•  
  •  
  •  
  •  
Son Dakika
23 Temmuz 2019 Salı

İkitelli Organize Sanayi Bölgesi İkinci Milat”a İmza Attı

18 Ekim 2018 Perşembe, 22:21

İkitelli Organize Sanayi Bölgesi Olağanüstü Genel Kurulu, 53 Genel Kurul Üyesinin katılımıyla İkitelli Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığı Toplantı Salonunda yapıldı. Genel kurullu sisteme geçerek, tarihinde birinci milata imza atan İkitelli Organize Sanayi bölgesi Yönetim Kurulu Heyeti bu kez de haklarında dava açılan İkitelli Osb Yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu üyelerini görevden aldı ve bu durum bölge tarihinde ikinci milat olarak değerlendirildi.

Yapılan İkitelli Osb Olağanüstü Genel Kurulu”nda İkitelli Osb Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Tunalı, İkitelli Osb Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sebahatdin Kayas, İkitelli Osb Yönetim Kurulu Yedek Üyesi Nedim Çırpıcı”nın İkitelli Osb”ndeki görevlerinin devamı ve görevlerinin sonlandırmasıyla ilgili oylama yapıldı. Yapılan kapalı oylama da geçerli 53 oyun 30”u yukarıda adları geçenlerin görevlerine son verilsin derken, yine yukarıda adı geçenlerin göreve devam etmelerini isteyen oy sayısı 23”te kaldı.Yapılan kapalı oylamada sandıktan yukarıda adları açıklanan yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu üyelerinin görevlerine son verme kararı çıktı.

İkitelli Osb İdari İşler Müdürü İlknur Kaplan”ın davetlileri toplantı salonunda ki yerlerini almaları için yapılan davet anonsu ile Genel Kurul üyeleri salonda ki yerlerini aldılar.

Olağanüstü Genel Kurulun açılış konuşmasını İkitelli Osb Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Tunalı yaptı. Nihat Tunalı yaptığı açılış ve selamlama konuşmasının ardından Gündem Maddesi uyarınca Divan Heyetinde yer alacak isimleri okudu ve gündem ile ilgili açıklamalarına ve doğacak cevap haklarıyla ilgili konuşma yapacağını belirterek, sözü divana bıraktı.

Divan Heyeti için okunan isimler oy birliği ile divana seçilerek divan heyetinde ki yerlerini aldılar.

İkitelli Organize Sanayi Bölgesi için adeta 2.Milat olarak anılacak Olağanüstü Genel Kurul”un divan heyeti şu isimlerden oluştu. Divan Başkanı Yusuf Akgün, Divan başkan yardımcısı Selim Us, Divan Katibi Mehmet Mutlu,Oy sayım memurluğuna Sezai Ünlü seçildi.

Olağanüstü Genel Kurulun Gündeminin 3.maddesine gelindiğinde Divan Başkanı Yusuf Akgün, davetlileri saygı duruşu ve istiklal marşımızın okunmasına davet ederken,”Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin kurucusu ve atalarımızın ve şehitlerimizin gazilerimizin ve dünkü son şehidimize kadar bu vatan toprakları üzerinde bizler için kendilerini feda eden kahraman silahlı kuvvetlerimiz ve emniyet güçlerimizin ruhlarına ve içimizden ebediyete intikal etmiş dost ve arkadaşlarımızın ruhları için sizleri saygı duruşuna ve akabinde istiklal marşımızın okunmasına davet ediyorum. Buyurun efendim”diyerek, yalpan Osb Olağanüstü Genel Kurulun takip eden gündem maddelerinin okunmasına,müzakere edilmesine ve oylanmasına devam etti.

Gündem Maddelerinin Müzakere edilmesi sırasında özellikle de gündemin 4.maddesinde başlayan sert tartışmaların dozu 5.maddeye gelindiğinde zaman zaman daha da sertleşmeye başladı.Divan Başkanı Yusuf Akgün Konuşmacıları ve genel kurul üyelerini genel kurul kanun ve kaidelerine riayet etmeleri için divana yakışan uslub içinde uyarmaya devam etti. İkitelli Osb Olağanüstü Genel Kuruluna katılan ve Nisap Cetvelinde şu isimler yer aldı:

Nihat Tunalı, Sebahatdin Kayas, Salim Balekoğlu,Nedim Çırpıcı,Mehmet Nemci Uslu,Murat Göl,Mehmet Vural Koç,Yusuf Tokdemir,Kazım Özeren,Sefa Özel,Mustafa Topçuoğlu,Mehmet Maşuk Gülaçar,Mehmet Zengin,Cemal Bacakcı,Hasan Kılıç Arslan,Özkan Karayel,Ali Karadağ,Mahmut Mustafa Aydın,Hasan Tahsin Karagöz,Osman Nuri Avcı,Mustafa Aslankaya,Yahya Erol,Nuri Konak,Aziz İyiokur, Celal Yıldırım,Şaban Gülbahar,Dursun Uzunhasanoğlu,İhsan Alper,Mustafa Keskin,Hakan Tunç,Zeynel Altunay,Mehmet Çiçek,Ahmet Hacısoylu,Recep Özer,Fazlı Eroğlu,Fatma Paşabeyoğlu,Mustafa Kaçmaz,Mehmet Ali Artan,Mehmet Şişmanoğlu,Hakan Tunç,Muharrem Uygur Ozay,Mustafa Dinç,Sami Aydan,Ali Cevat Karahan,İsmail Üzümcü,Mahmut Mustafa Aydın,Nuri Aydın,Ebubekir Aydın,Yusuf Hikmet Kaya,Fatih Ökçe A.Ş,Erdal Şeneroğlu,Ercan Özsivri,Muhammed Eşbah,Şaban Gülbahar,Yusuf Akgün,Mehmet Mutlu,Selim Us ve Sezayi Ünlü.

KİM NE DEDİ:

Divan Başkanı Yusuf Akgün, Olağanüstü Genel Kurul”da Nihat Tunalı”nın yaptığı konuşmanın kesildiğini, konuşmasına devam edip etmeyeceğini sorarak, Nihat Tunalı”nın sözlerine devam edeceğini söylemesi üzerine Nihat Tunalı kürsüye davet edildi. Nihat Tunalı şunları söyledi:

“Sayın Kooperatif Başkanlarımız, çok değerli katılımcılarımız, kıymetli sanayicilerimiz,değerli misafirler. Bizlere yönetimin tebliğ edilmesi sonucu, ikitelli organize sanayi bölgemize her katılımcımıza aynı mesafede durarak herkesin her işini yapmaya gayret ederek çalıştık. Biz bizlerden öncede buraya görev ifa ederek hizmet eden bölgemiz adına burada taş taş üstüne koyan her kese, bütün başkanlarıma yönetim kurulu üyelerimize, bütün üyelerimize, şahsım yönetim kurulum ve denetim kurulum adına şükranlarımı arz ediyorum. Buraya hizmeti geçen her kese saygılarımı sunuyorum. Bizler görev yaptığımız her süreçte iyi niyetle, öz veriyle çalışmaya özenle gayret gösterdik. Şu anda içinde bulunduğumuz başkanlık planımızı elektrik dağıtım binamızı ve onu son sistem cihazlarla donatılarak uzaktan erişimle hizmet etmesini. Bölgenin yetişmiş ara elaman ihtiyacına katkısı için İosb Teknik kolejini bu okuldan mezun ettiğimiz öğrencilerimizin tamamı ya sanayimizde istihdam ediliyor, ya da girmiş oldukları üniversitelerde okuyorlar. Okulumuz il milli eğitim müdürlüğünce de örnek eğitim kurumu seçildi.220 Kilometre yer altı kablosu döşedik. Daha temiz daha verimli olması için enerji kullanımı için  tüm enerji hatlarımızı yer altına aldık. Koperatiflerimizin ikitellimizin genel aydınlatmalarının İosb tarafından devir alınarak sitelerimizin genel aydınlatma gideri olarak fatura risklerinden kurtarılmasını sağladık. Gsm şirketleriyle sözleşmeler yaparak, İosb ye kaynak yarattık gelir sağladık. Hiçbir bedel ödemeden tahmini olarak yaklaşık 1 milyon dolar değerindeki fiber optik kablolama işini yaptırdık İosb”nin kasasından bir tek kuruş çıkmadan bölgemize bu hizmeti Türktelekom vasıtasıyla sağlamış olduk.

Bu son dönemde çıkan yönetmelikle kooperatiflerimizde onaylı imar planlarında  yükseklikleri düşük olan kooperatifleri yükseklikleri emsal arttırmadan H12 şeklinde tek kat olarak yönetim planında çıktı. Ancak bu hiçbir sitenin sorunu çözememektedir. Bizler bakanlığımızla ilgili daire başkanı şube müdürü ve diğer ilgililer ile gerekli görüşmeleri yaptık, ön onaylarını aldık, yönetim kurulu kararlarını çıkardık, imar hakları ve imar plan tadilatarını hazırladık ve bunun da gerekli izah edilen kooperatiflerimizin bir çok sıkıntılı sorununu çözebilecek ve bir devrim niteliğinde bir çalışma yaptık, son aşama olan son taktik aşamasına getirdik plan tadilat meselesini.38 tane sanayi sitemizin ve hepinizin imar planlarının notlarının plan tadilini gerçekleştirdik. Bunlar komisyondan çıkarak, yürürlüğe girecek, yeni bir tasdikinden sonra hepinizin ve 38 tane sanayi sitemizin bir çok sorununu da çözme olanağına kavuşmuş olacağız. İkitelli sınırları ve faaliyetleri içinde ki iosb ön teknik kolejinin iosb”nin kendisinin eğitimci olmaması nedeniyle her türlü yetkinin iosb tarafından belirlenmesi koşuluyla işletmesinin bir egitim kurumuna verilmesinden kaynaklı 5 yılda 113 bin 353 lira 49 kuruş lira zarara uğratılması gerekçesiyle müfettiş raporuna istinaden o yılda ki yönetim kurulu üyelerine dolasıyla şahsıma T.C.İstanbul 27. Asliye Ceza Mahkemesince 2018/501 sayılı dosya numarasıyla yargılanmıştır.

Bizler yönetim kurulu olarak, yaptıgımız ve genel kurula geçtimiz, sizler tarafından da İkitelli Osb Yönetim Kurulu başkanlığına getirildiğimiz 7 Şubat 2018 tarihinden bu yana yaklaşık 8,8.5 aydır biz iosb için her türlü öz veriyi gösterdik, bundan böylede bu öz veriye hazırız. Burada diğer gündem maddelelerinde de söz hakkım çıktığı sürece gerekli açıklamalarda bulunacağım. Bu olağanüstü genel kurulumuz aslında iki maddeden oluşuyor.Birincisi bu dediğim bizim bahsi edilen dava meselesi ve diğeri de yetki hizmetiyle alakalıdır…Sayın katılımcılar biz iosb için her türlü özveriye hazırız. Biz üzerimize düşeni yapmaya hazırız.Yapılan bu genel kurula da bunun sözünü veriyoruz.

Artık ikitelli de birlik beraberlik sağlamanın bir noktada olmanın zamanın gelip geçtiğinin bilinci içindeyiz ve  herkesin huzurunda özellikle bu birlik beraberlik için bu genel kuruldan sonra ve yıl başından sonra yapılacak genel kurulda artık aday olmayacağımı ve ikitellinin birlik ve beraberliği için elimden gelen her türlü öz veriyi, gayreti çabayı ikitelli için gösterecegimi herkese öncelikle bir deklere etmek istiyorum. Bu yapılan toplantıyı yönetmek üzere bizler bir divan başkanı, divan başkan yardımcısı, divan katibi ve oy sayım memuru olarak divan heyeti listesi hazırladık. Divan Başkanı olarak Sayın Yusuf Akgün”ü, divan başkan yardımcısı Selim Us”u, divan katibi Mehmet Mutlu”yu ve oy sayım memurluğuna Sezai Ünlü”yu öneriyoruz. Sözlerime şimdilik son verirken, bu toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyor, bu divanı oylarınıza sunuyorum.Etmeyen var mı? Divan heyeti oy birliği ile seçilmiştir. Yapılan bu toplantıyı yönetmek üzere divana seçilen arkadaşlarımın divandaki yerlerine geçmelerini rica ederim. Teşekkür ediyorum. Hayırlara vesile olsun.”

BAKANLIK TEMSİLCİSİ BİLGİLENDİRDİ

Divan Heyeti Yerlerine geçtikten sonra Divan Başkanı Yusuf Akgün”den müsaade istiyerek genel kurul katılımcılarını bilgilendirme konuşması yapan Bakanlık Temsilcisi şunları söyledi:

“Sayın Yönetim kurulum, sayın denetim kurulum. Kooperatiflerimizin kıymetli başkanları, sayın azız katılımcılar. Sayı çoğunluğu ile buradayız. Toplantının yapılan muhteviyatı kayıt altına alınıyor. Bunu herkesin bilmesini burada açıkça söylemek istiyorum. Bizler burada mevzuata ve uygulamaya aykırı bir işlem yapılmaması için varız. Sayın yönetim kurulu başkanımıza, denetim kurulu üyelerimizin sayın katılımcılar burada 40 dakikalık bir gecikme yaşanmaştır. Bakanlık adına sizin yanınızdayız. Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sayın divan başkanım buyurun.”

YUSUF AKGÜN

İkitelli Osb Yönetim Kurulu Başkanlığı için yapılan olağan genel kurulun divan başkanlığına seçilen ve genel kurulu yönetmek üzere açılış ve selamlama konuşması yapan Başkan Yusuf Akgün konuşmasında şunları söyledi:

“Sayın bakanlık temsilcisi değerli kooperatif başkanı arkadaşlarım, sanayicilerim ve ikitelli organize sanayi bölgesinin katılımcıları, hepinizi en kalbi duygularımla selamlıyor ve hepinize genel kurul adına hoş geldiniz diyorum.

Değerli genel kurul üyeleri. Bu bir olağanüstü genel kurul. Normal bir zamanda yapılmamıştır. Sayın başkan başında da ifade etmeye çalıştı. Bu toplantının muhteviyatı iki maddedir esasında. Geriye kalan maddeler rutin maddelerdir. Bunu da ben kanun ve ana sözleşmenin hükümleri içerisinde adil ve adaletli bir şekilde yönetmeye sizlerin de desteği ile çalışacağım. Ama en büyük desteği de sizden bekliyorum. Şimdi yoklama ve açılış yapıldı. Divan başkanlığı seçimi yapıldı. Divana seçilen kişilerin divan heyetinde bulunan kişilerin buradaki genel kurul tutanağını imzala yetkisinin buraya yazılmış bu genel kurulun tutanağının imzalama yetkisi bu heyete verilmiş. Kabul edenler lütfen parmağıyla işaret buyursunlar efendim. İndirin efendim.Kabul etmeyenler lütfen. Evet oy birliği ile kabul edilmiştir. Saygı duruşu yapıldı. İstiklal marşımız okundu.

Sayın genel kurul üyeleri şimdi gündemin 4.maddesine geçmiş bulunuyorum. Gündemin 4.maddesini okumak suretiyle bilgilerinize sunmak istiyorum.

İkitelli Organize Sanayi Bölgesinin uygulama yönetmeliğinin Yönetim kuruluna seçilen seçilme şartları başlıklı 38.maddesidir. İstanbul 27.Asliye Ceza Mahkemesinde 2018/501 esas sayılı dosya ile haklarında kamu davası açılmış ve Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Tunalı, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sabahatdin Kayas ve Yedek Üye Nedim Çırpıcı”nın görevden alınması” (azli)”nın hususu görüşülerek ayrı ayrı karara bağlanması. Bu maddeyi müzakere edeceğiz.

