ve görüşler üzerine yemekli toplantıda tatlı sert havanın ortamında sözlerine başlarken, “Hepimiz bu bölgede seçimle gelmiş ve sorumluluklarımızı bilen başkanlarız. Arkadaşlar kimse kimseyi kötü anlayamaz ve anlamamalıdır. Genç başkanımıza müsaade edin de bitirsin sözlerini” diyerek tepkisini dile getirdi. Tartışmaların dozu kaçmadan ben sözlerime başlamak istiyorum diyen Başka Celal Yıldırım şunları söyledi:

“Değerli başkanlar sevgili Mahmut Aydın kardeşimiz aynı zamanda bizim yeyenimizdir. Annesi bizim köylü sayılır. Ben Trabzon Oflu”yum. Ben burada bize yakışanın her görüşün her konuşmanın arkadaşlık ve dostluk çerçevesi içinde geçmesi gerekir diye düşünüyorum. Genç başkanımız gayet güzel ve yerinde bir konuya açıklık getirilmesini istedi. Çok fazla yadırganmaması gerekir. Değerli başkan arkadaşlar böyle bir ortamda bulunmaktan büyük zevk duydum. Ama gönül isterdi ki burada böyle 20 kişi başkan değil de bölgenin bütün başkanları burada olsaydı. Biz burada hem İkitelli”nin menfaatleri için birlikten beraberlikten konuşuyoruz, hem de yok o, ona gitme dedi, yok o, ona gelme dedi, katılma dedi, falan filan. Bunlar bizim için gerçekten hiç hoş olmayan konulardır. Bunlara artık dur demeliyiz ve bunlar geldi geçti ve bitti artık.

Sevgili Yusuf Akgün kardeşim buranın en eski başkanlarından ve temel taşıdır. Benim burada 27 senem bitti 28”nci yıla girdim. Ben buraya Yusuf Akgün Başkan”dan aşağı yukarı iki üç yıl sonra geldim. Her ne olduysa oldu ama bu arkadaşımın bu bölgeye ve buralara asla tartışılmaz son derece büyük hizmetleri var. Bu tartışılmaz. Burasının arsa tahsisleri yapılan döneme kadar uzanan bir süreçle ilgili bu bölgeye Yusuf Akgün kardeşimizin çok büyük hizmetleri var ve bu ahdi vefayı hiç kimse asla unutmamalıdır. Bunca zamanda da artık bir yerlere kadar geldik. Ama bölgenin hala çok büyük sıkıntıları ve dolayısıyla bizimde hala ciddi sıkıntılarımız da var. Bildiğiniz gibi ben aynı zamanda burada ki Mütevelli heyettin şu anki yönetimden Ticaret Odası”nda temsilcinizim. Ticaret odasından geliyorum. Biraz önce arkadaşlar anlattılar.

Başkanımız vali olduğuna göre yardımcısı da burada sevgili Şaban gülbahar. Müteşebbis heyette kurul kararıyla ben sizin temsilciniz olarak İstanbul Ticaret Odası”na gelmişim. Biz burada 4 yıldır devam ediyoruz. Ben bölge için yapılan çalışmalara ilgili sayın valimizin çok az zaman ayırabildiğini biliyorum. Çünkü İstanbul Valiliğinin ve İstanbul Valisi”nin çok büyük görev ve işleri var. Koskoca bir İstanbul. Bir Mega Kent. İçinden geçilen bölgesel ve bilinen bütün meseleler. Bir de işin siyasi boyutu var. Hal böyle oluna sayın valimizin gelip ikitelliye vakit ayırması, bölgenin ve bizim beklentilerimize cevap vermesi de asla mümkün değildir arkadaşlar. Bir gerçeği doğru görüp, doğru konuşalım arkadaşlar. Bakın arkadaşlar hepimiz bu şehirde bu mega kentte yaşıyoruz. İstanbul oğle kolay idare edilen ve edilebilecek bir şehir değildir. Kurumların ve bizlerin hali bu. Şimdi bizim bu akşam burada olan arkadaşlarımızın hemen hemen hepsinin bölgenin Genel Kurullu Sisteme geçilmesi doğrultusunda hem fikir olduklarını ve bu sistemin üzerinde hem fikir olduklarıyla alakalı düşüncelerini belirterek adeta kabul ettiler. Bende aynı duyguları paylaşıyorum. Ama bu konuyu geniş açıda konuşup tartışmak için kısa sürede ikinci bir toplantıda bunu mutlaka enine boyuna tartışıp, paylaşmalıyız diye düşünüyorum.

