•  
  •  
  •  
  •  
Son Dakika
19 Ağustos 2019 Pazartesi

Ahmet AKKAYA: “Ülkem Ve Bölgem İçin Büyük Hayallerim Var”

30 Temmuz 2019 Salı, 14:58

“Sizi Saran Sıcaklık” Sloganıyla Akhome Ev Tekstil Ürünleri Sanayi”nin ve “Birlikte Güçlüyüz” Sloganıyla da İkitelli Organize Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (İOSİD)”in Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akkaya Türkiye Esnaf Gazetesi”nin sorularını yanıtlarken her kesimi ilgilendirecek ve bilgilendirecek son derece faydalı bilgileri açık yüreklilikle paylaştı.

Başkan Akkaya,”Büyük Hayallerim Var” diyerek yaptığı açıklamalarda büyük bir zevkle okuyacağınız bilgileri paylaştı.

Ahmet Akkaya ile yapılan söyleşide şu sorular soruldu, şu yanıtlar alındı:

-Firmanız Akhome”yi sektörel konumuyla ve üretilen ürün yelpazesiyle tanıtır mısınız?

-Akhome 1985 yılında kurulmuş olup, uzun yıllar Ev Tekstil Sektörüne yönelik faaliyet göstermektedir. 2002 yılından itibaren de Akhome markasıyla üretime başlayıp, ihracat yapmaya başladık. Şu anda 40”a yakın ülkeye ihracat yapıyoruz. Ayrıca Avrupa ülkeleri için özel spariş ürünler üretiyoruz. Bilinen standar ürünlerimizin yanında belirttiğim gibi özel sipariş ürünlerde üretiyoruz.Bu üretim esnekliği ile sektör içinde ki yerimizi korumaya devam ediyoruz. 2009 yılı itibariyle de İkitelli Organize Sanayi Bölgesinde ki sanayi sitelerinden biri olan dersankoop sanayi sitesinde üretim ve ihracat faaliyetlerimize devam ediyoruz.

-Ürün yelpazenizden ve üretilen ürün çeşitlerinizden söz ederseniz neler söylemek istersiniz?

-Ev Tekstil ürünleri olarak Ana üretim kalemlerimizin toplamı 25-30 civarındadır diyebiliriz. Ancak bu kalemler kendi içinde çok farklı çeşitlilikler barındırmaktadır. Ev Tekstili sektöründe Nevresim, Yorgan, Yastık, Yatak Örtüleri, Alez, Çarçaf, Yani bir evin ihtiyacı olan nevresim gurubu bünyesinde olan her ürün çeşidinin üretimini yapıyoruz.Mevsimlik taleplere göre değişkenlik gösteren ve artan eksilen kalemlerimizde mevcuttur.Bünyemizde üretilen bütün ürünler ihracat ağırlı üretilmektedir.Akhome Ev Tekstil Ürünleri olarak 40 ülkeye ihracat yapmaktayız.Akhome ihracatçı firma kimliği ile kendini dünya piyasalarında ispat etmiş bir firmadır. Ürün kalemlerimiz Ülkelere göre ve Mevsimlik olarak kendi arasında farklı farklı çeşitlilik göstermektedir.

Nevresimin, yatak örtülerinin de kendi aralarında farklı farklı çeşitleri vardır. Bunlara girildiğinde ürün kalem sayısı oldukça artmaktadır.

-Ürünlerinizin hedef kitlesi ile ilgili neler söylemek istersiniz?

-Biz belirttiğim şekilde ihracat ağırlıklı ve üst ekonomik gelir kesimine hitap eden ürünler üretiyoruz. Aynı zamanda her sezona ve ortama göre ürün kıraksiyonları üretmekteyiz.

Ayrıca sezonluk olarak ilk bahar, son bahar, kış mevsimlerine yönelik üretilen ürünlerimiz var. Aynı zamanda bizim ürettiğimiz ürünlerimiz içinde çok geniş kesime hitap eden ürünlerden oluşuyor ve bunların tamamını ki talep boyutu ne olursa olsun üretebilme imkan ve alt yapısına sahibiz. Ayrıca ürünlerimizin bölge ve ülke farklılıklarına göre değişkenlik gösteren çeşitlerimizde mevcuttur.

Örnek vermek gerekirse de; Afrika”ya ayrı, Avrupa ülkelerine ayrı ürün yelpazemiz mevcuttur. Türkiye”nin bile farklı farklı bölgelerine farklı ürünler üretiyor,gelen talepleri çok rahatlıkla karşılayabiliyoruz. Ayrıca ister iç piyasa ister dış piyasa olsun tarafımıza gelen özel taleplere de çok rahat bir şekilde cevap verebiliyoruz.

-Sizinde belirttiğiniz gibi Tekstil Sektörü”nün başkenti olan Sultanhamam ve Aşir Efendi Caddesi esnaflarının büyük çoğunluğu yani Tekstil Sektörü”ne hitap eden şirketlerin bir çoğu Tekstilkent”te yer alırken Sektör içinde marka olan ve kendini dış piyasalara entegre eden Akhome olarak İkitelli Organize Sanayi Bölgesini tercih edişinizle alakalı neler söylemek istersiniz?

-Tekstil Sektörünün Türkiye”deki başkenti Sultanhamam piyasasıdır.Belirttiğim gibi piyasa ekonomisini, ilişkilerini ben burada öğrendim.Bir anlamıyla Sultanhamam Üniversitesi mezunuyum.Bizde Sultanhamam tüccarıydık. Biz de gelişmelere ayak uydurmaya gayret ettik.Bu çaba doğrultusunda biz de bir ara perakende mağaza halkalarımızı kurduk. İstanbul”un ve başka illerde bir çok yerde perakende mağazalarımızı oluşturduk. Gelişen süreç içinde ihracatçı üretici olarak organize sanayi bölgesinde bulunmamız gerekliliği ortaya çıktı.Kismetimiz de de İstanbul İkitelli Organize Sanayi Bölgesinde ki Dersankoop Sanayi Sitesi varmış. Buraya 2009 yılında geldik ve artık buradayız.