İsterseniz bu maddeyi müzakereye açmadan önce Divan olarak bu meselenin Teknik Boyutunu arz etmek isterim.

Değerli genel kurul üyeleri, adı geçen yönetim kurulu hakkında yapılan hem idari hem de savcılık soruşturmalarında mevcut iddia edilen suçların işlediklerine dair kuvvetli ve dava açılmasına yetecek düzeyde delilin varlığı müfettiş raporları ve savcılık aşamasında bilir kişi raporlarıyla tespit edildiği belirtilerek, sözü edilen dava açılmış olup, adı geçen yönetim kurulu üyeleri şüpheli sıfatıyla sanık sıfatına geçmemişlerdir. Ayrıca adı geçen yönetim kurulu üyeleri hakkında soruşturma ve dava devam etmektedir. Bahsi geçen konular bağımsız ve tarafsız yargı makamlarına intikal etmesi sebebiyle bizim burada bu konuda bir yargılama yapmamız ve hüküm vermemiz asla söz konusu değildir. Sözü edilen dava hakkında adil ve adaletli kararı yargı makamları verecek olup, verilen bu karara da hepimiz saygıyla uyacağız.

Hem dava konusu işlerden hem de soruşturması devam eden işlemlerden ciddi ve tutarlı iddilar bulunmakta ve delillerde varlığını müfettiş raporları ve savcılık aşamasında ki bilir kişi raporlarına dayanmaktadır. Bu olaylardan doğrudan zarar gören İkitelli Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığı”nın Tüzel Kişiliğidir. Yani bu olaylardan zarar gören İkitelli Organize Sanayi Bölgesi”yle birlikte İkitelli Organize Sanayi Bölgesi”ni oluşturan katılımcılar ki bu konu katılımcılar ve hepimizi doğrudan ilgilendirmektedir. Bir davada hem zarar gören müşteki, hem de suçu işlediği iddia edilen kişiler olmamalıdır. Bu davada hem müşteki, hem sanık olması hem iosb”nin de Osb”nin de bir bakımdan sanık sandalyesine oturtulması sonucunu doğuracaktır. İosb nin itibarı konusunun buna göre değerlendirilmesi gerekmekte ve ayrıca bu teknik bir mesele ve hadise olduğundan biz burada yanlı asla olamayız. Bu olay böyle bir olaydır diyor, Yusuf Akgün olarak ve bu bölgenin kurucularından iki numaralı bir isim ve insan olarak 35 senedir bu bölgeye hizmet etmiş bir ağabeyiniz, arkadaşınız ve kardeşiniz olarak, ikitellinin adının kötüye çıkmasını asla ve asla arzu etmem.

DİVANA İKİ ÖNERGE VERİLDİ

Şimdi bu hususta bu maddeyle ilgili iki adet önerge geldi. Gelen bu önergeleri de okuyalım ve ondan sonra da müzakereye geçelim.

ÖNERGE 1

Gündemin 4.Maddesi…Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müfettiş Teftiş Raporu çerçevesinde suç duyurusu sonucu açılan davalardaki suçlamaların aynı fiillerden kaynaklanmış olması, tüm sanıkların aynı dosya ile yargılanıyor olma nedeniyle söz konusu işlemlerin dava sonuçlanıncaya kadar mahkemesi görülen adı geçen kişilerin görevden el çektirilmesi hususunda ayrı ayrı değil, tek seferde birlikte oylanmasını ve bu oylamanın gizli yapılmasını öneriyoruz. Saygılarımızla. Önergeyi verenler Aziz İyiokur, Şaban Gülbahar, Mustafa Topçuoğlu ve Mehmet Mutlu.

ÖNERGE 2

Divan Başkanlığına,gündemin 4.maddesinde ki İstanbul 27 .Asliye Ceza mahkemesinde 2018/501 esas sayılı dosya ile haklarında kamu davası açılmış olan Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Tunalı, Yönetim kurulu Başkan vekili Sabahatdin Kayas, Yedek Üye Nedim Çırpıcı”nın görevden alınmalarının yani Azlin hususu görüşülmesine aynı dosyada olması nedeniyle oylamaların tek bir oylama ile yapılması hususunu genel kurulun takdirlerine arz ediyoruz. Saygılarımızla. Önergeyi verenler: Hakan Tunç, Kazım Özeren, Vural Koç, Cemal Bacakçı, Selim Us ve Yusuf Tokdemir. Birbirlerinden habersizce olduğu anlaşılan aynı doğrultuda olan bu önerge de okunmuştur.Bu önergenin bir tanesinde diyor ki üçü bir oylansın ama oylama gizli yapılsın. İkinci önerge bu konuda bir şey belirtmemiş.Takdir genel kurulundur.Sizler ne diyorsunuz?

Şimdi arkadaşlar bu 4.maddenin lehinde ve aleyhinde konuşmak üzere sanayicimizin zamanın da çok kıymetli olduğu bilinciyle hareket ederek varsa taraflardan birer kişiye söz verelim. Konuşma süresini de belirleyelim. Her ne olursa olsun ama bu kurulu burada uhul ve suhul içerisinde yapalım, yürütelim. Lütfen kişisel konuşma yapmayalım. Herkes yaptığını yaptı. Biz burada kimseyi yargılamıyoruz. Kimseye suçlu demiyoruz. Ta ki bu görülen dava sonuçlanıncaya kadar.

MÜFETTİŞ TUTANAK RAPORU OKUNDU

Türkiye Cumhuriyeti Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Rehberlik Teftiş Başkanlığı Müfettişi Seyhan Bayramcı ve Müfettiş Yardımcısı Çağrı Büyük tarafından hazırlanan 02.02.2017 tarihli ve 2017/1 sayılı raporla açıklandığı üzere olay tarihinde İkitelli Organize Sanayi Bölgesi özel hukuk tüzel kişinin mülkiyetinde bulunan Başakşehir ilçesi ikitelli Süleyman Demirel Bulvarı no 16 sayılı yerde faaliyet gösteren Teknik ve Endüstri Meslek lisesinin Demirbaş ve Tefrişatıyla birlikte kiralanmasında imzası bulunan İkitelli organize Sanayi bölgesi yönetim kurulu başkanı şupheli Nihat Tunalı ile Yönetim Kurulu üyesi Hasan Tahsin Karagöz,Sebahatdin Kayas ve Nedim Çırpıcının yapılan sözleşmede kira bedelini emsallerinden düşük göstererek Teknik ve Endüstri Meslek Lisesini Demirbaş ve yatırımlarıyla ilgili kiralanması işleminden İkitelli organize sanayi bölgesine ait kaynak ve imkanlarının usulsüz ve bölgenin zararına başka kişi ve kurumların menfaatine olacak şekilde kullanmak suretiyle yönetimini yaptıkları ikitelli organize sanayi bölgesini 113.353.049 lira zarara uğratarak görevlerini kötüye kullandıkları anlaşılmakta. Şüphelilerin üzerlerine atılı suçtan yargılanmaları yapılarak, eylemlerine uyan yukarıda açıklanan sevk maddesi göre ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesi kamu adına talep ve iddia olunur. 07.07.2018.

4.madde uyarınca okunan ve yapılan açıklamalar doğrultusunda ilgili maddenin müzakeresiyle alakalı konuşmak isteyenler soruldu ve isimleri alındı. 5 dakikalık konuşma süresi belirlenerek konuşmak isteyenlere konuşma ve söz hakkı verildi.

AZİZ İYİOKUR:

"Kouşmasını yapmak üzere kürsüye davet edilen İsdök Yönetim Kurulu Başkanı Aziz İyiokur şunları söyledi.“Sayın divan, değerli bakanlık temsilcisi. saygı değer başkanlarım, saygı değer sanayicilerim. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Genel kurul, aşağıda arz edeceğim hususlar tamamen bağlı bulunduğumuz Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının müfettiş raporlarına dayanmaktadır.Kendimle alakalı asla bir şey yok.Burada söyleyeceğim takdim edeceğim tüm hususlar elimdeki müfettiş raporunda mevcuttur. İstenirse hemen verebilirim. Sevgili başkan biraz önce 113 milyar dediniz. O da burada var biraz sabret lütfen.Özellikle Nihat Tunalı, Sebahattin Kayas, Nedim Çırpıcı ve Hasan Tahsin Karagöz yargı önüne çıkıp bu müfettiş raporlarında yer alan suçlamalardan aklanmaları gerekmektedir. Çünkü bu meselenin temelinde İosb”nin imkanlarını başka kişilere menfaat sağlamak için kullandıklarına dair belge ve tekzipler vardır. Bunlara gelince birincisi okul İnşaatı, 2013 yılı bayındırlık birim fiyatlarına göre en ucuz okul yapılarının metre kareleri 650 tele iken sözü edilen okulun metrekare birim fiyatı 2 bin teleye mal edilmiştir. Bayındırlık birim fiyatlarına göre 13 milyon liraya bitirilmesi gereken İosb Okulu yaklaşık 40 milyon liraya mal edilmiş, aradaki 27 milyon lira fiyat farkının izahı mümkün değildir.

İnşaatı yapan Alfa Kount Yapım İnşaat ve Sanayi limitet şirketi. 4 şirketi olmasına rağmen unvan değiştirerek Faktör Yapı Taahhüt Ticaret limitet şirketi olarak karşımıza çıkmakta. Ve okulun atölye ekipmanlarını satmaktadır. Her nedense bir inşaat şirketi uzmanlık gerektiren okul laboratuarı malzemeleri işine girerek, milyonlarca liralık iş yapabilmiştir.

İkinci mesele İkitelli Organize sanayi bölgesi Teknik Endüstri lisesinin kiralanması konusu. Biraz evvel 113 bin lira bahsettiğiniz konu…

Dönemin yönetim kurulu üyeleri Osb”nin mülkiyetinde olan okulu emsal değeri altında kiraya vererek bu 113 bin değil, 1 milyon  481 bin 392 lira İosb”nin zararına ve ayrıca eksik gayri menkul ve kira gelir kaynağını tekzib edilmiştir.

Bunu ben değil elimizdeki iddianame böyle söylüyor. Ayrıca hesaplama yapılırken de arsanın metrekare fiyatı 1 tele olarak gösterilmiştir. Eğer mahkeme kanalıyla tekzip yapılması halinde zarar rayiç bedel göz önünde bulundurulursa zarar 10 milyon liraya  tekziptir. Kaldı ki yapılan hesaplamada 2017 ve 2018 kiralamaları yoktur. Gerçek zararın mahkeme kararıyla yapılması ve kararın kesinleşerek haksızlığın giderilmesi zorunludur. Müfettiş raporları aynen bu şekildedir.

Sayın Nihat Tunalı 113 bin tele zarar olduğunu ve bu zararı ödettiğini her yerde dile getiriyorsun ve biraz öncede burada söyledin. Savcılığlın bilir kişi ve bakanlığın müfettiş raporlarına göre asıl zararın minimum 1 milyon 481 bin teledir. Bunu bu şekilde söylemediniz.

Bu arada çok daha önemli bir konu var ki, bu hesaplar yapılırken okula alınan malzeme fiyatlarının olmamasıdır. Bu konuda sayın Nihat Tunalı, Sayın Sabahatdin Kayas, Sayın Nedim Çırpıcı, Sayın Hasan Tahsin Karagöz, hakkında İstanbul 27.Asliye Ceza Mahkemesince

2018/501 esas sayılı dosya ile görevi kötüye kullanma suçlamasıyla dava açılmıştır.

Bir kişi yargılandığı davada hem sanık hem de müşteki olamayacağına göre ve yukarıda bahsedilen davalar açıldığına göre, davalarda sanık olarak adı geçen kişilerin Osb organlarında yer alması Osb Tüzel kişiliğine hak ve menfaatleri açısından çıkar çatışmasına neden olacaktır. Kaldı ki söz konusu ceza davası olup, osb tüzel kişiliğini konuya müdahil olup zarara tanzim için  mükellef muhataplar var. Ayrıca bu güne kadar Osb”nin uğramış olduğu zararla ilgili davada açılmamıştır.

Bu konuda dava açmayı düşünüyor musunuz sevgili başkanım. Denetim Kurulu da buna göz yummuştur. Hatta benim denetim kuruluna sunduğum gerekçeye cevap bile vermemiştir. İhaleye fesat karıştırma suçlamasıyla savcılık soruşturma başlatmıştır. İstanbul Cumhuriyet Baş Savcılığınca 2018/115-71 esas nolu dosya ile ihaleye fesat karıştırma iddiasıyla soruşturma başlatılmış ve yetkili mahkemeye tarihi için dosya Anadolu Ağır Cezada Mahkemeye verilmiştir. Sayın Nihat Tunalı, Sebahatdin Kayas, Nedim Çırpıcı ve Hasan Tahsin Karagöz bu dosyada sanıktır. Böyle bir önemli konuyla ilişkin bu raporun detaylarını bilmeyenler bu son derece önemli bir konunun görüşülmesinde ne kadar doğru karar verebilecekler.Bunun için tarafıma yeterli ek sürenin verilmesi gerekiyor.Başkanım özetle bu okul başkaları değil, Nihat Tunalı”nın tanıdık ve ortakları tarafından kiralanmıştır. Bunu burada herkes de bilmelidir. Nihat Tunalı”nın damadının burada ismi var.

Başkanım burada çok daha önemli bazı şeyler var ama arkadaşlar beni konuşturmadılar. Ama ben Nihat Beye tek bir şey sormak istiyorum ve sözümü bitiriyorum. Nihat Bey Esnaf ve sanatkarlar odasından alınarak, sarf malzemelere varıncaya kadar Osb”nin parasıyla yapılan okulun ikinci kısmını kiraya vermeden önce damadınla ortak bir şirket kurdun bunu inkar edemezsin. Bu eyleminizle şimdi hakim önüne çıkacak olan yargılanan bu arkadaşlara bunu söyledin mi. Damadının şirketiyle malzemeleri aldığınız şirketlerle adresiniz aynı mıdır, değil midir? Müfettişler aralarında bağ var diyor, bunu Nihat bey yönetim kurulu üyelerine söyledi mi? Damat bu şirketlere ortaktır dedi mi? Herkese teşekkür ediyorum.”

ŞABAN GÜLBAHAR:

“Sayın divan değerli katılımcılar, aziz misafirler hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Bir defa şunu öncelikle ifade etmek istiyorum ki, bizim burada bulunan hiçbir arkadaşımıza bir ard niyet bir değişik düşünce içerisinde değiliz, asla da hiçbir arkadaşımızın mağdur olmaları için bir niyet arzu ve bir talebimiz asla yoktur, olamaz.