Bu bölgenin sorunlarının en hızlı şekilde çözüme kavuşturulması için bizim bir kere şu valili sistemden kurtulmamız lazım. Bunu mutlaka halletmemiz bu durumdan çıkmamız lazım. Şimdi herkes Mahmut Aydın diyor. Mahmut Aydın beyi Allah bize zembille göndermedi. Mahmut Aydın bizim kardeşimiz.Mahmut Aydın”nın etrafını, yanını bizler süsleyeceğiz, bizler dolduracağız. Geçmişte burada hizmet vermiş yılarını burada geçirmiş Yusuf Akgün kardeşimiz, Ali Karadağ bey olsun, Nuri Konak bey olsun İhsan Alper bey olsun. Hepimizin bölge ile ciddi birikimlerimiz var. Ancak, burada Mahmut Aydın kardeşimizin şimdiden yönetimini sorgulamak bana göre çok adil bir olay değildir. Biz bir kere ona çok teşekkür etmemiz lazım ki İkitelli”nin bu durumuyla alakadar olacağıyla ilgili ipi göğüslemeyi kabul etti. Bunun için ben kendilerine açıkçası teşekkür ediyorum. Çünkü bu konuda bizler de çok ısrarcı olduk. Bunun içinde bizlerin hep birlikte onun yanında sağlam ve kararlı durmak mecburiyetimiz var. Bakın arkadaşlar onun yönetiminde değil, onun yanında durduğumuzu hissettirmemiz lazım.

 Arkadaşlar biz bu arkadaşımıza sarılacağız, sahipleneceğiz, yanında duracağız. Bakın arkadaşlar İkitelli uzun bir süredir fevkale de iyi yönetilemedi. Bu bölgedeyiz. Oturalım doğrusunu konuşalım. Şimdi müteşebbis kurulda toplanıyoruz. Son toplantıyı geçen yılın son ayının 27”sinde yaptık. Ben yapılan bu toplantının şeklini anlatayım.Çalışma raporunu müdür hazırlar. Yönetim de bulunan o 4 kişi her şeyi hazırlar. Netice de hazırlanan dosyalar önünüze gelir ve hepsine evet dersin. Birine itiraz etme hakkın yoktur. Gerçekten yoktur. Ben ilk toplantı da o gün vali var mıydı. Mesela bir olay oldu İkitelli de bunun günahını bedelini belli bir deneyime gelmiş olan bir müdür kızımıza ödettiler. Vali de o zaman oradaydı. Ben de oradaydım ve dedim ki yani bu meselelerin günah keçisi o genç kızımız mıdır? İkitelli Osb”nin İmar Müdürü Özgül hanım kızımızı görevden aldılar.