Akhome olarak ihracatcı bir firma olarak üretim ağırlıklı çalıştığımızdan kaynaklı da organize sanayi sitesi içinde olmayı tercih ettik. Çünkü bunun çok değişik avantajları var. İlgili ve ihtiyaç duyulan sanayiler ile iç içe olmayı tercih ettik.Tekstilkent sizlerinde bildiğiniz gibi satış ağırlıklı bir merkezdir. Bizim bu günden sonra ki hele ki günümüz dünyasının iletişim ve teknoloji imkanlarıyla adeta bir köy haline geldiği günümüzde de kendini müşterilerine ispatlamış, dünya pazarlarıyla entegre olmuş bir firma olarak yerimizin de nerede olup olmaması çok önemli bir mesele olmaktan çıkmıştı. Ayrıca bizlerin rahat ve entegre bir üretim yapacak alana ihtiyacımız vardı. Onu da burada bulacağımızı düşünerek hareket ettik ve bulmuş durumdayız. Akhome olarak Türkiye de ve dünya da tanınan bir firmayız, sektörümüzde marka olmuş firmayız. Bunun için de artık şu yerin bu yerin şu caddenin bu caddenin bizim için bir önemi yoktur.Biz Akhome olarak bu durumu aşmış vaziyetteyiz. Biz bize gelen bütün bu taleplere hitap edecek rahat bir şekilde üretim yapacak merkezin devamının düşüncesi ile hareket ettik. Günümüzde de zaten ayrı ayrı yerlerde ofis ve şube açmaya gerek kalmadı. Zaten dünya da gelişen dijitalleşme imkanlarıyla her kes, her an her istediğine ulaşıyor. Bizim de bu anlayış ile ofisimiz, Show Romumuz ve üretimimizi aynı yerde bulundurmayı tercih ediyoruz. Bu konuda bu bölgeyi çok isabetli bir şekilde tespit ettiğimizin haklı gururunu yaşıyoruz.Bu bölgede bulunmaktan dolayı da üretim ve ihracatımızla alakalı  hiçbir sıkıntı yaşamıyoruz.

Dünya piyasalarında söz sahibi ve marka olmanın gerekleri doğrultusunda düzenlenen dünya fuarlarına ve bir çok merkezi fuarlara davet ediliyor ve bu fuarlara sürekli katılıyoruz. Ayrıca İhracat Gurubumuza bağlı ülke ülke dolaşan pazarlama departmanlarımız var. Bütün bu çalışmalara Dersankoop Sanayi Sitesinde ki yerimizden fazlasıyla cevap verebiliyoruz. Ayrıca burada Gerekli ve El Altında bulunması gereken sanayiler ile de yakınlık avantajından yararlanıyoruz.

-İkitelli Organize Sanayi Bölgesine ve Dersankoop Sanayi Sitesine bakışınızı ve bu konuda ki düşüncelerinizi alabilir miyiz?

-Belirttiğim gibi Dersankoop Sanayi Sitesi”ne 2009 yılında geldik.

Bu bölge Türkiye”nin en büyük organize sanayi bölgelerinden birisi.Burası aynı zamanda ülkenin üretim üssü. Bütün sanayilerle buluşan ve örtüşen bir organize sanayi yapısı var. Burasını da ben dünyaya açılan bir pencere olarak görüyorum. Bu vesileyle de İkitelli Organize Sanayi Bölgesi İstanbul”un en önemli yerlerinden birisi bana göre. Üretim anlamında, ihracat anlamında, istihdam anlamında ülkeye kazandırdığı katma değerler ile çok önemli bir yer ve önemli ekonomi ilişkilerinin yoğunlaştığı çok kıymetli bir merkez.

Bizim de artık ikitelli organize sanayi bölgesi içinde Dersankoop sanayi içinde olmamız itibarıyla, buraların daha gelişip, daha nezih iş yerleri olmasının, buradaki sanayicilerin, üretimlerin, üreticilerin kendini daha iyi geliştirebilmesi dünyaya açılabilmesi, dünya piyasalarıyla entegre olmaları,katma değeri yüksek ürünler üretebilmeleri için burası son derece önemli bir yerdir ve bizim de bunların daha da yukarısına ulaşmak amacımız vardır.

Burada bulunduğumuz süre içinde burasında bize göre eksik olan bir takım olması gereken yapılanmaları fark ettik.Bu ve bunun gibi bir çok düşünce ile de 2019 yılının başında Burada ki bir gurup sanayici arkadaşlar ile İkitelli Organize Bölgesinde Sanayicileri ve İş İnsanlarına hitap edecek bir dernek kurduk. Bu bölgede kendini ispatlamış, sanayicilerle ve sektöründe iyi bir yere gelmiş belli arkadaşlar ile bu derneği kurma kararı aldık ve derneğimizi kurduk. Çok güzel faaliyetlerimiz var. Amacımız da zaten bu bölgeye faydalı olmaktır.

Sizlerinde bildiği gibi ben 7 yıl gibi bir zaman Dersankoop Sanayi Sitesinin Yönetim Kurulu”nda Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği yaptım.Ülkemizin ve bölgemizin marka projelerinden biri olan Trios 2023 projesinin oluşmasında ve hayata geçmesinde yer alan bir kişiyim. Her ne kadar tamamlanmadıysa da son derece güzel,son derece faydalı ve örnek bir projedir. Trios 2023 Projesi her ne kadar benim hayal ettiğim boyutlarda bir çalışma yapılmadıysa da son derece önemli bir projedir.

-İosid Derneği hangi düşünce ve amaçlar doğrultusunda kuruldu?