Zira bu dava burada Ahmet”in, Mehmet”in veya herhangi bir katılımcının açtığı bir dava değil. Bu bağlı bulunduğumuz bakanlığın yetkili müfettişleri tarafından iddianameleriyle savcılığa gönderilmiştir. Dolayısıyla bu işin etik olan tarafı bu suçlamalarla alakalı olan arkadaşlarımızın etik olarak kendilerinin istifa etmiş olmaları gerekiyordu. Çünkü siz Osb”nin hak ve menfaatlerini en doğru şekilde korumak mecburiyetindesiniz. Böyle bir iddianamede bir milyon 400 küsür bir zarar var iken ve siz ona müdahil olmazsanız, dolayısıyla da sorumlu olduğunuz osb”nin haklarını korumamış olursunuz. Bu nasıl olacak? Hem şüpheli sıfatıyla savcılık tarafından hakkınızda bir soruşturma açılmış, hem de hala siz o makamda oturuyorsunuz? Bu durum bölgemiz adına asla doğru ve etik bir şey değildir. İkinci bir hususta ben şunu vijdanen söylüyorum. Nihat Tunalı bey maalesef kendi hatalarından dolayı diğer adı geçen arkadaşları kurban etmiştir. Bunları arkadaşlar imzalamışlar ama arkadaşların çoğunun haberleri yok. İşte nitekim biraz önce damadının bu şirketlerde ortak olduğunu bu arkadaşlar biliyorlar mıydı?Bu ve buna benzer bir çok hususu gündeme getirebiliriz. İkinci bir hususta bu günkü toplantı zımmen de olsa ibra manasına gelir. Yani hatır için iki aylık bir süreden bahsetti arkadaşlar. Değerli arkadaşlarım. Bu davalar, madem ki savcılığa intikal etmiş, dolayısıyla bizim bu arkadaşlara iki ay daha zaman vermemiz demek, zımmen de olsa bu arkadaşları ibra etme manasına gelecektir. Ben bunu kendi adıma ve bölgem adına asla doğru bulmuyorum. Elinizi vijdanınıza koyun ve bütün oylamalarında buna göre yapın. Çünkü biz burada hepimiz arkadaşız, bu bölgedeyiz. Birbirimize karşı sevgi sayı muhabbet çerçevesi içinde olmamız gerekiyor. Dolayısıyla burada el kaldırıp şöyle olsun demesi, biri el kaldırıp böyle olsun demesi, burada taraftarlığa dönüşür ve taraflar arası da hiç hoş olmayan bir durum meydana getirir. Oylamanın gizlilik içinde yapılmasını öneririm, bu hususta bir önerge verildi zannediyorum. Bu oylamaların tamamen kapalı yapılmasının çok daha doğru olacağını düşünüyorum. Hepinize sevgi ve saygılar sunuyorum. Sağ olun var olun.”

HASAN TAHSİN KARAGÖZ:

“Sayın divan, bakanlığımızın değerli temsilcisi çok saygı değer katılımcılar, sesimden anlaşıldığı üzere biraz rahatsızım. Sürçi lisan edersem lütfen beni bağışlamanızı rica ediyorum.Ben şu anda Aziz İyiokur u dinlerken ikitelli de sanki eşkıya bir düzen oluşmuş, eşkıya bir yönetim oluşmuş, Allahtan korkun yahu…Bu rakamları neylen çarptınız, hangi veriye göre çarptınız, Allahtan korkun arkadaşlar… O gün bu okula bir tane talip yoktu. İnsan bu kadar yalan konuşmaz. Ağzına yalan makinasını koymuşsun konuşuyorsun. Dost dediğin arkadaş dediğin Nihat Tunalı ya daha düne kadar baba dediğin bilinmiyor mu…Ne oldu da böyle oldu. Ne oldu menfaatin ne ki babalık bitti. Bu gün bağdan ayrı oldu, iki telli düşmanı oldu. Ben gerçekten bu durumu çok merak ediyorum. Bu rakamları nasıl buldunuz arkadaşlar. Yani bu binayı yapan teknik insanlar bayındırlık birim fiyatlarıyla yaptılar. Her zaman söylerim arkadaşlar…Yan yana iki dükkan var birinin kirası 10 liradır bir diğerinin kirası 5 liradır. Ben bir an önce kira alacağım diye de elbette 5 liradan verebilirim. Sevgili dostlar, eğri yaptık, doğru yaptık. O doğrunun içinde eğride olmuş olabilir, yapılmış olabilir. Ama şunu övünerek söylüyorum ki bugün o okulda okuyan çocuklarımız meslek sahibi oluyor, ekmek sahibi oluyor, gerçekten de bu gün yine aynı şey olsa ben o günkü yönetimde ki arkadaşlara da söyledim. Bizim amacımız insan yetiştirmekse düzgün insan yetiştirme kriterlerini öne almak gerekir. Bugün bir çok çocuk orada eğitim görüyor ve sonunda da ekmeğini kazanıyor. Ama biz bunu bugün burada fırsatçılığa dönüştürmeye çalışıyoruz. Bu çok çirkin bir durum. Bu bizlere yakışmıyor, Bu ikitelliye de yakışmıyor, Sanayici bizden üretim hizmet bekliyor, sanayici bizden ucuz enerji bekliyor, sanayici burada birlik beraberlik bekliyor, sanayici kendisine nasıl yardımcı olunması gerektiğini bekliyor, burası için zararlı olacak yalanları elbette üretmek mümkün. Ama bugünde olsa ben aynı imzayı yine atarım. O okul bugün bölgemizde Türkiye nin yüz akıdır. Şaban bey de burada iki dönem başkanlık yaptı. Her sene okulun açılışlarına gitti. Koltukları kabara kabara o gençleri selamladı, o gençler ekmek sahibi oluyor diye bu bölge adına hepimizin koltukları kabardı. Uç kuruş için bir damla suda lütfen fırtına kopartmayalım. Burada da hiç kimse kendini yargı yerine koymasın, müfettişler herkese her şeyi araştırır ve yazar. Valinin hakkında da yazar, belediye başkanının hakkında da yazar sana da yazar, bana da yazar. Bunu her kes temcit plavı gibi pişirip durarak burada hizmet üreten iş üreten insanları karalamaya kalkmasınlar. Eğer biz burada birbirimizi karalamaya kalkarsak, bunun asla sonu gelmez.

Arkadaşlar biz burada birbirimizi karalamaya kalkarsak bunun sonu gelmez. Bunun önünü alamayız. Bu olayı aşiret meselesine, kan davasına dönüştürmeyin. Hepimiz diyoruz ki, hepimiz, belli bir süreçten geçtik, belli bir aşamalardan geçtik, geçiyoruz. Burada yüzlerce insanı yönetiyoruz. Ama ne yazık ki, bu bölgede biz kendi kendimizi yönetemiyoruz. En doğru kararı vijdanıza danışarak vermenizi bekliyor, hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”

SEBAHATDİN KAYAS:

“Sayın başkan, sayın bakanlık temsilcimiz,değerli kooperatif başkanı arkadaşlarım, değerli katımcılar ve misafirler hepinizi saygı sevgi ve muhabetle selamlıyorum.

Bu gün burada yönetim kurulu üyesi olan 4 tane arkadaşımız hakkında açılan davanın şu andaki madde davanın davayla alakalı bir oylama yapılacak. Bu da kanundan gelen efendim haklarında kamu davası açılan ilk genel kurulda göreve devam edip etmemeleri hususu görüşülür. Buna istinaden de bu maddeyi konuşuyoruz, bu maddeyi oyluyoruz. Ve

Değerli arkadaşlar bizim hakkımızda açılan davanın iddinamesini biraz önce okudu arkadaşımız. Ama arkadaşlarımız maalesef Aziz bey okumaya çalıştığı iddianamenin içine bile bir takım mübataları katmak süretiyle sanki olmamış şeyleri efendim bir takım rakamlar ile telaffüz etti. Bir takım hezeyanlardan bahsetti. Bize açılan dava net arkadaşlar. 113 bin küsür lira. Bir dava…Evet bakanlık müfettişlerinin tespit ettiği o günkü rayiç bedellerle iki farklı okulun ucuza kiraya verildiğine dair rapor var. Ve biz Şaban bey ile yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde, Şaban beyin başkan vekili olduğu dönemde okul hakkında konulu yazıyı yazdık. Okul da bu eksik olan kirayı ödemek süretiyle, ondan sonraki kirayı güncellemek süretiyle şu anda da kira kaybı gibi şey söz konusu da değil. Açılan dava bu.

Biz burada bunu oylayacağız. Ama burada çıkıp başka şeylerde varmış gibi konuşma yaratmak bana göre bu maddenin ruhuyla bağdaşmayan ve bu genel kurulla bağdaşmayan şeyler. Burada bu raporları tekrar tekrar anlatmaya gerek yok. Bu raporlar yaklaşık bir senedir herkesin elinde de geziyor. Herkese de dağıttınız. Bir daha aynı şeyleri tekrar tekrar temcit plavı gibi ne diye garip garip konuşuyorsunuz. Arkadaşlar burada bu oylama yapılacak. Bu oylama burada 4 arkadaş içindir. Ve bu arkadaşların yönetimi devam etsin veya etmesin gibi bir karar çıkacak. Çıkacak bu karar şu bakımdan son derece önemli ve tarihi bir karar olacaktır. Biz burada aynı zamanda ikitellinin geleceğini oylayacağız. Bundan sonra her altı ayda bir genel kurul yapma mecburiyetinde kalmayalım.

Şu anda ülkemiz çok önemli meselelerle ekonomik meselelerle boğuşurken, ekonomik krizler ile boğuşurken, biz burada Osb ye hangi arkadaşımızı getirelim, gelen hangi arkadaşımızı indirelim getirelim yönetimde kimler yer alsın kavgasını yapıyoruz. Buraya yazık ve günahtır. Burada 22 bin tane işletme 300 bine yakın çalışanımız var. Şu anda biz onların işleriyle aşlarıyla meşgül olacakken burada gelip bizler neler ile uğraşıyoruz. Ben bugün burada bulunan herkesin sağ duyu ile aklı selim ile karar vereceğini bekliyorum. Bunun önümüzde ki genel kurulda listeler yapılır, olağan bir seçim ile burayı yönetenler yeniden seçilir. Biz buraya darbe ile gelmedik. Sizlerin seçim kararlarıyla geldik, getirildik. Biz buraya seçimle geldik. Biz o müfettiş raporlarından beri burada iki dönem daha seçim yaptık. Bir dönem Şabah bey ile yönetim kurulu üyeliği yaptık ve bu ikinci dönem. Yani her kez hakkında kamu hakkıyla dava açılabiliyor. Her dava açılanlara görevden el çektirilirse yarın yöneticiyi nasıl ve nereden bulacaksınız. Böyle bir geleneğin önünü açarsak, yarın burada görev yapacak hiçbir arkadaş bulamayız. Onun için burada bulunan ben herkesin sağ duyusuna güveniyorum. Tabiî ki genel kurulun almış olduğu karara vereceği karara herkes saygı duyacak. Ama burada insanları, yani burada öyle rakamlar anlatılıyor ki arkadaşlar o raporları ciddi ve sağ duyu ile okursanız bu okulun sadece metrekaresi 50 kuruş ucuzdur diye açılmış bir dava…Onu da görürsünüz. Ama görmek istemediğiniz zaman da zaten hiçbir şeyi görmezsiniz. Ben hepinize saygılar sunuyorum. Hepinizin aklı selim ile hareket edeceğinizi düşünüyorum ve buradan çıkacak kararında her kes için bağlayıcı olacağını biliyorum. Eğer bizim aleyhimize bir karar çıkarsa biz onada uyarız. Bizim için önemli olan unutmayalım ki bu ikitellinin selametidir. Bu gün burada yapılan bu kurul ikitellinin selameti yönünde gelişmesini temenni ediyorum. Ben burada görev yaptığım süre içinde İkitellinin hayrına ne varsa getirmeye çalıştım. Burada başak şehir ilçesinin kurulmasından beri bütün kamu imkanları ne varsa buraya taşımaya yardım etmeye çalıştım. Sanayi bölgemizde ne gerekliyse olması gerekiyor olanla ilgili de ne gerekiyorsa o yönde yapılması gerekenleri sürekli yaptım. Hepinizde buna şahitsiniz. Ama yazıktır. Burada insanları zan altında göstermek kimsenin de haddi değildir. Bir dava görülüyor yüce yargı bir karar verecek. Yargının kararına da her kes saygı duyacak. Bu bu kadar basit. Bir mahkeme bir yargılama varken burada kendi içimizde adeta ikinci bir mahkemeyi kurmak ben bu durumu çok etik bulmuyorum. Hepimiz şunu bilmeliyiz ki buradan çıkacak kararın hepimizi bağlayıcı olmasıdır. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Hepinizi Allaha emanet ediyorum.”

ALİ KARADAĞ:

“Değerli hazirun, bakanlığımızın saygı değer temsilcisi değerli katılımcı arkadaşlar, kürsüye çıkamadığım için hepinizden özür diliyorum. Bir rahatsızlığım var. Bel fıtığı sorunu yaşıyorum. O nedenle de izin verirseniz yerimden konuşmak istiyorum.

Değerli arkadaşlarım 4562 sayılı yasanın çıkış amacı sanayicilerin devlet kurumlarıyla olan ilişkilerde çektiği zorlukları kısmen hafifletmek için yeniden yönetim anlayışıyla bir yasa çıkartıldı. Özel hukuk Tüzel kişiliği bu yasayı alın siz kendi kendinizi yönetin siz kendi ihtiyaçlarınızı kendi anlayış ve imkanlarınızla ve gayretinizle çözün. Ama bunu yaparken de devletin temel kurallarını sakın ha ihlal etmeyin. Bunu yaparken bu konunun iki temeli var. Bir burada ki katılımcıların ihtiyaç sahipleri kendi ihtiyaçlarını gidermesi. Bunun yanında da her hangi bir kargaşa olmaması için kişisel menfaatlerin ön plana çıkmaması için kurumların ve insanların birbirlerine küskünlük ve imtiyaz geliştirmemeleri için devlet yasayla kamu olarak sizleri denetleyeceğim demiş. Bu yasanın ruhunda yatan budur. Ve bununla ilgili de yönetmelikler çıkarılmıştır. Burada yönetim seçilmiştir. Yönetimde ki arkadaşlar kendi anlayışları, kendi düşünceleri kendi fikirleri doğrultusunda bazı kararlar almışlar ve uygulamışlardır. Kamu adına kendi içimizde ki denetçi arkadaşlarımız bu uygulamalardan rahatsızlık duymuş ve bakanlığa yani kamu adına tarafsız olarak hareket ederek ve bakanlığa müracaat ederek buranın yetkilendirilen elemanlarının denetlenmesi istenmiş. Yapılan bu denetleme sonucunda da biraz önce arkadaşlarımızın bahsettiği iddialar gündem bulmuş, hayat bulmuş. Ve bu iddiaların kamu adına gerçek olup olmadığını araştırmak üzere yargıya müracaat etmiş. Ve bu arkadalar adına yargıda dava açılmış. Yargıda dava olan bu arkadaşlar ceza alabilirler, beraat edebilirler, yaptıkları uygulamalar pasifize edilebilir veya edilemez. Şunu özellikle belirtmekte yarar var ve burasının iyi anlaşılması gerekiyor. Biz burada bu arkadaşları yargılamak için toplanmadık. Biz kanun,yasa, yönetmeliklerle bağlı olduğumuz sorumluluklarımızla bağlı olduğumuz kamu düzenini koruma adına burada toplandık.

Kamu düzeni de bir toplumun temel taşıdır. Şimdi kamu düzenini korumak için bu arkadaşların görevlerini bir şekilde bırakmalarını söylüyor bağlı olduğumuz ana sözleşme. Dolayısıyla burada biz sadece burada arkadaş soruyor. Arkadaş siz buranın sakini ve katılımcıları olarak tarafları olarak isterseniz bu yanlışı yapan, veya yanlış yaptıkları iddia edilen arkadaşları görevden uzaklaştırırsınız. Ta ki yargılanıp aklanıncaya kadar veya görevlerinde bırakırsınız ne haliniz varsa görün. Ben kamu olarak bu sebeple sizlere müdahale etmem. Ancak ilerde ben yasal olarak müracat eder bu arkadaşların görevden el çektirmelerini isterim diyor kamu. Bizim burada oylayacağımız bu. Arkardaşlarımız yanlış mı yapmışlar eksik mi yapmışlar doğru mu yapmışlar işte bunun kesin sonucunu tabiî ki yargı verecek.