Arkadaşlar burada bu kadar olaylar oldu. İkitelli”nin başından bu kızı aldınız götürüp pasif bir göreve koydunuz. İşte İkitelli”de her şey bitti mi? Yahu adamın halen daha mahkemeleri devam ediyor. Bu benim arkadaşım. Bugünün arkadaşı değil. 25 sene öncesine dayanıyor. Ben ta o zamandan beri severdim bu arkadaşa güvenirdim. Hatta hatta biraz da siyasi yönü vardı. Bu güne gelindi. Ama bugünkü tutumu ise çok yanlış. Hele ki bu bölgede yaşayan, bu bölgede bir sanayi sitesi başkanı ve bu bölgeyi yöneten biri olarak, ayrılıkların, ayrışımların temsilciliğini yapmadan bu toplantıya gelip katılması icap ederdi. Aday olup olmaması mesel değil. Ama bölge adına yapılan bu gibi önemli toplantılara icabet etmesi gerekirdi diye düşünüyorum. Yapılan görüş eleştirileri dinleyecekti. Aday olması icap ediyorsa da elbette aday olacaktır. Bu herkes gibi onu da hakkı ve tercihidir. Bana göre buraya katılması lazımdı.

Ben tekrar Mahmut Aydın kardeşime teşekkür ediyorum. Biz onu yalnız bırakmayacağız. Onun yanında onu süsleyeceğiz arkadaşlar. İkitelli”nin çok büyük sıkıntıları vardır. İnşallah Allah hayırlısını nasip eder. Biraz önce Yusuf Akgün bey bir şey anlattı. Yollarımızı, yeşil alanlarımızı anlattı. Biz ruhsat alamıyorduk. Bizden üç adet yolumuzu aldı. Yeşil alanlarımızı aldı. Aslında şimdi organize sanayi bölgesi yönetiminde olduğumuz için de bu alınanlar bize bedelsiz olarak geri verilmesi lazım. Ama bunu kim yapacak? Demek ki kısmet bu güneymiş. İşte her şey geldi Mahmut Aydın beye rastladı. Neyse sen sakın korkma Mahmut Aydın kardeşimiz seni yalnız bırakmayacağız. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun. Teşekkür ediyorum.”

Müstakil Parseller”den Erdal Kemeroğlu kendisine gelen konuşma sırasında şunları söyledi:

Mahmut Aydın beyin bu nazik daveti için teşekkür ediyorum. Çıktığı bu yolda kendilerine başarılar diliyorum. Benim özetle söyleyeceğim şudur: Bu yapılacak seçimden sonra da yine kazanan kaybeden taraflar değil de bölge adına tekrar beraber bir güç birliği içinde hareket edilmesi gerekir diye düşünüyorum. Yapılacak seçimde kim kazanırsa kazansın ikitellinin menfaati için çalışmasını arzuluyor ve bunu istediğimi ifade ediyorum. Gönlümden geçen budur. Çok teşekkürler.”

Masko Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Erdoğan yapılan davet ve toplantıyla alakalı şunları söyledi:

“Sayın başkanıma bu nazik daveti için çok teşekkür ediyorum. İkitelli organize sanayi bölgesine emeği geçmiş bütün yönetim kurulu ve başkanlarıma çok teşekkür ediyorum. Bizlere böyle bir eser kazandırdıkları için Allah onlardan razı olsun.Yusuf Akgün Başkanımın biraz önce dediği gibi rahmetli Mehmet Aydın”ın buraların kuruluşunda buraya anladığımız kadarıyla büyük emeği geçmiş. Mekanı cennet olsun. Mahmut Aydın beyin böyle bir sıkıntılı dönemde hem sanayici, hem müstakil parsel görünümünde iş sahibi, hem de Haseyad”ın Yönetim kurulu başkanı olması aynı zamanda Masko Mobilya Kentinin de üyesi olması bizim için son derece önemli artılardır.Değerli Mahmut Aydın abimin bu göreve talip olması İkitelli Organize Sanayi Bölgesi için bir şanstır diyorum. Böyle kıymetli zamanını İkitelli için ayırmasını kalbi duygularımla kutluyorum. Şimdiden görevinde başarılar diliyorum. Benimde kayıtsız şartsız yanında olduğumu bilmenizi huzurlarınızda saygılarımla arz ediyorum.”