-İosid derneği burada bir ihtiyaçtan dolayı 2019 yılının Ocak ayında kurulu.Neden ve hangi ihtiyaç diye de sorarsanız. Burada faaliyet gösteren iş insanlarımızın bir kere bir sosyalleşmeye ihtiyaçları var. Buradaki işlerini geliştirmeye ihtiyaçları var. Birlikte bir güç olup sesini duyurmaya ihtiyaçları var. Kurum ve kuruluşlar ile irtibat kurup bunlar ile irtibatını geliştirme ihtiyaçları ve isteği var. Bölge iş adamları olarak daha etkili şekilde seslerini duyurma ihtiyaçları var. Bu ihtiyaçların bir kimlik ile giderilmesine ihtiyaçları var. Dernek kanalıyla daha da bilgi sahibi olup, kendilerini geliştirme ve yetiştirme ile daha da katma değeri fazla olan ürünler üretmeye ihtiyaçları var.

İhracatlarını geliştirmeye, iş ziyaretleri yapmaya ihtiyaçları var.

Özetle burada ki iş insanlarının tanış,tanıştır, ticaret yap ilişkilerine ihtiyaç var.Bu sayılanlar kapsamında bir ihtiyaç için bu yapılaşmaya ihtiyaç var. Burada bu sayılan ihtiyaçları gidermek için de bu dernek kurulmuştur, çok yakında da aktivitelerine yeni yerinden devam edecektir. Bu bölge hala olması gereken bilinir ve bulunur olmaktan çok uzak ve burada ki bir çok sanayici ve iş insanı hala birbirini tanımıyor. Burada bu kadar üretim var ama kimin ne ürettiği burada ki üretici ve sanayiciler tarafından yeterince bilinmiyor. Her önüne gelen burasıyla alakalı rakamlar bazında övünerek konuşurken, bu bölge hala aranılır ve bulunurluk sıkıntıları yaşıyor.

Bu bölgede bulunanların birbiriyle tanışıp, birbiriyle olan iş ilişkilerini geliştirmeleri gerekiyor.Bu ihtiyacı gidermek içinde bu dernek kurulmuştur.

-İosid kaç kişi yola çıktı, şu anda ki üye sayısı ne kadar oldu?

-Biz 16 kurucu ile yola çıktık ve derneğimizi kurduk ve şu ana kadar da 200 üyeyi aştık.

-İosid”in üyelikle alakalı kriterleri var mıdır, her isteyen üye olabiliyor mu?

-Derneğimize üye olmak için belli koşullar arıyoruz. Yani her önüne geleni derneğimiz üye yapmıyor. Üyelikle alakalı aradığımız şartlar ve koşullar vardır. Derneğe faydalı, sektöründe iş alanında kendini ispat etmiş insanlar olması öncelikler içinde yer alıyor. Bu konuda da derneğimizin bir üye kabul komisyonu var. Yani selamünaleyküm ben geldim şeklinde bir üyeyi hemen kabul etmemiz söz konusu değil. Bize üye olmak isteyenlere sunduğumuz bir üye talep formu vardır. Önce bu form doldurulur, bize başvuru yapılır. Bu dolan forum incelenir,referanslar alınır, alınan referanslar doğrultusunda da o müracaat eden tarafın üye olup olmayacağına menfi veya müspet karar verilir. Uygunluk görülürse üyeliğinin tamamlandığı bildirilir, uygunluğu yetersiz görülene de nezaket çerçevesi içinde üye olamayacağı bildirilir.

Ayrıca Derneğimiz kesinlikle hiçbir siyasi partilerle hiçbir yakınlığı bulunmama şartı vardır.Derneğimiz Siyasi Kimliği olanlar ile Dernek olarak ilişkiye geçmeme kararı almıştır. Çünkü bizim içimizde de farklı farklı düşünce ve inançtan olan iş dünyası insanları vardır. Bu kişisel bir haktır ve olabilir. Ancak dernek çatısı içinde hiçbir siyasete aleni şekilde kapımız asla açık değildir.Bu konuda da derneğimiz son derece kararlıdır. Bizim derneğimizde futbol bile konuşulmamaktadır, konuşulmayacaktır. Bizler iş camiası ve iş adamlarıyız. Bizim tek amaç ve gayemiz var. İşimizi geliştirmek, işlerimizi dünya ile entegre etmek. Bu konular üzerinde konuşmak, tartışmak, fikirler geliştirmek.Bu fikirler ile yorulmak, hayata geçirilmesi gereken yararlı fikirleri de ilgili yerler ve merciler ile paylaşmak olacaktır.

-Dernek ilke ve kararlarınıza bir insan ve bir gazeteci olarak son derece saygılı olmakla birlikte ne var ki Tüsiad için, Giad için ve Tümsiad için bile farklı farklı tanımlamalar yapıldığı gerçeği ile STK yapılaşmalarına bakıldığında sizlerle ilgili de farklı farklı söylevler oluşursa bunlarla alakalı neler söyleyebileceksiniz. Çok zamansız bir soru belki ama çok gariptir ki bu mutlaka ilerleyen süreçte yaşanacaktır.Bu konu hakkında ne söylemek istersiniz?

-Biz bu derneği kurarkan bir çok konuyu enine boyuna oturduk konuştuk. Biz iş dünyası derneğiyiz. Bizim hakkımızda kim kimler ne söylerlerse söylesinler, bizler iş odaklı bölge de ki iş dünyasına yönelik bir kuruluş olmaya kararlı bir dernek olma anlayışıyla yola çıktık ve bundan da taviz verilmeyecektir.İfade ettiğiniz şekilde elbette birileri farklı şeyler söyleyebilir. Ama kim ne söylerse söylesin. Biz hedeflerimize odaklanacağız,biz işimizle ilgileneceğiz. Ayrıca zamanı geldiğinde de o zaman gereken cevapları da vereceğiz. Şunu belirtmek istiyorum ki derneğimiz bu anlayışından asla taviz vermeyecektir.