Dolayısıyla ben arkadaşlarıma sadece şunu söylüyorum. Diyorum ki değerli arkadaşlarımız hizmetleriniz başımızın tacıdır. Allah razı olsun. Hepiniz ne mutlu burada hizmet ettiniz. Temsil ettiniz insanlara hizmet getirdiniz ama bunu yaparken bazı hatalar yaptınız. Şimdi biz okul açtık. Bütün bunlara sebebiyet veren asıl mesele nedir. Sizi bu yönetime seçen bu insanlara bu konuyu danışmadınız. Ve kamunun nizamına düzenine riayet etmediniz. İhalenin şartnamesini belirlemediniz. Gerekli araştırma ve tetkiklerini kamu oyunun vijdanını rahatlatacak şekilde yapmadınız. Şimdi de suçlandınız, suçlanıyorsunuz. Burada bu iddialar oylanacaktır. Hepimiz aynı camianın insanları olarak aramızda husumet getirmemek doğrultusunda bende bu oylamanın gizli yapılmasını arzu ediyor ve hepinize saygılar sunuyorum.”

NİHAT TUNALI:

“Sayın genel kurul üyeleri aslında hepiniz biliyorsunuz. Biraz önce arkadaşımın söylediği hususlar gerçeğe aykırı, kendi tespitleri. Müfettiş raporu var. Doğrudur.

Müfettiş raporuyla bize açılmış olan sadece ve sadece biraz önce divanda okunan dava dışında açılmış başka bir dava yok. İleride açılır, açılmaz. Soruşturma vardır yoktur, savcı ne kadar verir onu bilmiyoruz. Ama açılan sadece bu 112 binlarayla alakalı davadır. Kafaları karıştırmanın bir anlamı yoktur. Efendim okul 650 liradan 40 bin liraya falan yok öyle bir şey ya…Resmi evraklar öyle değil çünkü. Arkadaşlar ben hiçbir şeyi germek falan istemiyorum. Burada hepimiz her gün yine yüz yüze bakacağız. Biz 7 Şubat 2018 de buraya seçildiğimizde bakınız bu söylenen müfettiş raporlarının hepsi vardı. Bundan önce de Sayın Şaban Başkanımızın döneminde de vardı. Bunların hepsi de sizlere de dağıtılmıştır. Sonradan ne hikmetse bunlar tekrar ısıtıldı soğutuldu, bir takım yeni algı operasyonları ile tekrardan hepinize sunulmaya başlandı. Yahu bunlara gerek yoktu. Ben gerekli şekilde ifade ettim. İkitellinin selameti, ikitelli için yapmamız gereken birleşmek, bütünleşmek, buraya yapılacak çok şey var. Onları yapmak gerektiğini ve bundan sonraki yılbaşından sonra ki genel kurulda bir daha başkanlığa adaylığımı koymayacağımı deklere ettim. Yeterki bölge birleşsin. Bu iki zıt kutup burada ortadan kalksın. Arkadaşlar burada kiralama işiyle alakalı teftiş raporuna istinaden 7 şubatta biz seçilmeden önce müteşebbis heyet kararı ve yönetim kurulu kararıyla yeminli Stk uzmanlarına bir plan değerlendirmesi yaptırıldı. Yapılan değerlendirmede okulun kirasının yüksek olmadığı ve düşükte olmadığı yeminli denetçilere yaptırıldı. Bunlarda burada arkadaşlar. Arkadaşlar bu okul bu okul şu anda İkitelli Organize Sanayi Bölgesinin iftihar ettiği onurlandığı hepimizin gururlandığı yıllık olarak 800 ila 1000 kişinin mezuniyet verdiği ve tamamının sanayide çalıştığı ya da okumak istediği üniversiteye gittiği hepimizin gururlandığı il milli eğitim müdürlüğünce türkiyenin örnek okulu seçildi. Sporcularıyla yunanistanda altın madalya alıp, göndere türk bayrağını diktirip istiklal marşını dinleten ve hepimizi gururlandıran bir okul. Bakın arkadaşlar Türkiye de 325 organize sanayi bölgesi var. Bunların 72 sinde okul var. 47 tanesi Osb lerin kendi okulları. Bu osb lerin kendi okullarının 46 tanesi senelik 2 ila 10 milyon lira siz katılımcılardan sanayicilerden para topluyor, okula veriyor, bütçesi olarak sadece Türkiye de bizim bu okulumuz aylık 200 bin lira osb ye gelir ödüyor. Kiraladığımız şirketteki bütün yetkiler Osb ye. Plandığımız şirketteki bütün yetkiler baştan sonuna kadar da her şey osb nin. Firma ise sadece işletiyor. Arkadaşlar elinizi vijdanınıza koyun. Allah var yukarıda…Yargı bizim kusurumuz varsa bizim cezamızı da verir. Hiç kimsenin bir şey demesine, azletmesine gerek kalmaz. Biz onurumuzla şerefimizle zaten bırakır gideriz. Ona kalmadan da zaten bırakıp gideceğimizi de  deklere ediyoruz. Ama bu ikitelli organize sanayi bölgesinin bir artık kutuplaşmayı bırakıp, birleşip bütünleşmeye ihtiyacı olduğunu söylüyor, bunu savunuyoruz. 

Arkadaşlar 7 şubattan önce burası müteşebbis heyet ile yönetiliyordu. Bu yaptığımız işlerin tamamı bu genel kurul yerine geçen müteşebbis heyete her ay her şey getirildi. İhalesi de getirildi. Para ödemesi de getirildi. Ve kirası da getirildi. Bunların hepsi o müteşebbis heyetle ibra edildi. Tamamı. Yani genel kurulca ibra edildi. Ha tamamı, hepsi. Ama yapılan şikayet üzerine gelen müfettiş haklıdır, haksız değildir, biz kendimizi hakimin savcının yerine koymamıza gerek yok. Arkadaşlar ben çok kısa şunları da özetlemek istiyorum. Osb de yapılacak çok fazla işler proje var. Bunlar birlik ve beraberlikle çok büyük şeyler yapılması gerekiyor. Basit örnekler vermemiz gerekirse, 01.07.2017 tarihinde çıkan 7033 sayılı yasa ile yani Üretim Reform Pakati adlı çıkan yasayla bu paket altındaki kanun ile osb lere üniversite açma yetkisi verildi. Üniversite açabilmek için bir vakıf kurmak gerekiyor. İkincisi bir devlet üniversitesinin himayesini almak gerekiyor. Üç yüz milyon lira teminat gerekiyor. Bunu osb açarsa bunların hiç birisi gerekmiyor. Ugraşmamız gereken şeyler bizlerin birbirimize bir şeyler atmak değil, buralardan gitsin gelsin demek yerine bu tur buna benzer örneğin devlet yeriniz var osb nin. Kreş açarsak teşvik veriyor. Örneğin daimi fuar alanı yerimiz var. Örneğin yapılacak çok işimiz var. Biz artık bu sanayicimize ne gibi ve ne kadar daha güzel hizmet edebiliriz diye mücadele etmeliyiz. Hakkımızda davalar değil, dava bir tanedir.O davanın dışında açılmış şu an itibariyle başka bir dava yoktur. O davayı da biz kabul ediyoruz. O davanın kiralamanın, yazıyı da getirebiliriz. Biraz önce de okudu arkadaş.O davanın dışında açılmış şu an itibariyle bir dava yoktur. Burada oylanması gereken odur. Yönetmeliğin 38 . maddesinde böyle bir şey olduğunda genel kurula getirilmesi önerilir, getirilmezse yönetim sorumludur der. Biz kendimiz getirmek istedik. Ama genel kurulu yönetim olarak biz aldık. Benim arkadaşlarım da bu olağan üst genel kurul kararını alırken yönetimimle denetimimle sonuna kadar bu iş bizim namusumuz biz bunun arkasındayız dedik. Hep beraber bu kararı aldık. Benim sevgili kardeşim hakan başkanım bana ikitellinin tapusunu verseler, ben Nihat başkanımla çıktım yola dedi. Yanındayım dedi, hepinizin huzurunuzda dedi. Arkadaşlar burada biz bu davayla ilgili 38 nici maddeye göre koyduk. Sizin huzurunuza da getirdik. Biz genel kuruldan kaçmıyoruz. Burada kurulun kararına son derece saygılıyız. En küçük alacağınız karardan sonra, çıkacak karardan sonra biz kalırız gideriz takdir sizlerindir. İhtiyaç duyarsanız şu işte gel danışalım derseniz, ne derseniz bizler de bu ikitellinin hizmetindeyiz. Git derseniz eyvallah diyeceğiz. Ama şu ikitelliye yapılacak çok şey var. Artık burayı birleştirelim, bütünleştirelim. Arkadaşlar biraz önce 40 milyon dediler.

Müteşebbis heyetle 9 firmadan teklif alınarak sözü edilen okulun kabası yaptırıldı. İlk yapım aşamasında esnaf ve sanatkarlara bir bölümü verilmişti. Esnaf sanatkarlar onu yapamayıp bıraktıktan sonra o bölümü 5 milyon lira esnaf ve sanatkarlara (İstesob) a ödeyerek bu bedelin ödenmesi sonucu ile de orası da Osb”ye kaldı. Onunda tamamı yaptırıldı. Söylenen ve denilen rakam 9 milyon 800 bin, demirbaşlar, tefrişatlar, Cnc makinaları, tüm gerekli alet edevat bunun içindedir. Bu sözü edilen rakam okul inşaat rakamı değildir. Yani 40 milyon denilen rakam. Arkadaşlar ben hepinizin vakti çok değerlidir. Çok söyleyecek şey var. Her şeyin belgesi var. Bununda hesabını aslanlar gibi çıkacağız mahkemede vereceğiz. Bizler sizlerin sağ duyusuna inanıyor, güveniyoruz.Hepinize yönetim ve denetim kurulum adına saygılarımı sunuyorum.

AZİZ İYİOKUR:

“Sayın divan, sayın genel kurul, biraz evvel ikitane abi buraya çıkarak dedi ki Aziz İyiokur yalan makinası, doldurmuş doldurmuş buraya gitmiş yazmış…Burada okuduklarımla sözlerimle Allah yukarıda şahittir ki ben buraya kendimden hiçbir şey yazmadım. Elimde bulunan sözü edilen dosyada yer alan müfettiş raporları ne diyorsa ben onu buraya getirdim koydum.

Okudum. Kısa kesceğim fazla da uzatmayacağım. Kesin ve kesinlikle ben Nihat abimim de Hasan Abimi de Sabahatdin abimi de vallahi billahi onlar beni sevmese de ben onları çok seviyorum. Ama doğruyu da söylemek zorundayım. Bir abi dediki şimdi kiracı aradık kiracı bulamadık. Nihat abi diyor ki müfettişe kiralama noktasında kendi ifadesi ben kiralama noktasında ilan milan vermedim hiçbir şey de aramadım diyor. Nihat abi tabiî ki biraz evvel okulla alakalı konuştunuz öğrencilerden bende onlar ile gurur duyuyorum. Ama benim burada derdim Sen buraya niye damadına veriyorsun…Niye damadına veriyorsun…Damat işin içerisine girdiği zaman bir şaibe söz konusu oluyor. Şimdi millet diyecek ki bu okul damadımın değil ama diğer okul damadımın. Damadının ortaklarıyla diğer okulun ortakları da aynı.Teşekkür ederim.”

ŞABAN GÜLBAHAR:

"Sayın divan,değerli katılımcılar, şimdi tabi arkadaşlarımız ben şunu hep başından beri söylüyorum. Gönül çok arzu ediyor ki bu mahkemenin sonucunda arkadaşlarımız aklansın beraat etsinler. Biz bu sonuca fevkale de seviniriz.

Fakat biliyorsunuz mahkamelerde önce usulden başlarlar ki sonra esasa geçilir. Burada usulsüzlük hususunda yanlışlıklar var. Mesala biraz önce arkadaşım söyledi. Bazı arkadaşlarımız kendi verdiği ifadelerinde diyor ki kendi sözleriyle okuyorum. Diyor ki biz önce bu arkadaşlar ile anlaştık. Daha sonra da formalite gereği ihaleye çıkardık fiyatlar aldık. İşte zaten usul burada. Müfettişlerinde buraya dikkati yoğunlaşıyor ve oluşan intiba da burasının ahbap çavuş ilişkisi içerisinde işletiliyor. Burası yarı devlet kuruluşu. Bakın yani arkadaşlar kötü niyetli olmayabilir. Ben bu arkadaşların iyiniyetli olduklarına da kaniyim. Ama bir takım hadiselerle de adeta kendi kendilerini ihbar ediyorlar. Bu yanlış. Ha arkadaşlarımız burasının açılması için gayret sarfetmişlerdir şudur budur vesaire…Ama devlet böyle bir şey tanımaz. İkinci bir hususta diyor ki bizim itirazımız m138 bin liradır. Ama bu dosya o kadar kalın ki…Burada verilen rakamlar böyle değil. İkincisi de bizim başka davamız yoktur diyor. Bakınız bugün yarın gelecek. İhaleye fesat karıştırmak suçlamasıyla savcılık soruşturma başlatmıştır. Bakınız tarihi heiniz alabilirsiniz. Bakınız diyor ki. İstanbul Cumhuriyet Baş Savcılığının 2018 -49-75 dosyada erzak satış ihaleyle ilgili ihaleye fesat karıştırma soruşturma başlatılmış, mahkeme için dosya Anadolu ağır ceza mahkemesine gönderilmiştir diyor. Ve burada bu arkadaşlarımızın isimleri var. Ben Tahsin beyi severim, bu arkadaşların bundan haberleri yok. Nihat bey bu arkadaşları aklıyacaktı. Ben başında da söyledim. Şimdi de söylüyorum. Hem osb nin başında otuacaksınız, hem osb nin haklarını kötüye kullanacaksınız. O zaman osb nin haklarını kim koruyup kim arayacak. Benim şahsi kanıma göre de bu arkadaşların etik olarak istifa etmeleri gerekirdi. Hatta şu andan itibaren istifa etsinler biz bu oylamadan çıkalım. Arz olunur efendim teşekkür ederim.”

NİHAT TUNALI:

“Çok değerli katılımcılar, bu kadar çok fazla uzatıp vaktinizi almak istemediğim için, çok fazla detaylara girmedim ama bir kere kullanılan bir kere kullanılan damadı ortak denilen. Bizim okulu kiraya verdiğimiz şirket ayrı ve benim damadım da orada ortak değil.