Dersankoop Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Maşuk Gülaçar katıldığı bu toplantıda yaptığı kısa konuşmasında şunları söyledi:

“Sayın başkanımın daveti için teşekkür ediyorum. Çıktığı yolda kendilerine başarılar diliyorum. İyi hizmetlerle birlikte açık net şeffaf bir ilişkilerle bu bölgeye hizmet edeceğine inanıyorum. Bütün varlığımla sonuna kadar kendisiyle beraberim. İnşallah çaba ve gayret içerisinde olacağız. Tekrar başarılar diliyorum.”

Demirciler Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Topçuoğlu Mahmut Aydın”a başarılar dileyerek yaptığı konuşmasında şunarı söyledi:

“Mahmut Aydın beye başarılar dilerim. Bu yolda devamlı yanında olacağız. Biz demirciler sanayi sitesi yönetimi olarak Mahmut Aydın beyi destekliyoruz.

Mahmut Aydın”ın bu çıktığı yolda kendilerine başarılar diliyoruz. Bu dönem için sözü edilen Genel Kurullu Sistem”le alakalı biz gurup olarak iki yıl önce biz bir araya gelmiş ve gurup olarak birbirimize söz vermiştik. Orada demiştik ki; bu dönem müteşebbis heyet ile devam edelim ama bir dahaki dönem için genel kuruldan yana tavır koyalım. Demirciler kooperatifi olarak biz gerek kooperatifimize olsun, gerek İkitelli osb için hep verdiğimiz sözler doğrultusunda hareket ettik, etmeye devam edeceğiz. Ve bu sefer verdiğimiz bu sözümüzü de tutacağız. Yani Demirciler olarak bizde Genel Kurullu Sistem”e geçiş için evet diyeceğiz. Nasıl bir karar çıkar onu şimdiden bilemeyiz. Bunun ilki de biz olmak istiyoruz. Çünkü Demirciler Sanayi Sitesi olara şu anda yönetim kurulundayız. Biz orada evet dersek orada bunun ibra edilip edilmemesi belirlenecek. Demirciler olarak bu şekilde bir ilke de imza atmış olacağız ve böylece ya ibra eileceğiz, ya da da edilmeyeceğiz. İbra edilmeyeceksek de hesabını verelim. İbra edilirsek de arkadaşlara teşekkür edelim. Ben tekrar başarılar dilerim. Hayırlısı olsun.”

İsdök Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı Aziz İyiokur,kendisinin genç başkanlar içinde yer almasına rağmen İsdök”ün duayen başkanı rahmetli Tahir Oruç”tan aldığı bayrak nöbetine devam ettiğini, onu burada da bir kez rahmet ve şükrün andığını ifade ederek yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Mahmut Aydın abime başarılar diliyorum. Ben Nihat Tunalı abime de başarılar diliyorum.İkitellinin sorunları inşallah seçimden sonra önümüzde ki toplantılarda daha iyi tartışılacaktır. Ama şu anda benim merak ettiğim bir konu var. Yapılan veya yapılacak liste konusu var. Yani ben Mahmut Aydın beyin listesini bilmek isterim. Geçenlerde Nihat Tunalı bey beni iki arkadaşıyla ziyaret etti. Bir de ona bu meseleye dikkat etmesini rica edeceğim. Uzun yıllar bu bölgede bulunan biri olarak hep merak ettiğim için dedim ki Nihat abi listen ne olacak. Dedi ki son üç günde bunun kararını vereceğiz. Bende ona dedim ki,içinizden bir arkadaşım bana dedi ki sen listede yoksun. Sizin yönetiminizden ise benim bu konuda bir arzum bir isteğim yok, her hangi beklentim de yok. Ancak bana dedi ki, sen çok çömezsin,toysun burada seni yerler. Bu duyumlar üzerine yanımda müsafirim olduğu için çok rahatsız oldum ve gereken cevabı veremedim. Daha sonra da bu konuyu Hakan Tunç kardeşimle de paylaştım.