Bakın değerli dostum daha çok yakında bir seçim ortamı yaşadık. Siyasilerin hepsi bizlerin kapısını çaldılar sağ olsunlar. Bizleri ziyaret etmek istediler. Bizimle toplantılar yapıp konuşma yapmak istediler. Biz dernek olarak aldığımız kararları prensiplerimizi bizlere arayan siyasilere anlatarak, seçimle alakalı hiçbir siyasi parti ile bu gibi veya benzer hiçbir toplantı yapılmasına müsaade etmedik.Bu konuyla alakalı kapımızı hiçbir siyasete açmadık. Her arayana da biz siyasetin içinde yokuz, biz iş dünyasıyız diye cevabımızı verdik. Biz ülkemizin değerlerine son derece saygılı ve bağlı kalacağız.Seçme ve seçilme hakkının değer ve önemini de hepimiz çok iyi biliriz.Ama dernek bünyesinde dernek adına böyle bir toplantı asla bu geçen seçimde yapmadık, bundan sonra da yapılmayacaktır. Dolayısıyla sağ olsunlar bizleri arayan siyasi çevrelerde bu kararlılığımızı anlayışla karşıladılar. Bizim derneğimiz iş alemi, iş dünyası, iş adamlarından oluşuyor ve bizler ticaret konuşmak,işlerimizi geliştirmek, ülkemize katma değer üretmek,daha fazla döviz kazandırmak istiyoruz. Bizim muhataplarımız Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurumları olacaktır.Bizim siyasi anlayışımız bizde saklı kalacaktır. Kim Cumhurbaşkanı seçilmiş ise o bizim cumhurbaşkanımızdır. Kim bakan olmuşsa o bizim bakanımızdır.Kim milletvekili olmuşsa o bizim milletvekilimizdir.Kim vali olmuşsa o bizim valimizdir.Kim kaymakam olmuşsa o bizim kaymakamımızdır. Kim beleiye başkanı seçilmişse o bizim belediye başkanımızdır.Kim muhtar seçilmişse o bizim muhtarımızdır. Biz bunu bilir, bunu kabul ederiz. Biz iş dünyası ve iş adamları derneğiyiz. Bunun dışında bizim bir işimiz olamaz, olmamalıdır.

Biz işimizi geliştirmek, üretmek, ülkemizin ekonomisine, üretimine, istihdamına, ihracatına, katma değerlerine katkı sağlamak amacıyla iş dünyası adına bu kuruluşu kurduk. Yolumuza devam ediyoruz,edeceğiz.

-Derneğinizin departmanları hakkında bilgi verir misiniz?

-Dernek departmanlarımız içinde: Teşkilatlanma birimimiz, Üyelerle ilgili departmanımız var, devlet destekleriyle ilgili bir departmanımız var,İharcatı geliştirme ile ilgili departmanlarımız var, personel eğitimi ve gelişimiyle ilgili departmanımız var, her konuda üye bilgilendirme departmanımız var.Basın halkla ilişkiler departmanımız var, eğitim geliştirme departmanımız var, Ar-Ge departmanımız var, Teknoloji Takip departmanımız var ve gelişen ihtiyaçlara göre bu departmanlaşma değişkenlik gösterecektir.Ayrıca gençleri yetiştirmek onları iş dünyasına katmak ve kazandırmak departmanımız var. Öncelikli projelerimiz var. Bu bölgede de daimi bir fuar alanı kurulması projemiz var. Bu bölgede çalışan hanımlara yönelik kreş projemiz var. Bizim projelerimiz içinde ülkemizin 2023 vizyonuna yakışan ne varsa bunların hepsi bizlerin projeleri içinde var. Biz genç bir derneğiz. Dernek üyelerimizin tamamı gençtir. Tamamen genç bir derneğiz. Şu anda üyelerimizin çoğunluğu 40 yaşın altında olanlardan oluşuyor. Yönetimimiz tamamen genç ve dinamik bir ekipten oluşuyor. Genç ve dinamik derneğiz ama dernek üyeliği ile ilgili her hangi bir yaş sınırımız yoktur.Ancak yönetim kurulumuz şimdilik genç ve dinamik bir ekipten oluşmaktadır. Ekibimizin hepsi de çalışkan, azimli,gayretli,vatanımıza,ülke değerlerimize bağlı ve ülkemize yararlı olacak düşünceleri ve projeleri hayata geçirmek isteyen,kanunlara saygılı ülkesine değer katmaya çalışan ve bunlar ile yorulan bir ekibimiz var.

-Dersankoop Sanayi Sitesi Yönetiminde 7 Yıl Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak görev yaptınız. Trios 2023 Projesinin fikir babaları içinde yer aldınız. Ne oldu da yol ayrımı yaşandı. Yapılan Olağan Mali Genel kurulda yapılan ve yaptığınız konuşmalar zaman zaman kesildiği için net ve kesintisiz anlatmak istedikleriniz varsa bunlar nelerdir? Yol ayrımı neden yaşandı, sizlerin ifadesiyle yol ayrımı yaşandıktan sonra tarafına yönelik suçlamalar neden başladı?

-Bakınız yapılan genel kurulda gereken konuşmalar yapıldı. Sizler de oradaydınız, hepsine şahit oldunuz, genel kurulla ilgili de web sitenizde o haberi yapmışsınız. Konuşulanlar ortadadır. Ama ben kurul dışında Dersankoop ile ilgili çok şey konuşmak istemiyorum.Ben sadece özet olarak şunu diyorum. Benim konuşmama gerek yok. Trios 2023 projesinin lasmanı ve projenin tamamıyla alakalı yazılanlar çizilenler de ortadadır, proje doğrultusunda yapılanlar da ortadadır.Bu projenin 3/1 i bitmemiştir. O da zaten her şeyi anlatıyor. Benim hiçbir şey konuşmama gerek yok.

-Gazeteci olarak sizinle leyhte ve aleyhte bir şey almak niyetiyle hareket etmiyorum.Yapılan kurulda çok şey anlattınız, anlatmak istediniz ama zaman yetmedi.Kesintisiz bir cevaplama yaparsınız diye düşünüyorum.

-Projenin başlangıcında ki tanıtım lansmanına bakın, projenin tamamına bakın, bir de bitenine bakın ne olduğunu anlarsınız. Ben genel kurulda konuşacaklarımı konuştum. Ben kimse ile bir hesabım yok. Üyelere anlatılması gerekeni anlattım. Dersankoopla ilgili de her şeyi her yerde ulu orta konuşmak istemem. Bunların konuşulacağı yer genel kuruldur.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti kimin ve kimlerin ne olduğunu çok iyi biliyor, takip ediyor, zamanı geldiğinde de yapılması gerekeni yapıyor. Bu konu da bu kadar net. Türkiye cumhuriyeti devleti kimin ne yaptığını biliyor. Bunun dışında kimlerin ne konuştuğu beni pek fazla ilgilendirmez. Ben vatanını,ülkesini seven 300 kişiye istihdam sağlayan, milyonlarca dolar ihracat yapan bir firmayı yöneten birisiyim.

Ahmet Akkaya”nın kimliği ne yaptığı soruluyorsa bunun cevabı 300 kişiye iş imkanı sağlayan,bunu 4 veya 5 ile çarptığınız zaman 1500 iki bin kişiye iş ve aş sağlayan, ülkemize döviz kazandıran, 40 ülkeye ihracat bağlantısı gerçekleştiren ve bununla da ülkemize döviz kazandıran bir iş adamı olarak bilinmek istiyorum. Öteki türlü kimin benim hakkımda ne söylediği beni ilgilendirmez. İştir Kişinin aynası lafa bakılmaz.

Bir başkasına bir söz söylemeden önce her kes dönüp önce kendine bakmalıdır ve baksın.

Bu ülke bu vatan bizim ülkemiz. Bundan başka da bir vatanımız ve başka bir ülkemiz yok. Bu konuda da Türkiye Cumhuriyeti Devleti her şeyi çok iyi bilir, kimin ne olduğunu çok iyi bilir, kime ne zaman ne yapılacağına da zamanı geldiğinde gereken şekilde cevap verir.

ÜLKEM İÇİNDE BÖLGEM İÇİNDE BÜYÜK HAYELLERİM VAR

-Bölgede bir iş dünyası insanı ve iş adamı olarak nasıl bir Organize Sanayi Bölgesi ve Nasıl Bir Dersankoop Sanayi Sitesi hayal edip düşünüyorsunuz?

Dersankoop Sanayi Sitesi”nin adaletle ve herkese eşit şekilde kucaklayıcı bir yönetim ve yönetim anlayışı ile yönetilmesi, Şeffaf ve her kese hesap verebilen bir yönetimle yönetilen Dersankoop arzu ederim.

İkitelli Organize Sanayi Bölgesini nasıl arzu ederdiniz derseniz; İkitelli Organize Sanayi Bölgesi,ülkemizin ve bölgemizin büyük bir değeri. Bu güne kadar buraya emeği geçmiş olan gelmiş geçmiş her kese bir kere teşekkür ederek sözlerime başlamak isterim. Bu günden sonra da buraları yönetenlerin bu bayrağı ve bu temsiliyeti daha iyi noktalara taşıyarak, bu bölgeyi çok daha iyi yöneterek, bu bölgeyi ülkenin ekonomisine daha iyi hizmet verir hale getirerek, bu gün çağımıza uygun olan vizyon ve misyona kavuşturarak, içerde ve global piyasalara katma değeri yüksek ürünler üreterek, dünya pazar ve piyasalarında bilinir bir İkitelli Organize Sanayi Bölgesi olmasını arzu ediyorum. Bu sözü edilenlerin hepsi hem Ahmet Akkaya”nın amacı, gayesi ve çabasıdır. Bu aynı zamanda kurduğumuz derneğimizin anlayışı, hedefi ve çabasıdır.

Benim bölge ile arzum özetle şudur: Türkiye dendiği zaman İstanbul, İstanbul dendiği zaman İkitelli Organize Sanayi Bölgesi akla gelmelidir.

-Derneğinizin Sloganları arasında neler var?

-Bizim dernek olarak da üyelerimiz olarak da sloganımız şudur: Hep Birlikte Çok Daha Güçlüyüz…

Birlik Beraberlik, Her yerde daha müreffeh daha sağlıklı memleketimiz adına daha güzel işler yapmaktır.

Bakın birbiriyle uğraşmanın, birbiriyle kavga etmenin, birbirinin arkasından laf söylemenin birbirini karalamanın hiç kimseye hiçbir faydası olmamıştır, yoktur. Biz birlikte olmalıyız, biz bir olmalıyız,iri olmalıyız,diri olmalıyız.

Gönül ister ki hep ellerimizi el ele verelim.El ele Olalım. Ben Dersankoop yönetimde iken de bunun böyle olması için çalıştım, çabaladım, ama olmadı.

BİLİNİR,ARANILIR VE BULUNUR OLMAK İSTİYORUZ

-Başka neler söylemek istersiniz?

-Bakın bu ziyaretiniz için ve göstermiş oldunuz hassasiyetler için teşekkür ederim. Biz sanayiciler olarak bizlerin tek amacı hedefi var.Kazanmak, üretmek, ticaretimizi geliştirmek. Çünkü bizden iş alemi ve iş dünyası bunları bekliyor, bunları isteniyor. Dolayısıyla bizde bunları düşünüyor,bunları en iyi şekilde uygulamaya çalışıyoruz. Çünkü ben bir siyasetçi değilim. Bizim görevimiz, bizden beklenen bizlerin mesleğini daha iyi icra etmek, benim aldığım terbiye, yetiştiğim ortam ve benim ahlak anlayışım budur. Biz iş adamıyız, ticaret adamıyız. Biz istiyoruz ki herkes kendi alanında kendi işini yapsın. Biz işimizin en iyisini yapmaya, en güzelini yapmaya, ülkemizin de bizden istediği budur. Biz ihracatçı bir firma olarak , dünya da iş yaptığımız ülkelerde ve diğer dünya ülkelerinde ülkemizi, ürünlerimizi, daha iyi temsil etmek isteriz. Yani ben bu ülke sayısının 40 değil de 80 ülkeye ihracat yapmayı hayal ederim. Daha çok katma değeri olan ürünler üretmeyi hayal ederim.

Ülkemizin huzurlu ve barış içinde yaşamasını hayal ederim. Güzel ekonomik iş ve işlemlerin olmasını, iyi bir ekonomik seviyelere kavuşmasını, dünya pazarlarında sözü geçen bir Türkiye olmasın hayal ederim. Bunlar benim hep hayalimdir. Geçmişte hep söyledim, söylüyorum. Avrupa”nın kapılarında ya neye geldin, cebinde paran var mı, ya da Türkler buraya niçin geldi şikayetiyle değil de, iyi ki varsınız, iyi ki geldiniz denilmesini sağlayacak saygın ülke ve onun iş adamlarından olmak istiyoruz. Yani Türkiye içinde bizler içinde iyi ki varsınız, iyi ki geldiniz, sürekli gelin denilmesini bekleriz, bunu isteriz. Özetle aranılır olmak isteriz.

Bizler bir çok ülke ziyaretlerimizde şunları görüyoruz. Genellikle Afrika”da Orta Asya”da, Orta Doğu”da,İran gibi ülkelerde Türkiye”nin onlar için Gelişmiş ve Model bir ülke görülmesi bizlere bu gurur veriyor. Bizler bu gururu Avrupa ülkelerinde de böyle görülmemizi isterim, Bizleri Amerikalıların da bizi böyle görmelerini isterim, bunun hayalini kuruyorum. İş dünyası olarak günümüzün iş adamı olarak bizlerin hayalleri de bu olmalıdır, bunu hayal ediyorum. Bizim halkımız ve vatandaşımız en iyisine layık. Yeter ki ülkemiz gelişsin, vatandaşımız en iyisine layık, ülkemiz en iyisine layık.

-Sektörünüze ve iş dünyasına mesaj vermek isterseniz neler söylemek istersiniz?

TÜRKİYE İÇİN BÜYÜK HAYALLERİM VAR

-Son zamanlarda bunu da her zaman söylüyorum. Bir inşaat ağılıklı bir ekonomi süreci oluştu ve son zamanlarda inşaat sektöründe de yaşanan sıkıntılardan dolayı ülkemizde bir sıkıntı yaşanıyor. Hal böyle iken iş dünyasına şu mesajı vermek istiyorum. Biz ülke ve millet olarak mutlaka ve mutlaka üretmeliyiz, ürettiklerimizi de ihracat yapmalıyız. Yani üreten, ürettiğini ihracat yapan bir ülke ve millet olmalıyız. Sanayi de, tarımda, hayvancılıkta, teknobilişim de, teknoloji de yani her alanda,savunma sanayinde üreten bir ülke olmalıyız. Ben şunu arzu ederdim. Hayalim de budur. Türkiye Rusya”dan S-400”leri aldı mı alacak mı değil de, Türkiye böyle böyle füzeler üretiyor ve bunları şu şu ülkelere satıyor diye hayal ederdim. Ya Türkiye böyle bir füze üretiyor, böyle denizaltı, böyle uçak gemisi üretiyor, bilmem kaçıncı uydusunu gönderiyor diye hayal ederdim.İşte benim hayallerim bunlar.Türkiye şu uçağı üretiyor, şu denizaltısı sulara indi, şu uçak gemisi denizlerimizde gibi. Ben Türkiye için bunları hayal ediyorum. Ben iş adamı olarak hayallerim bunlar ve bunları görmeyi Allah bizlere nasip etsin.

-Tam eklemek istediğiniz bir şey var mı diyecekken, başlangıçta sözünü ettiğiniz faaliyetleriniz arasında Gezen Tavukçuluk ve Yalova”da küçük ve büyükbaş hayvan çiftliğinizden söz edişiniz aklıma geldi. Sakıncası yoksa bu konuyu da biraz detaylandırır mısınız?

ÜLKEMİZİN MARKA KENTLER OLUŞTURMASI

-Bu konuda söyleyeceklerim şunlardır. Ben hayvancılık sektörüne girdim ve besicilik yaptım. Şunu gördüm ki Türkiye”de ki bir çok besiciler Avrupa”dan hayvan ithal ediyor. Ben bu duruma çok üzüldüm. Et ithal ediyor, buna çok üzüldüm. Bakın biz bir Tarım ülkesiyiz ve coğrafyamız bu konuda son derece el verişli son derece cömert bir coğrafya. Bakın yem ithal ediyoruz, saman ithal ediyoruz, tahıl ithal ediyoruz. Ben bu ülkenin bir evladı olarak bu durumlara çok üzülüyorum. Bakın bir Hollanda Konya kadar toprakları var. Bu ülke Avrupa”nın tahıl ambarı durumunda. Hollanda 2018 yılında tarım ve hayvancılık sektörüyle alakalı 200 milyar dolarlık ihracatı var. Bizim ise Türkiye olarak toplam ihracatımız 2018 yılında 168 milyar dolar. Biz Türkiye olarak 2023 hedeflerimizde bunun 500 milyar dolar olması gerekiyor. Nüfusumuz çoğalıyor, birde üstüne üstlük her başı sıkışan ülke vatandaşı bize sığınıyor ve bunları ağırlıyoruz. Bu ülke bunlara da kucak açıyor. Şunu da ifade etmek istiyorum ki bizim en büyük sorunumuz şöyle oluştu. Biz ülkemizin nüfusunun çoğunluğunu büyük şehirlere topladık. Bu bana göre son derece yanlış bir durum. Çok verimli ülke topraklarımız bu şekilde sahipsiz kaldı. Köyler boşaldı. Tarım ve hayvancılık yapılmıyor.

TÜRKİYE”DE BOŞALAN YERLERİMİZ YENİDEN DOLDURULMALIDIR

Biz bu saatten sonra boşalan bu Anadolu topraklarımız da ki yerlerimizi, köylerimizi nasıl doldurabiliriz diye projeler üretmeliyiz ve bunları en acil şekilde gerçekleştirmeliyiz. Anadolu”yu nasıl cazip hale getirebiliriz, köyleri nasıl kentler düzeyine ya da kentlilik yaşam koşullarına taşiyabiliriz gibi projelerle yorulmalıyız. Anadolu”da terk edilen köylerimize büyük kentlerde yığılan o köylülerimizi oralara nasıl aktarırız bunları da tarım ve hayvancılık ile nasıl harmanlarız diye düşünmemiz, bu konuda yorulmamız, kalıcı, örnek teşkil edici ve teşvik edici projeleri acilen hayata geçirmemiz, sahada uygulamamız gerekiyor. Benim bir büyük hayalimde bu.

Biz bu şekilde de tarım ve hayvancılığı cazibe haline getiririz diye harekete geçmeliyiz ve bunu acil eylem planı olarak önümüze koymalıyız.

-Bu düşünce ve hayallerinizden söz ederken iş dünyasının bu alanlara el atmadığından mı yakınıyorsunuz?

-Hayır…İş dünyası, adı üstünde iş dünyası ve iş adamı…Elbette zaman zaman belli durumlarda elbette el atıyorlar. Ama iş dünyası ticaret adamı, işe konuya ticaret olarak bakar ve böyle bakmaya da mecburdur. Benim burada anlatmak istediğim mesele şu: İş dünyasından arkadaşlarımız, buna bende dahilim ve halen daha yapmaya çalışıyoruz. Ama buradan belli bir kar marjınız yoksa ya da zarar ediyorsanız da bunu yapmanın hiçbir anlamı kalmıyor. Bunun için ben bunun bir devlet politikası haline gelmesi, getirilmesi lazım diyorum. Bu bir ülke politikası olması lazım, milli eylem planı şeklinde ele alınıp yapılması lazım. Bakın şimdi bir iş adamı bir yerde gidip hayvancılık çiftliği kurduğu zaman giriş sürecinde de beklentiler yönünde o dönem gereği de maliyetler yüksekse de giren adam zarar ediyor ve bu işi bırakıyor.

Bakın ben de bu hayvancılık ve besi işine giren bir iş adamıyım. Şirketimin ihracatından kazandığım parayı oraya yatırdım. Hayvanları besledim, kesim zamanına geldi, hayvanların kesime koyulduğu zaman zarar ettim.Ne oldu bir iş adamı olarak beklentilerimi bulamadığım için de ben de bu işten çekildim. Çünkü niye ülkemizde bu yönde ki ana girdiler özellikle yem maliyetleri çok yüksek. Yem ihtiyacının ekonomik seviyede dengelenmesi için ülkemizde arazilerin ekilip biçilmesi gerekiyor. Köylünün köyüne dönmesi cazip hale getirilmesi lazım. Dönüş eğlem planlarını geliştirip dönüşleri tercih edilir hale getirmemiz lazım.

KENTTEN KÖYE DÖNÜŞÜ CAZİP HALE GETİRMELİYİZ

Bakınız bu kadar nüfusu bu kentlere İstanbul”a yığma ile bu ülkenin ekonomik refahı istenilen düzeye gelmez, getirilemez.

Bunun için de homojen olarak ülkenin her tarafına sektörel olarak bakıp buna göre eylem planları üretmek lazım.Alanları, yerleri sahayı bilenlerin hazırlayacağı etkili raporlar ile harekete geçilmesi lazım.Malatya kayısı,Denizli Ev Tekstili, Kars ve Erzurum Hayvancılık, Konya buğday ambarı şeklinde bu gibi anılan yer ve yörelerimizi oranın öz sahipleriyle köylüsüyle kentlisiyle buraları cazip hale getirip, bu anılan memleketlerimizin bu yerlerini canlandırmamız lazım. Bunun hayalini kuruyorum. Bana göre de ülkemizin ekonomik huzuru bundan geçiyor. Kentlere yığılma yerine Anadolu kasabalarını, beldelerini ve köylerini cazip hale getirmemiz lazım, bu yönde Kentten Köye geri dönüşleri cazip hale getirmemiz,bunu hızlandırmamız lazım. Kentlerimiz tarih boyunca belli nimetleri bizlere sunmuşlar. Kentlerimizin dilini çok iyi anlamamız lazım.Ama bakıyoruz ki Konya”da olması gereken buğday yok, Kars”ta,Erzurum”da olması gereken hayvancılık yok, Malatya” da olması gereken kayısı yeterli değil veya yok.Bu yanlışlardan en kısa süre içinde dönülmesi lazım. Bir şekilde köyden kente göçü durdurmamız lazım. Geri göçleri cazip hale getirmemiz lazım.

Bu bakımdan ben anlatabildim mi bilmiyorum.İş insanlarının farklı farklı sektörlere iş amaçlı yönelmesi ayrı bir şey, bir şeylerin devlet politikası haline getirilmesi ve bunu milli eylem planı olarak harekete geçirmesi çok ayrı bir şey.

İŞ DÜNYASI YATIRIMLARINA KAR ODAKLI BAKAR

-Bu düşüncelerinizi detaylandırırsanız neler eklemek istersiniz?

-Bu gibi çözümleri iş adamlarından beklemek yerine, bu gibi projelerini iş adamları için ve üretici vatandaş için cazip hale getirilmesi lazım. Sürdürülebilir sosyal dokuyu, yaşanılır insani ortamı Anadolu”nun her köşesine sunmak lazım.Her köşeyi,her yeri o yerin dokusu, örtüsü, insan ilişkileri, sürdürülebilir yaşamsallık için cazibe haline getirdiğin zaman zaten insanlar orada ki rahatlarını bozup oradan ayrılmazlar ve orada kalırlar. Bütün mesele oraları da cazibe haline getirmekten geçiyor.

Bakın Avrupa”da insanların büyük bir çoğunluğu köylerde yaşıyor. Çünkü köylerde kentlilik imkanları aranmıyor. Köylere demir yolu gelmiş, ulaşım sorunu yok, sağlık sorunu yok, eğitim sorunu yok. Sosyal içerikli ihtiyaçların hepsi oraya getirilmiş. O insanda o köyünde yaşamaktan mutlu ve kenti tercih etmiyor. Bizde ise aksine insanlarımız köyünde yaşamaktan mutlu değiller, orada ki mağduriyetlerini kentlere göç ederek çözmek istiyorlar. Her ne kadar eskisine göre fark edilir bir gelişme kaydedilse de bu hala yeterli değil.Çünkü hala köylerde olanaklar çok kısıtlı hatta hiç yok. Elbette geçmişe göre şimdi çok çok iyi düzeylere gelindi. Ama geneli konuştuğumuzda bunlar yeterli değil.

DEVLET TARIM VE HAYVANCILIĞA EL ATMALIDIR

Bu konuda Devletin ilgili bakanlığın vermiş olduğu bir çok teşviklere rağmen insanlar köylerine hala dönmüyor. Çok önemli ve güzel teşvikler var ve insanlar hala dönmüyor. Niye dönmüyorlar. Çünkü oralar cazibe haline getirilmemiş. Bunun için İstanbul”da, İstanbulun ilçelerinde ne varsa, Şırnak”ta da, Tunceli”de de, Kars”ta da, Artvin”de de, Edirne”de de, Malatya “da da Konya”da da bunlar olmalı. Hatta bütün köylerimiz ve mezralarımız cazip hale getirilmelidirler. Bunun geliştirilmesiyle de ülkemizin olmazsa olmazı Tarım ve Hayvancılığın bu ülkede geliştirilmesi lazım.Bir iş adamı olarak ben üzerime düşen şekilde Yalova”da kurduğum besi çiftliğinden zarar etmeme rağmen hala ısrarla bunu şu anda büyük boyutlarda olmasa da hala devam ettiriyor,örnek olmaya çalışıyorum.”

Ahmet AKKAYA KİMDİR?

Ahkome Ev Tekstil Ürünleri Sanayinin ve İOSİD Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akkaya, 1963 yılında Malatya”nın Akçadağ ilçesinde dünyaya geldi. Lise Eğitimine Malatya”da başlayan Ahmet Akkaya lise eğitimini İstanbul”da tamamladı.Zaman zaman İstanbul, İzmit ve Bursa”da da Ticari faaliyetler içinde bulunan Ahmet Akkaya İstanbul ile 13 yaşında tanıştığını belirtiyor.Dönemin siyasi istikrarının bozukluğundan kaynaklı Üniversite hayalini gerçekleştiremeyen Akkaya kendi deyimi ile Sultanhamam piyasasında Tekstil piyasasında uzun yıllar faaliyet göstererek Sultanhamam Üniversitesi”nden mezun oldu. Sultanhamam”da Tekstil Ticaretiyle uğraştı. Lise Tahsilinden sonra dönemin Siyasi İstikrarsızlığından kaynaklı üniversiteye devam edemeyen Ahmet Akkaya,bulunduğu piyasada ki ticari faaliyetlerine devam etti. 1985 Yılında Sultanhamam”da Akhome Ev Tekstil Ürünleri şirketini kuran Ahmet Akkaya 2002 yılında Akhome Markasıyla üretime başlayıp, ihracat yapmaya başladı. 40 a yakın ülkeye Ev Tekstil Ürünleri İhracatı yapan Akhome Ev Tekstil Ürünleri Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akkaya, Akhome şirketini Sultanhamam”dan İkitelli Organize Sanayi Bölgesine taşıma kararını alarak, 2009 yılında İkitelli Organize Sanayi Bölgesi”nde bulunan Dersankoop Sanayi”ye şirketini taşıdı. 7 yıl Taşındığı Dersankoop Sanayi Sitesi”nin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığını yapan Ahmet Akkaya Evli olup,4 çocuk babası.

Akhome Ev Tekstil Ürünleri İhracatında Şirketi Akhome”yi uzun yıllar içinde Dünya Piyasalarında Marka Haline getiren Ahmet Akkaya, ilk olarak Gezen Tavuk Çiftliğini kurarak 3 yıl organik Yumurta üretiminde bulundu.

Kendi ifadesi ile İhracattan ve Şirketinden kazandığı para ile Yalova”da küçük ve büyükbaş hayvan çiftliği kuran Ahmet Akkaya, 7 Yıl Dersankoop Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevinde bulundu ve Trios 2023 Projesi”nin fikir babaları içinde yer aldı. Dersankoop Yönetiminden İstifa eden Ahmet Akkaya 2019 yılının Ocak ayında İkitelli İş Dünyası ve İş İnsanları İOİS Derneğini kurdu. Ülke sevdalısı olduğunu ifade eden ve bu yönde bir çok projesinin bulunduğunu belirten Ahmet Akkaya, İkitelli Organize Sanayi Bölgesi”n de faaliyet gösteren İş İnsanlarıyla ilgili büyük hayalleri hep birlikte gerçekleştirmek için İOİS derneğinin kurulduğunu ve dernek bünyesinde son derece önemli çalışmalarla ilgili start verildiğini söylüyor.

Haber Tanıtım Söyleşi: Turkiye Esnaf Gazetesi

Turkiye Esnaf Gazetesi İrtibat:

0535 300 81 58

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Teması Tasarım ve Programlama: Touch Desing