Benim damadım bankalar caddesinde ki ayrı bir şirketin açtığı okulda ortak. Ama ordaki ortakların ortaklıkları orda da var mı var. Ama okulun bizim verdiğimiz okulda damadım ortak falan değil. O şirkette de her hangi bir bağı bağlantısı yoktur. O şirkette ortak değil. Arkadaşlar hepinizin oğlu damadı, şuyu buyu ikitelli sınırları içinde bir iş yaparsa çok büyük işte böyle suçlanırısınız ha…Arkadaşlar burada canlı şahit var. Başkanlarımızın içinde burasını kiralamaya çalıştığımızda bütün yönetim kurulumuzca bizler final, sadece iki okul müdürlerini ve sadece iki okul yetkililerini bir başkan getirdik kiralayabilmek için. Bize kira değil, bir kuruş veremeyip, taç giydirdik başlarına.Gazeteye ilan falan vermedik. Böyle bir mecburiyetimiz yok. Bu yönde yasa çok açık. Bu gelenler canlı şahittir, hala müdürler görevdedirler. Evet hiç kimse tutmadı. Talip olan arkadaşlar Bağcılar Güngören de açmış bulunduğumuz Çıraklık okulunun müdür ve hocaları geldim. Müteşebbis heyete bir sunum yaptılar. Müteşebbis heyet onları dinledikten sonra toplandık ve bunlara verilmesi kararı alındı. Zamanın valisi yönetim kuruluyla 7 sefer beşer altışar saat toplantı yapıldı. İl milli eğitim müdürü muammer bey de başında olmak üzere İstanbul”un en başarılı 8 tane müdüründen konuyla alakalı brifing aldırdı. Sonuçta baktık ki bunu biz çalıştırırsak deminde ifade ettiğim gibi aylık 10-15 milyon lira okula Osb”den yani sizlerden para toplayıp yıllık biz oraya o parayı vermek zorunda kalacağız. Bunu burada işten anlayan birine verin, yetkileri kendinizde tutun şeklinde bir öneri geldi.Bu itibarla müteşebbis heyet kurul kararıyla yani genel kurul yerine geçen karar ile de biz bunu yaptık. Benim müfettişe okuduklarım doğrudur. Tekrar ediyorum. Eksiğimiz varsa da bunun cezasına katlanırız. Ama biz bunu çok iyi niyetle yaptık. Ve o zamanın koşulları içinde en doğru şekilde yaptık. Burada ifade etmek istediğim şey şu: Arkadaşlar biz burada kendimizi hakim savcı yerine koymayalım. Orası zaten karar verecek. Şimdiye kadar da hiçbir duruşmaya çıkılmamış, iki hafta önce buraya bütün sizleri başkanları davet ettiğim aylık istişare toplantısında şu an burada değil, kaymakamımız buradaydı. En sonunda söz istedi. Size küçük bir fıkra anlatayım dedi. Arkadaşlar zamanın birinde bir vali bir ile tayin olmuş.Bir süre zaman geçtikten sonra özel kalem müdürü valiye demiş ki sayın valim mülkiye müfettişler geliyor. Vali de gelsin demiş, sayın valim mülkiye müfettişleri yolda demiş, vali olsun demiş, mülkiye müfettişleri sayın valim müfettişler kapı da demiş. Vali o zaman açın kapıyı gelsin demiş. Artık vali özel kalemine dayanamış ve siz niye telaşlanıyorsunuz ki…Ben buraya geldiğimden beri burada hiçbir iş yapmadım ki mülkiye müfettişi gelip bende ne bulacak ki, telaşlanmanıza gerek yok ki demiş. Hatırlarsanız katılanlarının bilir bunu hepimize anlatmıştı sayın valim. Benim de hakkımda üç tane dava var dedi. Birinden beraat ettik. İkisi sürüyor dedi. Arkadaşlar biz hakim savcı olmayalım. Kamu görevi yapanlar bu gibi durumlarla her an karşı karşıya ve yüzyüzedir, bu gün bize yarın bu görevi yapacak bütün arkadaşlarımıza ve her kesin başına gelebilecek bir olaydır bu olay. Burada bir çığır açmayalım. Burada yeni bir olgu yaratmayalım. Bu görevleri yapan arkadaları bu tür davranışlar ile suçlanmaya devam edersek, buraları yönetmeye insan bulamaz hale geliriz. Bu tür davranışlardan uzak duralım. Sağ duyularınıza inanıyor, hepinize saygılarımı sunuyorum.”

YUSUF TOKDEMİR:

“Evet değerli katılımcılar hepinizi saygıyla muhabetle selamlarım. Biz denetim kurulu olarak bu  davanın arkasında sağında solunda önünde bir konuşma yapmayacağız.

Biz ikitelli organize sanayi bölgesinde taşlarının artık yerine oturmasına insanların birbiriyle, katılımcıların birbiriyle el ele tutuşmasına bu bölgenin huzur ve sükün içerisinde sağlıkla verimli bir şekilde yönetilmesini sağlamak için bir adım atılmasını istiyoruz katılımcılardan.Sayın başkan buradan ifade etti. Dedi ki önümüzde ki iki ikibuçuk ay içinde yapılacak seçimli genel kurulda seçim maddesi koyacağını yönetim kurulunun belirlenmesi ve seçim maddesi koyacağı o seçim maddesiyle de kendisinin de aday olmayacağını buradan hepinize deklere etti. Bir şey istiyorum. Diyor ki ben mahkemeye gideceğim ve hesabımı vereceğim. Yapmış olduğum tüm iş ve işlemlerin hesabını vereceğim. Nihayetinde müfettişin yapmış olduğu tespitler kendi tespitleridir kendi yorumlarıdır, savcılığın hazırlamış olduğu fezleke kendi fezlekesidir. Kendi yorumudur. Ben orada aklanırım veya kusurlu hareket etmişimdir onun da cezasını çekerim. Hal böyle iken bizim bu gün burada yapmamız gereken şu. Bizden bir şey istiyor bu arkadaşlarımız. Diyor ki önümüzde ki genel kurula kadar biz buraya onurumuzla geldik, buradan bizleri onurumuzla beraber gönderin. Biz de denetim kurulu olarak bu durumun çok abzurt bir talep olmadığı kanaatindeyiz. Ha zira bu kadar şaiya ve dedikodudan sonra burada bu 2.5 ay içerisinde ciddi bir iş ciddi bir yatırım ciddi bir ihale olsaydı vallahi de billahi de sizlerle birlikte hareket ederdim ve böyle bir talepte bulunmazdım. Evet 2.5 ay içiresinde…sizlerle birlikte hareket ederdim. Arkadaş sizlerin hakkınızda bir takım iddialar var kusura bakmayın ya istifa edin, ya da sizlerin bu ihaleyi yapmanız için bu kadar şaibe bu kadar dedikoduya maruz kaldığınız için sizlere bu görevi ifa etmeniz için biz size müsaade edemeyiz. Önümüz de bulunan bir kiralama davası. 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018 e 501 esas sayılı dosyasıyla beraber bir kiralama…Bununla ilgili bizce denetim kurulu olarak bu arkadaşların bu ikibuçuk aylık 2019 senesinin birinci ay içerisinde yapmayı planladıkları ikinci aya ne kadar sarkar mı sarkmaz mı?Yetişeceği kanaatindeyim. Bu süre içerisinde görev devam etmelerini. Onurlarıyla burada geldiler seçildiler, onurlarıyla beraber buradan gitmelerini arzu etmekteyiz. Ve bütün ikitellide ki katılımcılarla beraber el ele tutuşarak,2019 senesi içinde yapacağımız genel kurulda arkadaşlarımızı aşağıda ki salonumuzda tespit ederek buradan oy birliği ile gitmelerini istiyoruz. Bu arkadaşlarımız burada yaptıkları görevlerde kişi kayırmadıkları sürece görevlerini kötüye kullanmadıkları sürece ufak tefek hataları kusurları dikkate alınmayabilir. Sonuna kadar da arkalarında olacağız olmak istiyoruz.

Ve aziz bey burada bir şey söyledi. Denetimin göz yumduğu şeklinde bir açıklama yaptı. Ben buna buradan bir cevap vermeyeceğim. Raporların Osb ye geldiği tarihler belli. O tarihte denetim kurulu üyeleri belli. Geçirmiş olduğumuz 8 aylık süre içerisinde kim ne söylerse söylesin. Burada yapmış olduğumuz denetimlerde en ufak yönetim kurulunun her hangi bir kusuru her hangi bir irticabı söz konusu değil. Bu konuda tabiî ki kişilerin şikayetleri tutumları serbestirler.

Mevlananın güzel bir sözü vardır. "Kusursuz dost arayan dostsuz kalır." Anadolu da çok güzel sözler var. Kan kan ile yıkanmaz. Kan kan ile yıkanmış olsaydı, Yunanistan ile bizim asla bir araya gelmemiz gerekirdi. Polatlıya kadar geldiklerinde Anadolu”da yemedikleri halt yapmadıkları mezalimlikler kalmamıştı.

Şimdi sözümü toparlıyorum. Arif Nihat Asyanın Şaban abininde çok sevdiği bir şiirini Gök Mavi Başak Sarışın, Adı ne güzeldir Barışın. Evet burada barışla yaşamak istiyoruz. Cahit Sıtkı Tarancı"nın "Memleket İsterim gök mavi, dal yeşil,tarla sarı olsun;kuşların çiçeklerin diyarı olsun.Memleket isterim ne başa dert,ne gönülde hasret olsun;kardeş kavgasında bir nihayet olsun.Memleket isterim ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;kış günü her kesin evi barkı olsun. Memleket isterim yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun; olursa bir şikayet ölümden olsun" Hepinize saygılarımı sunuyorum.”

YUSUF AKGÜN:

“Değerli genel kurul üyeleri 4.maddede açılan müzakerede 8 arkadaşımız söz aldı. Konuştu. Sataşma oldu. Söz hakkı doğanlara söz hakkı verdik. Bu şekilde müzakereyi bitirdik. Şimdi bize iki tane önerge verildi. Hepisi bir arada oylanması, hepisi aynı manada ancak bir önerge diyor ki oylamanın kapalı oyla yapılmasını istiyor. Tabi oylamanın ne şekilde yapılmasına da bu genel kurul karar verecek.

Herkes burada konuşmaları izledi, dinledi, akıl mahkemesini yaptı, oylamaya geçeceğim. Oylamaya geçemden evvel ben çok üzülüyorum. Bölgenin kurucusu olarak.Buraların sıfırdan arazisini alıp kamulaştırmasını yapan bir insan olarak, 15 sene Başkan vekilliği yapmış 8 tane vali ve vali muaviniyle çalışan bir insan olarak Allahıma bin defa şükürler olsun ki bir liraylan muhatap olmadım. Bir lirayla. Bütün ana arter yolları yaptım. Bütün bölgenin parselasyonunu yaptım. Belediyeden 7 milyon lira aldım onu da hibe olarak aldım. Devletten 8 milyon dolar aldım. Bir kuruşta hakkı huzur almadık. 50 lira alıyorduk. Onu da bir vatandaşın çocuğuna veriyorduk. Bu İkitelli"ye çok emek vermiş bir arkadaşınız olarak ben çok üzülüyorum.Duyduğum bu olaylar beni üzüyor. Yani bu sade kira meselesi olsa derim ki ya bunda bir şey yok.

Konuşmacıların ve katılımcıların Divan Başkanı”nın hatta Bakanlık Temsilcisinin zaman zaman konuşmalarına müdahale edilen Osb Olalğanüstü Genel kuruluna Divan Başkanlığı yapan Yusuf Akgün”ün konuşmasına da müdahele edilmesi üzerine Divan başkanı Yusuf Akgün, “Ama müsaade edin benim de kişisel konuşma hakkım var”diyerek,Bakanlık Temsilcisinden bu hakkının olup olmadığını sordu. Söz alan Bakanlık Temsilcisi, “Sayın divan başkanım kiymetli sanayiciler 60 tane katılımcının 56”sının oy birliğiyle seçmiş olduğunuz divanın ve divan üyelerimizin konuşma görüşme fikir beyan etme hakları vardır. Bunu bu bölgede yönetici olarak hepinizin bilmesi gerekir”diyerek, Yusuf Akgün”ün konuşmasına devam edip etmeyeceğinin Divan Başkanı sayın Yusuf Akgün”ün tasarrufuna ait olduğunu söyledi.

“Bu kadar” diyerek konuşmasına devam eden Yusuf Akgün sözlerine şu şekilde devam etti:

“Değerli genel kurul üyeleri,hayatımda kimseye çamur atmadım. Bilerek yalan söylemedim. Onurumdan şerefimden hiçbir yerde bir taviz de vermedim. Şimdi gelelim bu seçimin açık veya gizli oy ile yapılmasına. Bu işin açık veya gizli oyla yapılması hususunda önergeler var elimde. Birisi diyor ki kapalı oyla yapılsın. Bu önergenin hususunu oylarınıza sunuyorum. Yapılacak oylamanın kapalı oyla yapılmasını kabul edenler lütfen işaret buyursunlar. İki oyu olanlar iki elini kaldırsın. Oylamanın kapalı yani gizli oylama ile yapılmasını isteyenler 32. Nisap sayısına göre salt çoğunluğun ortaya çıkmasıyla oylamanın kapalı yani gizli oyla yapılması kabul edilmiştir.Arkadaşlar bir birlerini kırmasınlar dökmesinler diye bende kapalı oylama olmasını istiyorum efendim.Bakın arkadaşlar birbirlerimizin yüzlerin bakamayacak duruma düşmeyelim.Gizli oyla bunu bu şekilde çözelim.”

OY KULLANMA ŞEKLİ ANLATILDI

Bakanlık Temsilcisi oylamanın yapılması hakkında ki muhteviyatı ve bilgilendirmeyi yaptı.Oylamada kullanılan oy pusulaların geçerli oy sayılmasıyla alakalı detayları açıklanırken oy kullananın tercihini belirteceği kutuya çarpı işareti koyması kararlaştırıldı.

Nisap cetveline göre çıkacak sonucun salt çoğunluk aranması önerildi. Divan Başkanı Yusuf Akgün ve Bakanlık Temsilcisi 53 Geçerli oyun 29 artı bir olarak belirlenmesine karar verdiler.ve genel kurul üyelerini bilgilendirdi. Ve oylamaya geçildi. Oylama göreve devam ve göreve son şeklinde yapılması karara bağlandı. Haklarında dava açılan ve halen yönetimde olan arkadaşların burada oy kullanamayacakları bir kez daha hatırlatılarak, açıklandığı şekliyle nisap cetvelinden isimler okunarak oylamaya geçildi.

Oy kullanımı Toplantı Nisap Tutanağından isimler tek tek okunarak oy pusulası ve zarflar verilerek oy kullanıcılar kabinlere geçip tercihlerini yaptıkları oyları zarflarına koyarak şeffaf kilitli seçim sandığına oy kullanma işlemene başladılar. Yapılan gizli oylama nisap cetvelinde yer alan isim sıralamasına göre yapıldı.

Listede şu isimler yer alıyor:

1-Salim Balekoğlu

2-Mehmet Nemci Uslu

3-Murat Göl

4-Mehmet Vural Koç

5-Yusuf Tokdemir

6-Kazım Özeren

7-Sefa Özel

8-Mustafa Topçuoğlu

9-Mehmet Maşuk Gülaçar

10-Mehmet Zengin

11-Cemal Bacakçı

12-Hasan Kılıç Arslan

13-Özkan Karayel

14-Ali Karadağ

15-Mahmut Mustafa Aydın

16-Hasan Tahsin Karagöz

17-Osman Nuri Avcı

18-Mustafa Aslankaya

19-Yahya Erol

20-Nuri Konak

21-Aziz İyiokur

22-Celal Yıldırım

23-Şaban Gülbahar

24-Dursun Uzunhasanoğlu

25-İhsan Alper

26-Mustafa Keskin

27-Hakan Tunç

28-Zeynel Altunay

29-Mehmet Çiçek

30-Ahmet Hacısoylu

31-Recep Özer

32-Fazlı Eroğlu

33-Fatma Paşabeyoğlu

34-Mustafa Kaçmaz

35-Mehmet Ali Artan

36-Mehmet Şişmanoğlu

37-Hakan Tunç

38-Muharrem Uygur Özay

39-Mustafa Dinç

40-Sami Aydan

41-Ali Cevat Karahan

42-İsmail Üzümcü

43-Mahmut Mustafa Aydın

44-Nuri Aydın-Ebubekir Aydın

45-Yusuf Hikmet Kaya

46-Fatih Ökçe A.Ş

47-Erdal Şeneroğlu

48-Ercan Özsivri

49-Muhammed Eşbah

50-Şaban Gülbahar

51-Yusuf Akgün

42-Mehmet Mutlu

52-Selim Us

53-Sezayi Ünlü

BAKANLIK YAZISI OKUNDU:Divan Katibi olarak Bakanlıgın size gönderdiği yazıyı okuyurom:

Bu itibarla Organize Sanayi Bölgesi uygulama yönetmeliğinin yönetim kuruluna seçilme şartları başlıklı 38.maddenin 5.bendinde ki Azil veya Göreve Devam Oylamasının nasıl yapılacağına, özel ve tüzel düzenlemeye yer verilmiş olduğu,esasında anılan yönetmeliğin yukarıda açıklanan maddelerde ki hükümlerinin uygulanması gerekmekte olup, oylamaların açık-gizli şeklinde ve adı geçenlerin tek tek veya birlikte oylanmasının yapılıp yapılamayacağına ilişkin olarak genel kurul katılımcılarının karar vermesi ayrı ayrı oylaması yapılması halinde o şahsın oy kullanması tek seferde oylamaya gidilmesi halinde adı geçenlerin oy kullanmamalarının gerektiği delillendirilmektedir. Bilgilerinize ve gereğinize rica ederim.

Metin Demirtürk Bakanlık adına Bakırköy Daire Başkanı

BAKANLIK TEMSİLCİSİ:Ben izah ediyorum. 4562 sayılı osb kanununa göre toplantı nisabı 4/1dir. Yani buna göre 60 katılımcının 16 sı ile toplantı yapılabilir.

Bizim yönetmeliğimizde karar sayısı olarak oylamalarla ilgili ekstra bir düzenleme yoktur. Orada der ki oylamalar salt çoğunlukla alınır. Burada genel kurula kararı siz vereceksiniz ama nihai kararı yine bakanlık verecek. Burada bu kayıtlar alındığı için bir kez daha söylüyorum. Şöyle ki benim bir görevli olarak gönlüm ister ki buraya katılan 56 kişi burada bulunsun ve oyunu kullansın. Diyelim ki bu rakam bulunmadı. Benim şahsi düşüncem ve bunu bakanlığım adına demiyorum. Benim şahsi düşüncem  olarak bu işleri yapan biri olarak söylüyorum. Şu toplantıya yani imza aşamasına gelip oy kullananların sayısını bir defa bu son duruma göre bir kez daha bulalım. Allah göstermesi burada şimdi bir tanesi vefat etti diyelim. Kanun her şeyi düşünmüştür.Yani divanın gözetimi altında oylama yapılması neticesinde oy kullanılan zarf sayısı ve nisap sayısı ona göre ayarlanır. Ha genel kurul ise bir karar verir ve şöyle olsun böyle olsun der. Ama buradaki duruma göre hem bakanlığın hem de mahkemenin kararı suçlamada adı geçenlerin oy kullananamayacaklarına dair kesin hükümleri var.

Ayrıca ben şunu merak ediyorum. Hepiniz sanayicisiniz, hepiniz yıllardır kooperatif yönetiyorsunuz. Bu kargaşa,bu kaygı nedendir bir türlü anlamıyorum.Organize Sanayi Bölgesi organlarının belirlenmesine ilişkin yapılacak olan seçimlerde seçilecek sayıdan fazla aday olması halinde seçim açık oy veya gizli oy farkı hususu uygulanır.

Oyların eşitliği halinde divan başkanlığı tarafından kuraya başvurulur. Bu seçimin usul ve esasları seçimin yapılacağı genel kurulda bulunan yapı kullanma izni almış kullanıcıların salt çoğunluğunun alacağı karar doğrultusunda belirlenir.

YUSUF AKGÜN:“Değerli genel kurul üyeleri yapılan titiz bir oylama sonucunda 53 oy kullanıldı. 23 nü diyorum. Göreve devam kararı çıktı. 30 tanesi de görevden azil kararı çıktı.

Umarım bir arada itiraz yapacak her hangi şey olacak bir durum yok, yoktur. Bölgemizde sükünet içerisinde olalım. Usul riayet edelim.Bölgenin isminin fazla dışarıda zedelenmesinden uzak duralım. Hiç burada bir şey yoktur. Gelenlerden, yedeklerden iki kişi gelecek zannediyorum. Yönetim Kurulu Üyeleri kendi arasında vazife taksimi yapacaklar. Ve ilk genel kurula kadar Osb yi yürütecekler.

Osb mize ve bölgemize hayırlı olmasını diliyorum. Arkadaşlarıma üzülmemelerini rica ediyoruz. Hep arkadaşız. Omuz omuzayız. Bu genel kurulun verdiği yetkiyi gene bu genel kurul geri aldı.

GÜNDEMİN 5.MADDESİ İLE İLGİLİ YAPILAN SERİ KONUŞMALAR

MEHMET ZENGİN:Sayın başkan bir cümle konuşabilir miyim? Arkadaşlar bu genel kurul oluncaya kadar bu yönetim kuruluna bir miktar yetki vereceğiz. Diyelim ki 5 milyona kadar kendileri karar verir yapar. 5 milyondan sonra da verilecek rakam hakkında biz burada 50 kişiyiz genel kurul toplansın genel kurul karar alsın. Yaşanan bu ve benzeri böyle bir olayda bir daha olmasın,yaşanmasın. İstanbul ticaret odasında da böyle durumlara meclis karar verir bu burada da uygulanabilir ve olabilir.

YUSUF AKGÜN 5.MADDE İLE İLGİLİ MÜZAKERE AÇIYORUM:

Şimdi yönetim kurulunda olan arkadaşlarımızdan bir müzakere açıyorum. Bu hususta kim konuşacak. Tabiî azil edilenler değil, yönetim kurulunda kalanlar ile denetim kurulu üyeleri konuşacak. Var mı konuşmak isteyen.

HASAN TAHSİN KARAGOZ: Erken Seçim kararı alınsın…

YUSUF TOKDEMİR: Genel Kurulu Tırpan ettiniz…ondan sonra şöyle yapalım böyle yapalım diyrsunuz. Sayın Hükümet komiseri konuşsun.

YUSUF AKGÜN: Ne yaptık Yusuf bey….

YUSUF TOKDEMİR: Genel Kurulla ilgili insanların kafasını karıştırdınız. Bu bir yeterlilik yetkisidir arkadaşlar buradaki okunacak 5.madde madde ve alt 16 maddesi müzakere edilebilir. Sayın hükümet komiseri siz açıklama yapın. Size bir gündem gönderdik olmadı dediniz, böyle olacak dediniz gündem Mail yoluyla gelen gündem koyuldu ortaya. Şimdi çıkın siz bir açıklama yapın. Bunun buradaki yetkinin sadece bir yeterlilik yetkisi olduğu,gereklilik yetkisinin ayrıca siz tarafınızdan olabileceğini karar verilebileceğini ve bunun geçmesi gerekiyor.

YUSUF AKGÜN: Yusuf bey konuşacaksan kürsüye Konuşacaksınız kürsüye…

YUSUF TOKDEMİR: Kırk sefer konuştuk sayın başkanım…İnsanları farklı şekilde yönlendiriyorsunuz,

YUSUF AKGÜN: Sende doğru yönlendir…Doğru yönlendir…

YUSUF TOKDEMİR:Doğru yönlendirmediniz sayın başkan, doğru yönlendirmediniz…Bakın bu konu da doğru yönlendirmediniz.

BAKANLIK TEMSİLCİSİ: Sayın başkanım bir müsaade eder misiniz bilgi arz edeyim…

Sayın Yusuf başkanımı ben anlamaya çalışıyorum saygı da duyuyorum. Kendilerini yeni de tanımıyorum.

Birincisi osb kanuna göre hazırlanan Türkiye Büyük millet Meclisinin ekseriyetinin onayladığı 4572 osb kanunu ve uygulama yönetmeliğinin ilgili maddesinde diyor ki, genel kurul toplantısını yönetmek divan başkanı ve divan üyelerinin görevinde ve sorumluluğundadır.

İkincisi ben bakanlıkta çalışan gariban bir memurum. Benim üzerimde şube müdürüm, daire başkanım, genel müdürüm, müşteşarım,müsteşar yardımcılarım, bakan yardımcım ve bakanım var. Benim her hangi bir şekilde gündeme madde eklemeye ne haddim olabilir. Aksine benim başıma bir şey geldiğinde de bana kimse sahip bile çıkmaz. Ama sizin maşallah…. Allah daha çok versin….Sanayiye büyük hizmetleriniz olmuş, organize bölgesine büyük hizmetleriniz olmuş, kooperatiflerinize büyük hizmetleriniz olmuş, dünya kadar yatırımlar yapmışsınız. Biz size hizmet ederken benim burada suçlanıyor olmam hem garibime gitti hem de çok yadırgadım açıkçası. Ayrıca pekte kendi üzerime alınmak istemedim sayın başkanım. Çünkü divan üyeleri var burada zaten…

Bakın maddeler çok açık ve diyor ki Gündem Yönetim Kurulu tarafından hazırlanır, Bakanlığa gönderilir. Bakanlın yetkilileri gönderilen gündemi Mevzuata aykırı her hangi bir hususu var mı, yok mu inceler ve varsa düzeltilmesi yönünde irtibata geçer seçilen gündem kooperatiflerin ve sanayicilerin hepsine gönderilir. Uygulama da böyle.

YUSUF TOKDEMİR: Evet değerli arkadaşlar ..Sayın Hakan bey…İkitelli Organize Sanayi bölgesi Kenan Yılmaz.17 Eylül 2017 -18:50 de sizlere bir e mail gönderilmiş. Bakın size bir gündem gönderilmiş. Bakın sayın hükümet komiseri ben sizi suçlamıyorum. Sizler muhakkak ki amirlerinizle şunlarla bunlarla bir görüşme yaparsınız,yapmışsınızdır. Ve bu e mail de sizin isminiz var. Bu e maile karşılık geri dönüyorsunuz. Ne zaman 18 Eylül bir gün sonra yani 24 saatten 45 dakika yani bir gün sonra 18 Eylül saat 15:05 de geri dönüyorsunuz. Dönülen e mailde de diyorsunuz ki gündem ekteki gibi olacak. İşte olağanüstü kongrede gündemi bu şekliyle düzenleyip geri dönüyorsunuz. Benim burada söylediğim de bu. Yani siz doğru yapıyorsunuz. Yanlış bir şey yapmadınız. Çünkü yönetmeliğin 35.maddesinde bu maddeleri almazsa her hangi bir yönetim kurulu eli kolu bağlanır,  bağlıdır. Orada da başka bir şey yapamazlar sadece çay içerler. Bunu söylemek istiyorum..

BAKANLIK TEMSİLCİSİ:Dördüncü madde ve sonraki maddelerin hepsi mevzuata uygun hepsi de doğrudur…Genel kurur kararlarıda buna göre yapılır..

YUSUF TOKDEMİR: Tamam benim dediğim de bu. 4. madde bitti. 5 madde için konuşuyorum. Buraya kadar bir sorun yok.4.madde bitti.

YUSUF AKGÜN: 5. maddeyi okuyorum. Değerli genel kurul üyeleri hepiniz kooperatif başkasınız ve şirket sahibisiniz. Kooperatiflerde, ticaret odalarında sanayi odalarında bir genel kurulun devredeceği yetkiler vardır. Bu yetkilerden de diyelim ki bir arsası vardır kat karşılığında verilecek. Derki yüzde 50”si kurumun, yüzde 50”si yapan firmanın. Bir iş yaptıracaksın. Muammen bedeli şudur. Bir ipotek vereceksin…Bunun içinde de var. Bir ipotek vereceksin. İşte 100 milyona kadar ipotek verme yetkisi var. Efendim imarda değişiklik yapacaksın. Nelerin değişikliğini yapacaksın. Yoksa Organize Bölgesi, sanyi bölgeliğinden çıkartılıp, konuta mı geçirilecek. Arkadaşlar ucu çok açık bir yetkiyi yönetim kuruluna vereceğiz. Ben size şunu söylüyorum. Ben o yönetim kurulunda olsam ve bana bu yetkiyi verseniz. Vallahi de almam Billahi de almam. Almam neden biliyor musunuz?10 liraya da yapsanız yaranamazsınız, 1000 liraya da yapsan yaranamazsın.

YUSUF TOKDEMİR: Öyle bir şey yok…Yanıltıyorsun milleti…

YUSUF AKGÜN:Bunun ucu açıktır. Durun bir dakika bir dakika Yusuf beyin bağırmasını anlamıyorum.

YUSUF TOKDEMİR: Orada hasan bey ve diğer arkadaşlar iş yapacak. Ben denetçiyim kardeşim. Orada hakan bey iş yapacaklar. Ben denetçiyim…

YUSUF AKGÜN: Yusuf bey toplantıyı yeterince yordun.Hala oradan karışıyorsun. Kürsüye çıkarıyorum ve orada ne konuşacaksan konuş ama bu toplantıyı provake etme lütfen.

Madde hakkında devam ediyorum. Buraya gelmişken, işte sokak isimleri değiştirilecek. Tamam. Yönetim kurulu getirir buraya bu sokağın adı buydu, ama şimdi bu olacak. Sen ver bana yetkiyi ben istediğim adı koyarım. Burada çok değerli bir sanayicimiz var. Yusuf bey var burada adaşım. Dil Ovası Organize Sanayi Bölgesininde Başkan yardımcısı soruyorum size Yusuf Abi. Size böyle bir yetki verilse alır mısınız?

YUSUF TOKDEMİR: Bakanlık yetkilisi var burada…

MUSTAFA KESKİN: Sayın Divan başkanım Allah rızası için bitirelim. Önce maddeyi okuyun.

YUSUF TOKDEMİR: Ceddine rahmet .Ceddine rahmet…

MUSTAFA KESKİN: Tamam sende ikide bir çıkma…

YUSUF AKGÜN: Mustafa bey gündem herkesin elinde ve ilgili madde de orada olduğu için…

MUSTAFA KESKİN: Bende yok.Okunmasını istiyorum kardeşim…

BAKANLIK TEMSİLCİSİ: Sayın divan başkanıma çok teşekkür ediyorum. Ben kooperatif başkanlarıma da çok teşekkür ediyorum. Ben burada  yanlış anlaşıldığım için ya da yanlış anladığım için de tekrar teşekkür ediyorum. Haksızsam özür diliyorum. Şimdi şu şöyle: Bu mevzuatlar hazırlanırken organize sanayi bölgesinin sıkıntıları, organize sanayi bölgesinin müteşebbis heyet veyahut da genel kurullarının yapmış olduğu iş ve işlemlerinde çıkan problemlerin çözümü yönünde maddeler düzenleniyor. Bunların en önemli maddesi 35.madde. 35.maddemizin başlığı Müteşebbis Heyetin veya sizin gibi Genel kurula geçmiş genel kurul delegelerinin yetki ve sorumluluğunu anlatıyor. 35.madde de biz yıllardır çekilen sıkıntıların çözüm amaçlı 35”e A maddesi eklendi. Bu maddede denildi ki şu şu konuların haricinde hiçbir yetki yönetim kurullarına verilmesin. Bu organize sanayi bölgesinin genel kurulunda veyahut müteşebbisin uktesinde bulunsun. Çünkü bunlara farklı sonuçlar doğuracak maddeler denildi. Devamında denildi ki 35 in normal maddesinde bütün organize sanayi bölgesinin müteşebbisinin ve genel kurul üyelerinin yetkilerini tek tek sayarak denildi ki eyer bu genel kurul üyelerinin daha çabuk hareket etmesi veya daha farklı şeyler yapması için kısaltılmasını istiyorsanız, genel kurul olarak bunu siz yeniden değerlendirin, maddenize koyun, bu konuyu tartışın, maddeyi kısıtlamak için belli bir süre de verebilirsiniz, bununla ilgili karar alırsınız, ya da yetkileri devredersiniz. Bu madde gerçekten de sanayileri düşünerek yapmış olduğu son derece faydalı ve çok büyük bir iyiliktir. Bu konuda da teşekkür etmek gerek. Evet 35.maddede 16 alt madde alt bent var. Bu maddeler bana geldiğinde genel kurullarla da biz ilgilendiğimiz için, daire başkanlarımız bunu bize verdikleri için, bunlar bize geldiğinde nihayetinde gündemde eksiklik olabilir, farklılık olabilir,başka hatalar olabilir. Mevzuat düzenlemesi de buna diyor ki bir bak. Benim bu gündemle ilgili bir eksiklik varsa bana yardımcı olun. Genel kurul olarak sizler ben senin gündemine uymayacağım sayın bakanlık diye bunu da diyebilirsiniz ve siz kendi gündeminizi de yapabilirsiniz. Ama unutulmamalıdır ki genel kurul ile ilgili son kararı bakanlık verir. Sayın yönetim kurulunun hazırladığı gündem bize geldi. Daire başkanımın şube müdürümün bilgisi dahilinde gündem maddeleri teker teker incelendi. Onlardan bir iki tanesinin genel kurul gündemine getirilmemesi gerekiyordu bizlerde onlar düzeltilsin dedik. Şu anda kesinleşmiş olan gündem ile ilgili sayın başkan da o maddeleri tek tek okuyacak. Bu maddeleri konuşursunuz, tartışırsınız, bir karara bağlarsınız. Doğru budur. Artı dilediğiniz yetkiyi alır, dilediğiniz anda da geri iade edebilirsiniz.

YUSUF AKGÜN: Bu maddeleri tek tek oylayacağım..

KAZİM ÖZEREN: Sayın başkan sanki burada hiç konuşulmayan. Yönetim kuruluna hiç gelmeyen, konular konuşuluyor gibi bir tutum sergileniyor. Peki biz bu yönetim kurulana, geçmişte yönetim kurulu başkanlarımız var. Hala yönetimde bulunan yöneticiler var.Yani yetki olmadan burada siz ne yapacaksınız, ne iş yapacaksınız burada…

YUSUF AKGÜN: Kazım bey Kürsü orada önce otur ama, bir otur…

KAZİM ÖZEREN: Rica ediyorum…

YUSUF AKGÜN:Bu 5.madde 16 alt maddeden oluşmaktadır.Divan katibimiz bu maddeleri tek tek okuyarak bilgilerinize sunacak, müzakere edilerek, oylanacak. Bu 5.madde 16 alt maddeden oluşmaktadır. Bunlar bana gelmedi diyen arkadaşlarımız dinledi mi. Mustafa Keskin bey neredesin?dinledin mi?

MUSTAFA KESKİN: Mustafa keskin buradayım dinledim dinledim

YUSUF AKGÜN: Şimdi bu maddeler ayrı ayrı madde olduğuna göre ayrı ayrı müzakere edip oylayacağız. Ama isterseniz görüşmeleri genel yapalım, oylamaları ayrı ayrı yapalım.

HASAN TAHSİN KARAGÖZ: Başkanım benim bir önerim var. Şu anda azledilen yönetim kurulu ve başkan önümüzde ki yapılacak yani en geç 2.5 ay içinde yapılacak kurulda ben kendim gideceğim bir daha da aday olmayacağım diyor. Biz burada bir temenni kararı alalım tabi ki olabiliyorsa. Çünkü bu maddeler uyarınca yarım yamalak bir yetkiyi verseniz ne olur, vermezseniz ne olur.

YUSUF AKGÜN: Şimdi bu gündem görüşülebilir. Bu gündem görüşülmeyebilir geri çekilebilir. Bunun hepisi sizin elinizde arkadaşlar. Şimdi gündem maddesi okundu. Tabiî ki önce bunları yönetim kurulu savunacak. Mevcut yönetim kurulundan bunu savunacak kimse varsa, buyursun savunsun. Var mı?Yok.Denetim kurulundan var mı? Yok.

BAKANLIK TEMSİLCİSİ: Sayın divan başkanım.Savunma kelimesi biraz yanlış kelime. Mevzuatın kendisi zaten ortada.Bilgi arz edilsin isterseniz..

YUSUF TOKDEMİR: Değerli arkadaşlar sakin bir şekilde dinliyor musunuz? Bakın osb nin işleyişine ilişkin iç talimatları hazırlanması hususunda yönetim kuruluna yetki verilip verilmemesi meselesidir bu madde.Osb nin talimat name hazırlayacaksın önce ve kardeşim şu adam şunu yapacak, bu adam bunu yapacak gibi. Burada ne konuşulursa konuşulsun. Tekrar ediyorum. Bu maddede yönetim kurulu yetkilendirilmediği sürece Osb hiçbir şey yapamaz, bu yetkileri de kullanamaz. Sayın bakanlık temsilcisi burada. Söylüyorum. Bu aslında ana sözleşmenin bir eki olması lazımken…bu sizin kooperatiflerinizde de böyle…Ama bu gündemi böyle hazırlamış bakanlık. Yönetmeliği bakanlık bu şekilde hazırlamış. Ha 5.maddenin 16.bendi enine boyuna tartışılır. Burada 15.bendi cadde ve sokaklar kardeşim dersinki ben bir yer konmak istiyorum oraya yönetim kurulu tarafından izin verilmesi için genel kurula sunması ve genel kuruldan karar çıkması. Biz burada bu yetkilenedirmeyi yapmadığımız ve oylamadığımız sürece yarından itibaren burada ki yönetimde olan arkadaşlarımız orada sadece çay kahve içerler. Birde tavla getireceğim sizlere tavla oynarsınız.

MEHMET ZENGİN:Hak edişlerde de burası yine okul gibi olur ve mutlaka bir sınır konulmalı.

YUSUF AKGÜN: Daha kötüsü olur, daha kötüsü olur.Yetkiler sınırsız.Mehmet abi eğer bana yardım ederseniz bunu 10 dakikada bitireceğim.

NİHAT TUNALI:Sayın Divan Söz İstiyorum…

YUSUF AKGÜN: Önergeni ver önergeni ver…

NİHAT TUNALI: Sayın divan başkanı, Değerli katılımcılar bizim göreve devam edip etmeme konusunda ki bu kurulda bizlere oy verende vermeyende bütün katılımcılarımıza sonsuz teşekkürlerimi arz ediyorum. Çok sağ olun. Bizler istediğiniz an ihtiyaç duyduğunuz an, bütün ikitellinin daimi olarak hizmetinde bulunup biraz önce toplantının başında söylediğim gibi de bundan sonra hiçbir koşul şart altında aday olmayacağımı ifade etmiştim. O sözümün arkasındayım. Alkışlar…Peki ben herkese teşekkür ediyorum. Yetki konusu sizin takdirinizde olan bir durumdur.

VURAL KOÇ:Sayın Bakanlık temsilcisi sayın divan Sayın katılımcılar, değerli başkanlarım.

Şimdi bir maddeyi geçtik neticelendirdik. Önümüzde duran mesele bu organize sanayi bölgesinin yürümesi lazım.Bu insanlar burada gelip iş yapmak zorundadırlar. Evet. Sayın Mehmet başkanımın dediği gibi buna bir sınırlama 2 aylık, 2.5 aylık süre için bir sınırlama getirilebilir. Elbette getirilebilir. Yetki buranın genel kurulundadır. 5.maddeki 5-6 alt maddeleri burada gündeme getirmemize de gerek yok. Orada üç tane önemli madde vardır. Bunlardan bir tanesi burasının olmazsa olmazlarından elektrik işlerinin yürümesidir. 3 milyon, 4 milyon 100 lira ne ise bir rakam koyun ama burasının elektrik hizmet işleri yürüsün. Nasıl yürüyeceğine genel kurul karar verecek. Ya hut 2.5 aylık için erteleyelim. Ertelemek için de yine gündem maddesinde onu genel kurul kararıyla yine yönetime verin. Bunun uzatılması için genel kuruldan 2,5 uzatalım bir şey yapın. Ama mutlaka bu yöneticilerin burada mutlaka çalışması lazım arkadaşlar. Sabahleyin gelecekler akşamı bizde denetleyecek bir şey bulamayız. Önümüzde ki ay bir genel kurul daha yaparız. 2.5 ay daha bekleyemeyiz Ocak ayında bir tane daha yapmak zorunda kalırız. Veya mali genel kurul yapmak zorundayız.Onun için Yılbaşına kadar buradaki iş ve işlemlerin yürütülebilmesi için organize sanayi bölgesinin yapması gereken aslen işlerinin yapılması için bu yönetim kuruluna yetki vermek zorundayız. Hepinize teşekkür ediyorum efendim.

KAZIM ÖZEREN:Sayın Divan, Sayın arkadaşlar bakanlarım.Sanki Yusuf Başkan açtı…Aslında ibra ettiler ama. Bu gündem maddesi hazırlıklar, iosb nin devam etmesi açısından çok önemli. Demin Vural başkan söyledi. Şimdi arkadaşlar geçmişte hiç mi yamadık. Hepimiz bakın sanayi sitesi başkanlarıyız. Tahmini bütçe yapılması gereken işlerden bahsetmiyorum. İhale değince hep böyle olumsuz düşünceye katılıyor arkadaşlar. Yapmayın arkadaşlar biz bir aile reisiyiz, sonra hepimiz sanayi site başkanlarıyız. Yani ben böyle bazen konuşurken iosb hep böyle sanki her şeyden bir yolsuzluk, her şeyden bir anlam çıkacakmış gibi hezyana katılıyoruz. Hep buradayız, görevdeyiz.Bazen neredeyiz diye soruyorum kendime, acaba ne oluyor diye soruyorum arkadaşlar. Ne oluyor diye yoruluyorum arkadaşlar. Hepimiz firma yönetiyoruz, işletme sahibiyiz, sanayiciyiz,yanımızda insanlar çalıştırıyoruz. Ama kürsüye çıktığımızda burası için hep 30 bin iş yeri 300 bin çalışanıyla okullarıyla övünüyoruz. Ne demek istiyorum biliyor musunuz. Söylemlerinizle yaşamınız aynı değil arkadaşlar. Şimdi burada bakın arkadaşlar okudular. Ben çok katılıyorum başkanıma şimdi son dönemde hepiniz biliyorsunuz. Hepiniz üretimdeyiz. Hepimiz istihdam yapıyoruz. Geçmişte 70 kişi çalıştırıyorduk. Her geçen gün bu istihdam etme noktasında geriye gidiyoruz. Sanayi anlamında büyük bir düşüş yaşıyoruz. Neden. Çünkü üretime çok katkı sunmayıp, hep böyle yatırıma doğru gidiliyor. Dolayısıyla ben bu maddelere geliyorum. Bu kendi başına yazılan değil ki, bu başkanlarımın yönetim kurulumun, denetim kurulumun hatta aylık yapılan toplantıların onların yaşaması lazım arkadaşlar. Ben okuldan bahsetmiyorum. Ben ondan bundan bahsetmiyorum. Ama bizim yaşamamız için gerekli olanlardan konuşuyorum. Ben çorapçılar sanayi sitesi başkanıyım. Bizim çorap fabrikamızın dönmesi için enerji lazım arkadaşlar. Bir sene içinde çok farklar oldu.

YUSUF AKGÜN: Kazım bey 5.madde…

KAZİM ÖZEREN: Anlatacağım..Bakın bunları biz konuştuk. Bu konuştuğumuz arkadaşlarımızın anlattığı şeyleri kısmen de olsa şey yapmazsak bir sonuca varamayız. Ben bu 5.maddenin alt maddelerinin de madde madde görüşülerek bir çok noktada yetki verilip verilmemesi artık aramızda tartışılıp konuşulmaması gerekiyor. Hepinize saygılar sunuyorum.

ALİ KARADAG:Değerli arkadaşlar bakanlık adına bu genel kurulda gözlemcilik yapmak üzere görevlendirilen Hasan bey efendiye kendileri bizim misafirimizdir. Ve bizim çalışmalarımıza her zaman katkı sunmuştur. Bu ilk genel kurulu değil. Daha önceki genel kurlarda da bizim önümüzü aydınlatmıştır. Işık tutmuştur, prosedürü uygulamamızda yardımcı olmuştur. Ve kendisi hem kişi olarak hem de görevli olarak bizim misafirimizdir. Kendisine karşı saygımızda sevgimizdir sonsuzdur bir kere Hasan beye bu yönetimsel yaklaşımından dolaylı teşekkür ediyorum. Ve izin verin kendisini bir alkışlayalım. Yani bu bizim burada misafirimiz. Alkışlar…

Değerli kardeşlerim bu gün ademi itimat sarsılmıştır. Bir ekip halinde yönetime gelen arkadaşlarımızın içinden üç arkadaşımız zorunlu olarak görevlerinden ayrılmıştır. Yani zincirin halkaları kopmuştur. Geri kalan arkadaşlarımız bu ekipte görev yapmak isterler. Bizde isteriz. Ancak bir tedirginlik içerisinde olacakları kesindir. Benim önerim. Şunu kabul etmiyorum. Bölgenin hizmetleri aksar diye bir şey yok. Çünkü 4562 sayılı yasa ona bağlı yönetmelikte Bölge Müdürü buranın işlerinin yürütülmesinde memurdur. Dolayısıyla burasıyla işleri bölge müdürü yapacaktır. Yapmak zorundadır. O yetki zaten Ana sözleşmede o yetki kendisine verilmiştir.

Doğru olan şudur değerli arkadaşlarım. Şahsi düşüncem burada ademi itimat sarsılmıştır, ekip bir ekip halinde oylanmış seçilmiştir. Ekipten bazı arkadaşlarımız zorunlu olarak ayrıldıkları için yeni bir ekibin yeni bir ademi itimat ile yönetme mesafesinde olmak üzere en yakın tarihte yeni bir ekibin burasının yükünü sırtlanmasını öneriyorum. Ve 5.maddenin alt maddelerinin mümkünse top yekün oylanarak olayı bitirelim diyorum.Teşekkür ediyorum.

YUSUF AKGÜN:Beşinci madde hakkında tam kararını  alayım ali bey.Maddelerin lehinde mi aleyhinde misiniz.

ALİ KARADAĞ: 5.Maddenin Alt Maddelerinin Aleyhindeyim.

YUSUF AKGÜN: Tamam o kadar. Buyurun Hakan Bey.

HAKAN TUNÇ:Sayın divan sayın hükümet komiserim çok değerli arkadaşlar. Şimdi İkitelli Organize Sanayi bölgesi Osb Yönetim Kurulu Üyesi olarak, şunu söylemek istiyorum. Ali başkanım dedi ki

Ekip dağılması nedeniyle burada bir tedirginlik var olabilir dedi. Üç arkadaşın görevden ayrıldığını ve bir tedirginlik olmasından falan bahsedildi. Arkadaşlar burası ikitelli organize sanayi bölgesi ve buranın bir kanun namesi var. Bir kitapcığımız var bizim değil mi. Biz burada yazan kanunları uygulamakla mükellefiz. Burada yönetim kurulunda ki arkadaşlarımız yönetim kurulu başkanımız üyelerimiz bir araya geliriz bu kitapta yazan kanunları burada uygulamak bizim görevimiz. Velevki bu kitapta yazılan her şey doğru yazıyor diye de bir şey yok. Her şey birebir aynı itibarda yazmaz. Burada yönetim kurulu şunu yapıyor. Diyor ki arkadaşlar burada uygulanması gereken bir kural var ama bu kurallar bu kitapçıkta yok. Beştane yönetim kurulu arkadaşımız toplanıyor, burada bir yorum yapıyor. Bu yorum üzerinde de bu 5 kişinin fikri ayrı olabilir, 5 ninde fikri aynı olabilir. Burası çok önemli. Önemli olan şudur. Burada doğrunun hak ve hukukun ne olduğunu bilip, onu uygulamaktır. Biz de yönetim kurulu olarak şunu söylemeye çalışıyorum. Biz de bunu 8 aydır uyguladık. Bundan sonra da bir eksiklik hissettirmeden bunu inşallah uygulayacağız.

Şimdi maddeler konusuna geçeyim. Bu maddeleri oraya biz koymadık. Bu maddeleri oraya bakanlık yetkilileri koydu. Zaten bu maddeleri almadıktan sonra yönetim burada ne yapacak.Ha burada en önemli madde şudur. Sokak isimleri değiştirilecek falan filan biz öyle bir yetki falan istemiyoruz arkadaşlar. Bakanlık yazdığından dolayı biz onu yazmışızdır. Burada en önemli konumuz şudur arkadaşlar. Burada ikitelli organize sanayi bölgesinin elektrik alım bakım ihalesinin süresi bitmiştir. Bu bittiği içinde bunun acilen yapılması gerekiyor. Demin bir arkadaş bir şey söyledi yarım yamalak yönetim gibi bir şey dedi. Bir kere burası çok ciddi bir kurum. Burada öyle yarım yamalak yönetim diye bir şeyde olamaz arkadaş. Burası bir yönetim. Lütfen konuşurken içinde bulunduğunuz veya bulunmak istediğiniz kurumla alakalı da saygılı olmak lazım. Burası şirketiniz değil şirketiniz yarım yamalak falan olabilir..Kurumsal kimlik gereği burada konuşurken laflarımızı seçerek konuşalım kullanalım. Burası hala bir yönetim. Birkaç arkadaşımız çekilmiş, düşmüş, veya başka şey olmuş olabilir. Evet şu anda üç arkadaşımız genel kurul yetkisiyle getirildikleri görevden genel kurul yetkisiyle alınmıştır. Burada yapılan oylama tüm yönetimi içermemektedir. Onun için konuşmalara yaklaşımlara daha dikkatli olalım arkadaşlar. Bazı arkadaşlarımız düşmüş olabilir, bazı arkadaşlarımızda onların yerine gelebilir. Şimdi burada 38 kooperatif ve 22 müstakil parsel olarak yarın elektirikle ilgili bir sorun yaşandığında ilk arayacağınız yer OSb olacaktır. Bu maddeleri yönetim kurulu olarak biz yaptık. Şimdi bazı arkadaşlarımız beş dakika önce evet iyi doğru dediğiz konulara her ne hikmetse beş dakika sonra yok iyi olmamış, berbat olmuş şeklinde demeyin lütfen. Bu meselelere bu kadar basit ve tarz içnde yaklaşmayın. Bu durum bu bölge adına hiç hoş değil.Ben yönetimden bir kardeşiniz arkadaşınız olarak, siz burada bu yetkileri verseniz de vermezseniz de Hasan Başkanım,Kazım başkanım da hala daha buradadır. Arkadaşlar biz tarihi kesinleşecek bir genel kurula kadar burada verilecek yetkileri zaten biz kullanamayacağız. Bunun için sizler rahat olun. Kullanın dahi deseniz de bunu bizler kullanmayacağız. Bu da bu kadar net ve açık bir konudur. Bu da aslında her kurulda istenilen ama verilip verilmemesi oylanan yetkilerdir. Burada bir takım şeyleri yeni çıkartılmış gibi göstermemek lazım ve meselelerle ilgili olumsuz algılar yaratmayalım. Burası ve bölge adına kötü, olumsuz intibalar oluşturmayalım. Hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

YUSUF AKGÜN:Teşekkür ederiz. Evet fazlı bey buyurun.

FAZLI EROĞLU:Değerli hazurun öncelikle hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Bu genel kurulun organize sanayi bölgemize aydınlık ve ışık olmasını diliyorum. Ben maddelerin detaylarına girmeyeceğim, girmekte istemiyorum. Genel hatlarıyla bir çerçeve çizmek istiyorum. Osb lerde genel kurullar yetkili karar mercileridir.

YUSUF TOKDEMİR: Sayın divan zaman yok, zaman…

FAZLI EROĞLU: Bunun yanlışıda var doğrusuda var. Önce bir dinle. Gün bittiyse şimdiye kadar neredeydin. Lütfen Yusuf bey yapmayın.Genel Kurul yönetim kurullarını korumakla da mükelleftir aynı zamanda. Eğer koruyamazsanız bugün yaşadığınızı yaşarsınız. Genel kurullar, yönetim kurulları için sınırsız yetki tanımlaması yapamazlar. Böyle bir şey yok…Hükümet Komiseri bu konuyla alakalı bunu bakanlık yapmış buraya yapmamalıdırlar şeklinde söylenmesi gerektiğini hatırlattı. Finansal konularda her kesin belli yatırım bütçeleri vardır. Bu yatırım bütçelerini nasıl …

belli bir bedel var zaten…

YUSUF TOKDEMİR: Yapmayın arkadaşlar, yapmayın. Çıldıracağım yahu.Kanun burada.38.mdde burada,onlar burada,bir yetki almadan zaten bir şey yapamazlar.

Bu kadar cahil olmayın arkadaşlar lahilaheillellah.Benim vaktimi niye boşuna alıyorsun ya…

FAZLI EROĞLU: Cevap vermek istemiyorum Yusuf bey. Bütçen varsa bununla yetki almana da gerek yok demektir bu…

YUSUF TOKDEMİR:Olmaz, olmaz…

YUSUF AKGÜN: Yusuf bey yapacağını yaptın, genel kurulu dağıttın,hadi bakalım…

FAZLI EROĞLU:Şunu söylüyorum arkadaşlar.Bütçende yoksa o yetkiyi almana gerek yok ben onu diyorum.Bütçen varsa zaten alırsın demektir bu.

tırım konularında genel kurulda alınacak kararlar yıllık bütçeler ile belirlenir. Bunların da miktarı ve sınırları bellidir. Onun dışında ki sınırlar ve sınırlamaları genel kurul hazırlar ve yönetim kuruluna sunabilir. Burada kısa bir zamanımız vardır. Burada bu şekilde bunun toptan reddi veya kabulü gerekmektedir . Teşekkür ederim.

BAKANLIK TEMSİLCİSİ: Sayın başkanım çok özür diliyorum. Bu sefer bu arkadaşa bir şey açıklayacağım. Yönetmeliğimizin 41.maddesinde 6 tane ana başlık altında tam 32 tane teker teker sıralanmış yönetim kurullarına verilen yetkiler var. Birincisi bu.

İkincisi sayın başkanında biraz önce dediği gibi dışarıdan kızmakta da biraz haklılığı var. Sayın başkanında dediği gibi hisseler ve yetkiler içbir zaman mevzuata aykırı değil. O yetkidir verilir veya verilmez.

Üçüncüsü İosb ile aynı pozisyonda olan Dudulu Organize Sanayi Bölgesi, Ostim osb, ozellikle Ostim,Ostim, Beylikdüzü, Beylikdüzü biraz

Ayırıyorum. Diğer 4 tane organize sanayi bölgesi sizlerle hemen hemen aynı ve özellikle Ostim aynı pozisyonda. Bunların üç tanesinde sayın bakanlığın yapmış olduğu genel kurullarda bu dediğiniz yetkilerden nekadarını verdi nasılını verdi ne yaptı bunların tamamıyla ilgili ben sizin bir kardeşiniz olarak söz veriyorum. Genel Kurul Tutanaklarını özellikle denetim kuruluma, yönetim kuruluma da tabi göndereyim hepiniz tekrardan değerlendirirsiniz. Bir sonraki genel kurul da bunların tamamını bir istişare toplantısı yaparak, bunları da yaparak, birlik ve beraberliğinizin daimi için bizim bakanlık için eski seviyelerin üstüne çıkması için bu çalışmanın bu şekilde yapılmasını bir yetkili olarak tavsiye ediyorum. Yani şurada anlaşalım. Bunu fazlı başkanımda biliyor. Bunları yapamazsınız edemezsiniz cümlesi bu tür kurullar açısından mevzuatımıza aykırı. Vermeyelim,verilmemeli diyebilirsiniz. O da gayet normal. Kazım başkanıma da bir şey söylemek istiyorum. Evet elektrik konusu çok hassas bir konu her şeysiz yapabiliriz ama maalesef elektriksiz olmuyor. Elektrik konusunda 41 Jeti kullanarak elektrik konusunda ilk genel kurula kadar ocak şubat mümkündür. Teknik olarak burada bir sıkıntı yok. Buradaki yetkileri kullanarak, bir çalışma yapıp, bakanlığımızın da desteği ile birliğinizi beraberliğinizi koruyacağınızı tavsiye ediyorum. Teşekkür ediyorum.

Bir teşekkür de Ali abime sunuyorum. O benim abim başkanım. Bana kızsada sövsede biraz alındım ama sanki öyle oldu…Ali abi Rize li ben Yozgatlıyım.

YUSUF AKGÜN: Sayın genel kurul üyeleri bu 5.maddenin alt 16 maddesiyle beraber gelecek şubat ayında yapılacak genel kurula bırakılması teklifi var.

BAKANLIK TEMSİLCİSİ: Ama Elektrik Konusunda Dikkat edelim…

YUSUF AKGÜN: Elektrik konusunu şöyle yapalım. Not düşelim altına…Elektrik konusunu enflasyon oranında artırarak ek bir idare şeyle beraber ek bütçeyle beraber enflasyon oranında artırarak yapılacak genel kurula kadar yürütülmesini deriz. Bu noktada biter burada…

HAKAN TUNÇ:Söz hakkı istiyorum.

YUSUF AKGÜN: Hepsi bitti efendim, hepsi bitti söz alındı verildi hepsi bitti.

HAKAN TUNÇ: Öyle bir şey yok sayın divan. O yetkileri almadıktan sonra burası ne olacak?

YUSUF AKGÜN: Efendim o yetkileri genel kurul verecek sen değil…

NURİ KONAK: O zaman oylayın başkan…

YUSUF AKGÜN: Ama Nisap düşmüş…

AZİZ İYİOKUR: Var var. Yeterli nisap var.25 kişi var….Kaç kişi gerekiyor, kaç kişi istiyorsunuz…Sayalım…

YUSUF AKGÜN: Elleri kaldıralım bakalım. Bir elleri kaldıralım…

HAKAN TUNÇ: Çift bunlar çift,çift

YUSUF TOKDEMİR:Nisap düştü, düştü…

YUSUF AKGÜN: Kaç kişi…25 kişi…Kaç kişiydik…53 kişi…Kaç kişiydik 56 kişi nisap düştü mü düşmedi mi…

HAKAN TUNÇ:Divan sayılmadı başkan…

YUSUF AKGÜN:Sayldı efendim.

BAKANLIK TEMSİLCİSİ:Hakan başkanım hatırım varsa bir şey söyleyeceğim. Şu anda gündemin ilgili maddeleriyle ilgili karar almayla ilgili mevzuat açısından bir eksiklik görülmüyor. O kadar önemli kararlar olduğu, bu yetkiyi babama da olsa vermem diyenler var.

HAKAN TUNÇ: Var mı öyle bir şey…

YUSUF AKGÜN: Var,var…

BAKANLIK TEMSİLCİSİ:Bir dakika öyle diyerek bunu niye yönlendiriyorsunuz…

HAKAN TUNÇ:Size hükümet komiseri olarak size diyorum ki.

YUSUF AKGÜN: Bir dakika oturun oturun…Bir çoğunluk yok…Bu maddenin Elektrik idaresinin enflasyon oranında artırılarak devam edilmesine geri kalanların öbür genel kurula bırakılması şeklindeki teklifi oyunuza sunuyorum. Kabul edenler lütfen parmağıyla işaret buyursun efendim.

HAKAN TUNÇ: Konuşmak istiyorum.

YUSUF AKGÜN: Aziz Bey ne yapayım…

AZİZ İYİOKUR: Oyla başkanım oyla…

KAZİM ÖZEREN: Bu maddeler böyle bu şekilde oylanamaz, bunun çok ciddi sonuçları olur. Bölgemizde geçmişten gelen yanlış uygulamalar var ve çok ciddi cezalar var.Yani bu sözü edilen madde bu şekilde bir oylama ile kabul edilemez. O zaman bölge müdürü elektrik ile ilgili bir açıklama yapsın…

YUSUF AKGÜN: Buyurun efendim buyurun…Kazım bey oturur musunuz…

İOSB BÖLGE MÜDÜRÜ ERDOĞAN ERGENE:

“Saygılarımı sunuyorum. Şimdi efendim bizim mevcut devam eden elektrik bakım arıza ihalemiz var. Biz genel kuruluzdan önce yönetim kurulumuzla yeni ihale belirlene kadar aynı şartlarda devam etmesi hakkında bir karar aldı. Yönetim kurulu…İlgili firmada buna itiraz etmedi. Yani orda zaten yani fiyatlar yapılan sözleşmede de belli zaten.Maşları ayarlamada bir şey daha ilave etmek istiyorum. Şimdi bizim bu ihalemizde aylık ile çalışan personel var. 52 kişi. Şimdi bu 52 kişinin ücretleri bizim osb personelinin ücretlerinin altında kaldığı için

bu arkadaşlar itiraz ettiler burada aynı işi yapıyoruz ama aynı ücreti alamıyoruz diye..

YUSUF AKGÜN: Bu yönetim kurulu yetkisindedir. Genel Kurulun sorumluluğunda değildir, değildir, kesinlikle…

İOSB BÖLGE MÜDÜRÜ ERDOĞAN ERGENE:

Bu konuda çalışma bakanlığından bir denetçi geldi bizi ve bizim muteahhit firmayı inceledi ve bize mevcut ihalede ki ücretlerin düşük olduğunu bunların osb personeline yaklaştırılması gibi öneri de bulundular ama rapor yazmadılar.

YUSUF AKGÜN: Soruyorum. O personeli işe genel kurul mu aldı, yönetim kurulu mu aldı..

İOSB BÖLGE MÜDÜRÜ ERDOĞAN ERGENE:Yönetim kurulu aldı.

YUSUF AKGÜN: Yönetim Kurulu aldığı personelin maaşını tayin etmekle sorumlu ve yetkilidir.

İOSB BÖLGE MÜDÜRÜ ERDOĞAN ERGENE: Sayın başkanım yanlış anlaşılmasın yanlış anlatılma oldu…Yani işe alınanlar çalışanlar bizim personelimiz değil. Konuştuğumuz personel osb değil, mütahitin personeli. Belli sözleşme ile müteahhitte çalışan personel.

YUSUF AKGÜN: Ona da yönetim kurulu karar verecektir.

HAKAN TUNÇ: Arkadaşlar ben bir şey söyleyeceğim. Ben hakkaniyet için konuşuyorum. Arkadaşlar 16.maddeye yetkiyi verdiniz biz bunu bir dahaki genel kurula kadar uzatacağız…-uzatmışlar zaten- 5.maddenin 7 nci fıkrasını iptal et gerisini geçir gitsin. Bu da bitsin..Bakın arkadaşlar burada şu osb yi kitlemeye çalışmayın…

YUSUF AKGÜN: Gelecek genel kurula kadar erteliyoruz…Şimdi iki teklif var..

Bir gelecek genel kurula ertelenmesi, ikincisi de 5.maddenin tamamının kabulü veya reddi için oylama yapıyorum…

Kabul edenler işaret buyursunlar. Kabul edenler 9.

HAKAN TUNÇ: Nereden çıkıyor bu…

YUSUF AKGÜN: Nisap düşmüştür, bu 5.maddenin görüşülmesi ve müzakeresi,kabül veya reddi gelecek genel kurula ertelenmiştir.

6.madde dilek ve temennilerde konuşmacı olmadığına göre, genel kurulu en yakın zamanda yapmak üzere bu genel Kurulu bitiriyor, katılımcılara saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum…

HAKAN TUNÇ: Elektriği ne yapıyoruz başkanım elektriği ne yapıyoruz?

Haber:Turkiye Esnaf Gazetesi

 

previous arrow
next arrow
previous arrownext arrow
Slider

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Haber Teması Tasarım ve Programlama: Touch Desing