Daha sonra Nihat Tunalı abim beni arada ve beni yanlış anladın dedi ve konuyu kapattık. Şimdi benim bütün arkadaşlardan ve sizden nacizane bir talebim var. Mahmut Aydın abi inşallah listene burada 9-10 sene görev yapmış insanları yazmazsın. Bu gibi zamanlarda hep bir kulis ve konuşmalar olur. Bazı konuşmalarda deniyor ki burada Türkiye”yi yönetecek arkadaşlarımız var. Ama iş listeye geldiğinde kendi tarafı ve dostları var. Yani kendilerine göre tecrübeli insanlar var. Bizler burada yönetici olma vasfımızla birlikte aynı zamanda da iş adamlarıyız. Dolayısıyla bu gibi durum, davranış ve yaklaşım tarzları beni gerçekten rahatsız ediyor. Benim netice de bir tane oyum var,iki tane yok. Bazılar da beki ister ver ister verme şeklinde düşünübilir. Ama ben Allah nasip ederse listeleri gördüğümde asıl kararımı vermeyi düşünüyorum. Sizlere tekrar teşekkür ediyor,başarılar diliyorum. Allah yolunuzu açık eder inşallah.”

Biksan Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Konak görüş önerilere geçitliğinde söz sırasının başladığı Ali Karadağ”ın konuşmasının ardından sıra gereği söz hakkını pas geçmişi. Verilen yemekte yapılan konuşmalar ve yapılan zaman zaman dozunu aşan eleştirilerden sonra söz isteyerek hem kendini tanıtan hem de düşüncelerini dile getiren İkitelli Osb eski Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Biksan Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Konak şunları söyledi:

“Şimdi bana niye söz aldığımı sormayın. Arkadaşlar ben bu yemeğe yapilan bu davet için teşekkür etmediğimi hatırladım. Mahmut Aydın abi yemek için çok teşekkür ediyorum. Sağ ol, var ol. Burada organize sanayi bölgesi kurulduğundan bu güne kadar en çok fazla görev yapanların başında Yusuf Akgün başkan gelir. Ardından da ben geliyorum. Bizde bilgimizle becerimizle deneyimlerimizle yanınızda olduğumuzu söylemek istiyorum. Burada ki İkitelli osb”mizin mali dengelerini en üst seviyelere çıkarmış bir arkadaşınız olarak, daha yapılacak çok büyük işlerin olduğu kanaatindeyim.

Bu buluşmaya yapılan sohbetlere ilişkin de bir fıkra ile sözlerimi bitirmek istiyorum. Bildiğiniz gibi Nemrut Hz İbrahim”i Ateşe attığı zaman bir topal karınca ağzına bir su almış yangına doğru gidiyormuş. Bu karıncayı etraftan görenler onu biraz da alaya alarak,”Sen bu halinle böyle acele acele nereye Gidiyorsun?” diye sorarlar. Bu topal karınca da der ki-Hz İbrahim”in ateşini söndürmeye gidiyorum-

Etrafındakiler gülerek ve alaylı bir şekilde yahu senin ağzında ki su Memrut”un ateşine ne yapabilir ki?Topal karınca: -“Olsun, ben tarafımı ve niyetimi ortaya koyuyorum ya siz ana bakın” diye cevaplamış.

Mahmut ağabeycim biz senin yanındayız. Şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.”

Haber: Turkiye Esnaf Gazetesi

Not:Habere eklentiler devam edecek….İkitelli Organize Sanayi ile uzaktan yakından ilişkisi olan her kesin sindire sindire okumasını önemle öneririm. Okuyun, okutun önerin…

Turkiye Esnaf Gazetesi Esnafın Gözü Kulağı Dili, esnafın esnafla buluşma noktası olarak ve  olmazsa olmaz duyarlılığı ile de esnafın tarafsız bir duruşla sözcüsü olmaya devam edecek.

 

 

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz